Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5348 E. 2024/7610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5348
Karar No
2024/7610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/694 Esas, 2023/839 Karar HÜKÜM :Haksız rekabetin tespitine, men talebi hakkında dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/32 E., 2021/54 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kamu kurumu niteliğini haiz bir meslek birliği olup, seyahat acentalığı mesleğinin korunup geliştirilmesi, birlik üyeleri arasındaki haksız rekabetin önlenmesi ve üyelerinin çıkarlarının korunması kapsamında dava açma ve müdahil olma hak ve yetkilerinin bulunduğunu, Türkiye özelinde seyahat acentalığı faaliyetinde bulunmak isteyen tüm şirketlerin 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu (1618 sayılı Kanun) gereği T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi alıp davacı ... üyesi olmalarının zorunlu olduğunu, davacı ...'ın yasal görev tanımı gereğince, seyahat acentalarından hizmet alan tüketicilerin olası şikayet ve memnuniyetsizliklerinin önlenip giderilmesi için fiziki/sayısal uygulamalar ihdas edildiğini, bu uygulamaların ... üyesi tüm şirketler hakkında aynı ilke ve kurallar bağlamında eşitlikle gerçekleştirildiğini, buna karşın davalı ...Ş.'nin www.sikayetvar.com alan adlı web sitesi üzerinden tüketici şikayetleriyle ilgili bir uygulama başlattığını, bu sitede seyahat acentası şirketlerden hizmet alan tüketicilerin şikayetlerine yer verildiğini, ancak şikayet edilen ... üyesi seyahat acentasının, şikayetle ilgili cevap hakkını kullanabilmesi için davalı şirkete üye olmasının zorunlu olduğunu, davalı şirkete ait şikayet platformuna üye olmayan seyahat acentasına, platform üzerinden cevap hakkı tanınmadığını ve şikayet eden kişi istemediği sürece şikayetin web sitesinde sayısal platformda yayında tutulduğunu, yine davalı şirket platformuna üye olmayan ve şikayet edilen seyahat acentasının, şikayetçinin tam adı ve soyadını dahi öğrenemediğini, açıklanan uygulamadan hayli zarar gören seyahat acentalarının, aylık ve/veya yıllık ücretler ödemek suretiyle davalı şirket platformuna üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı ...Ş.'nin tüketicilerin yasal şikayet haklarını kullanmalarına yardım etmek görünümü altında, sözleşme yapmaya zorladığı seyahat acentalarından haksız ücretler alıp kurmuş olduğu platforma üye olan acentaları, diğerlerinin önüne geçirmek ve zarara uğratmak suretiyle haksız rekabet yarattığını, davalıya ait bu siteye üye olunabilmesi için ödenmesi gereken 1 yıllık hizmet bedelinin 1.000,00 TL olduğunu, seyahat acentasının bu siteye kurumsal üye olması halinde, tüketici şikayetinin web sitesindeki platformda yayınlanmasından 48 saat önce haber edildiğini ve yayının/olası mağduriyetinin önlenmesi kapsamında süre ve imkan tanındığını, üye olmayan seyahat acentaları hakkındaki şikayetlerin ise, derhal yayınlandığını, şikayet çözümlenmiş olsa dahi web sitesi platformundaki yayının devam ettiğini, bu durumun acentenin itibarını zedelediğini, açıklanan eylem ve işlemlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde bahsi geçen "Dürüst ve Bozulmamış Rekabetin Sağlanması" ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek davalı ...Ş.'nin kendisine ait www.sikayetvar.com alan adlı web sitesinde ihdas edilmiş platform üzerinden gerçekleştirilen haksız rekabetin tespiti ile menine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız rekabetin tespiti ve menine ilişkin davaların ancak haksız rekabete uğradığı iddiasında olan kişilerce açılabileceğini, davacı ...'ın taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığını, www.sikavetvar.com internet sitesinin 2001 yılında kurulmuş bir hak arama platformu olup bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu ve şeffaf bir şekilde faaliyet yürütüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, söz konusu internet sitesine üye olmayan firmalara ilişkin şikayetlerin alınmasını takiben önce redaksiyon ekibine iletildiği, sonrasında şikayet edilen firmaya iletildiği anda yayına sokulduğu, buna karşılık üye firmalar hakkında yazılan şikayetlerin önce firmaya gönderildiği, daha sonra redaksiyon ekibine iletildiği, bu işlemin yapılmasından sonra şikayetin yayına alındığı, bu yolla üye olan firmaların şikayetlerden önceden haberdar olmasıyla yayına kadar geçen süre içinde şikayetin giderilmesi imkanını bulduğu, üye olmayan firmaların ise şikayeti yayınla birlikte öğrendiklerinden şikayetin giderilmesi