Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5401 E. 2024/7273 K.
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5401
- Karar No
- 2024/7273
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/518 Esas, 2023/1114 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/205 E., 2022/701 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine sigortalı olan davalı sürücü ...'ın kullandığı, davalı ... adına tescilli ... plakalı şehir içi yolcu taşıyan dolmuşun 13.01.2018 tarihinde ayrıntıları kaza tespit tutanağında anlatıldığı şekilde düştüğünü ve sunulu adli tıp raporunda belirtildiği gibi davacının yaşamını tehlikeye sokacak şekilde ağır yaralandığını, kaza sonrasında davacı müvekkilin derhal Çiğli Bölge Eğitim Hastanesine kaldırılarak yoğun bakıma alındığını, bir süre yoğun bakımda kaldığını, enfeksiyon riski nedeniyle taburcu edildiğini, evinde tedavisi devam ettiğini, ölümden döndüğünü, fiziksel olarak çok ciddi sıkıntılar olduğunu, trafik kazasıyla davacının bedensel ve ruhsal bütünlüğü tramur olduğunu, travmaya uğradığını, kendisinin ve ailesinin geçimini kaza öncesinde inşaatlarda boya badana dış cephe dekorasyon işlerini götürü alarak kendi hesabına çalışarak kazanmakta olduğunu, aylık geliri 8.000,00-10.000,00 TL'yi bulduğunu, davacının ağır yaralandığından kazadan bu yana çalışmaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, davalı ...Ş.'ye 15.03.2018 tarihinde tarihinde başvurmuş olmalarına rağmen eksik belge iddiasıyla henüz herhangi bir ödeme yapılmadığını işbu nedenle davayı sigorta limitleri dahilindeki maddi tazminat sorumluluğu için ... Sigorta A.Ş.'ye yönelttiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve 250.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 255.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... Sigorta A.Ş. için sadece maddi tazminat hakkında sigorta limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...'ın vekili cevap dilekçesinde; araçta şoför olarak çalışmakta olduğunu, olay günü davacının almak için durakta durduğunu, ancak davacının araca binemeden düştüğünü, davacının götürdüğünü ve buna ilişkin olarak tanıkların da mevcut olduğunu, ancak olay sonrasında tutulan trafik tutanağında yolcunun anlatımını dayanak alarak trafik tutanağı düzenlemiş olup iş bu trafik tutanağının gerçeği yansıtmadığını, yine müvekkili hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4379 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma devam ettiğini, müvekkilin kazada kusuru olup olmadığının henüz tespit edilmediğini, müvekkilin kazada kusuru olmamasından dolayı ve davacının henüz dolmuşa binmeden düşmüş olmasından dolayı yaşanan olayda müvekkilin sorumlu tutulmasının usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte açılan davanın miktarı fahiş olup maddi kazanç elde etmeye yönelik olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; her ne kadar trafik tescil kayıtlarında araç maliki olarak görülmekte ise de dava konusu ... plakalı sayılı hattı kaza tarihinden neredeyse 3 yıl önce 3 yıllığına üçüncü bir kişiye kiralandığını, uzun süreli kiralama nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işleten sıfatı bulunmadığını, ekli kira sözleşmesinden de görüleceği üzere kiracının çalıştırdığırı, plakaya gelebilecek her türlü zarardan sorumlu olduğunu hususlarında anlaşıldığını, davanın husumet yönünden ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin 26.03.2021 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat yönünden açılan davadan feragat ettiğini belirttiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde ekli vekâletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından; maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebi yönünden dosyanın incelenmesinde, davacının 13.01.2018 tarihinde yolcu olarak dolmuşa bindiği, davalı sürücünün davacıyı aldıktan sonra kapıyı kapatmadan hareket ettiği esnada davacının araçtan düşmesi sonucu yaralandığı, davaya konu aracın davalı ... adına kayıtlı olduğu, dava konusu olayla ilgili davalı sürücü, ... aleyhine açılan Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/474 E., 2019/223 K. sayılı kararı ile sanık ...'ın taksirle yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının kaza sebebiyle acı ve üzüntü yaşadığı, manevi olarak zarar gördüğü, dava konusu kaza sebebiyle davacı yolcunun kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, oluşan zarardan kusuru ile kazaya sebebiyet veren davalı ...'ın ve araç maliki davalı ...'ın sorumlu olduğu, meydana gelen olayın niteliği, olayın oluş şekli, davacının yaşadığı acı ve üzüntünün derecesi göz önünde bulundurularak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına göre davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, her ne kadar davacı tarafça 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 307 nci maddesi gereğince feragat edilmiş ise de yargılama aşaması ve davacının feragat dilekçesi içeriğine göre bu feragatin davalı tarafın davanın devamı sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle gerçekleştiği, davacının feragatinin hakkın özünden feragat niteliğinde bulunmadığı, içerik itibariyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu dilekçenin verildiği ve davalı tarafın dosya kapsamı ve delil durumuna göre dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/3046 E., 2019/9892 K. da aynı yöndedir.) gerekçesiyle maddi tazminat yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetli olmadığından, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtildiğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yolcu olan davacının yaralandığı, trafik kazasından kaynaklı, haksız fiil hükümleri çerçevesinde açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 307, 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.