Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5297 E. 2024/6937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5297
Karar No
2024/6937
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/446 Esas, 2023/1496 Karar HÜKÜM : Esastan ret; karar verilmesine yer olmadığı, davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/69 E., 2021/648 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2011 başvuru tarihli 2010/62407 sayılı "... Saç Sera Profili Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.+şekil" ibareli markanın 6 ncı sınıfta müvekkili şirketin adına tescilli olduğunu, şirketin bu unvanının aynı zamanda 22.02.2007'den beri Ticaret Odasında kayıtlı olduğunu, davalı şirketin 2017/42469 başvuru numarasıyla "ikizlersera" markasının 6 ve 7 nci sınıflarda adına tescil istemiyle 08.05.2017 tarihinde başvuruda bulunduğunu ve bu markayı kullandığını, davalının kullandığı markanın iltibasa yol açtığını, müşterilerin internette ... sera şeklinde arama yaptıklarında ilk davalının web sayfasının açıldığını, davalının adına tescili 02.11.2018 tarihli 2017/42469 numaralı "ikizlersera" markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının sadece 6 ncn sınıfta kısmi olarak tescilli olup 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na (6769 sayılı Kanun) göre sadece bu sınıfa yönelik kısmi hükümsüzlük talep edebileceğini, davacı şirketin sadece sera oluğu üretmekte olduğunu, müvekkili şirketin ise oluk üretmediğini, tarafların faaliyet konularının farklı olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında çok uzun süre önce ticari alışveriş olduğunu, davacının, müvekkili şirketin ünvanını ve markasını yıllardır bildiğini, davalı şirketin aralarında niza çıkmaması adına markasından 6 ncı sınıf yönünden vazgeçtiğini, bu nedenle eldeki dava konusuz kalacağından konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında davalı markasının tescil kapsamındaki 6 ncı sınıf bakımından birbiri ile ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, ancak dava açıldıktan sonra davalı tarafın altıncı sınıf yönünden feragat ettiği, davacının sunduğu delillerin davalının kullanımlarına ilişkin olması, dayanak yaptığı markanın ulaştığı tüketici kitlesi veya oluşturduğu refleks hakkında bilgi içermemesi karşısında tanınmışlık düzeyi ile ilgili ispatın gerçekleştirilemediği, davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğundan söz edilemeyeceği, bu nedenle davalı markasının 7 nci sınıf yönünden hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği gerekçesiyle davalı adına tescilli 2017/42469 sayılı tescilli markanın 6 ncı Sınıf yönünden karar verilmesine yer olmadığına, aynı markanın 7 nci Sınıf yönünden ise hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5297, K. 2024/6937, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5297-e-2024-6937-k-8933a33e12ed