imkanı bulunsa dahi tüketici şikayetinin yayında kalabildiği, şikayetlerin haksız olup olmadığına bakılmaksızın kamuya açık ve bilinen bir platformda yayınlanmasının, özellikle şikayetlerin haksız olması durumunda, şikayetin muhatabı olan firmaların imajını zedeleme ihtimali bulunduğu, bu nedenle, davalının şikayetin yayınlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal olmayan üyeler için bir haksızlığa sebep olduğu ve bu davranış modelinin kurumsal üyeler için açık bir avantaj sağladığı, bu tür bir davranışın üye olan ve olmayanlar arasında davalı tarafından ileri sürülen tarafsızlık iddiasıyla da uyumlu olmadığı, bu yönleriyle davalının 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un (5651 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi anlamında hizmet sağlayıcı ve yer sağlayıcı olarak ifade hürriyeti kapsamında ihdas ettiği platformu, üye olan ve olmayan firmalara eşit mesafede kalıp aynı ilke ve kurallar kapsamında yönetmediği, rekabet içerisinde bulunan rakip firmalarla tüketiciler/müşteriler arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyecek nitelikteki öncelik hakkının siteye üye olan firmalar ile davacı birliğe üye olan ancak siteye üye olmayan şirketler arasında 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı hükümleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, davacının men talebi yönünden ise dava dosyası içinde bulunan Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünün ''Ankara 3. Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinin 2019/294 esas ve 2019/573 karar sayılı ilamında belirtilen gerekçe ve hüküm uyarınca üye olan ile olmayan firmalar arasındaki farklı uygulamalara derhal son verildiği ve Ekim 2019 tarihi itibarıyla iye olmayan firmalara da şikayetler yazılı yazılmaz haber verilerek şikayetlerin çözüme kavuşturmaları için süre tanınmaya başlandığı...'' şeklindeki yazısı karşısında hüküm tarihi itibarıyla yukarıda tespit olunan haksız rekabet uygulamasına son verildiğinden davacının men talebi hakkındaki davanın konusuz kaldığı, dava tarihi itibarıyla tüketici şikayetinden haberdar edilmesi, şikayete cevap verilmesi ile şikayetin giderilmesi konularında davalının www.sikayetvar.com adlı internet sitesine üye olup hizmet alan üyelere üye olmayan davacı birlik üyelerine nazaran verilen öncelik hakkının 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve diğer maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, hüküm tarihi itibarıyla davacının men talebi hakkındaki dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ve fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı siteye üye olan firmaların şikayetlerden daha önce haberdar olmasıyla yayına kadar geçen süre içinde şikayetin giderilmesi imkanını bulduğu, üye olmayan firmaların ise bu imkandan yararlanamamaları nedeniyle şikayetin giderilmesi imkanı bulunsa dahi tüketici şikayetinin yayında kalabildiği, bu durumda da kullanıcılar tarafından yapılan şikayetlerin haksız olup olmadığı incelenmeksizin yayınlanmasının, şikayetin muhatabı olan firmalara zarar verebileceği, davalının şikayetin yayınlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal olmayan üyeler için bir haksızlığa neden olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı hükümleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, davacının men talebi yönünden ise, dava dosyası içinde bulunan Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünün yazısı karşısında hüküm tarihi itibarıyla yukarıda tespit olunan haksız rekabet uygulamasına son verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Mahkemece, dava tarihi itibarıyla haksız rekabetin tespitine karar verildiği halde, hüküm tarihi itibarıyla davacının men talebi hakkında davanın konusuz kaldığından bahisle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, somut olayda kısmen haklılık durumu bulunmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru bulunmadığı gibi yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılmasının da doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, haksız rekabetin tespitine, hüküm tarihi itibarıyla davacının men talebi hakkında dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespit ve men'i istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 329 uncu maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi, 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5348, K. 2024/7610, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5348-e-2024-7610-k-444f556df51a