Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/741 E. 2023/4015 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/741
- Karar No
- 2023/4015
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/613 Esas, 2021/2027 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/665 E., 2018/604 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uyuşturucu madde bağımlılığının olması nedeni ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 406 ncı maddesi uyarınca kötü yaşama tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı gerekçesi ile kısıtlandığını, takibe konu senedin işletme hakkı devir sözleşmesi sebebi ile verildiğini, ancak alacaklı ile borçlu arasında bir ticari faaliyet bulunmadığını, bononun bedelsiz olduğunu, davacının temyiz kudretinin bulunmaması nedeni ile geçersiz olduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının temyiz kudretinden yoksun olduğu iddiasının doğru olmadığını, kısıtlılık kararından önce bononun keşide edildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 09.05.2018 tarihli raporda belirtildiği üzere ...'in halihazır durumuyla ve bononun keşide tarihi olan 15.07.2013 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine, ayrıca somut olayda yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin madde kullanımına bağlı psikolojik rahatsızlığının bulunduğunun GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi raporu ile belirlendiğini, yine kısıtlanması gerektiği yönünde kurul raporu olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığını, fiil ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle takibe konu bononun geçersiz olduğunu, takibe konu bono tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporuna göre davacının keşide tarihinde fiil ehliyetine haiz olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, temyiz kudretinin olmaması nedeniyle senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3.4721 sayılı Kanun'un 406 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.