Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5168 E. 2024/6656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5168
Karar No
2024/6656
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/916 Esas, 2023/886 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/344 E., 2021/46 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında 50’den fazla ülkede “DELPHI” markaları altında otomobil ve ticari araç pazarına teknoloji ve ürün tedarik eden, sektöründe küresel çapta öncü şirketlerden birisi olduğunu, ürünleri üzerinde aynı zamanda ticaret unvanının da çekirdek unsuru olan “DELPHI” markalarını da kullandığını, davalı tarafından 03. sınıfta yer alan mallar için yapılan başvuruya müvekkilince itiraz edilmesine rağmen, kurumca itirazının reddedildiğini, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bu itibarla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve dokuzuncu fıkraları uyarınca kararın iptalinin gerektiğini ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulunun (YİDK) 2019/M-8841 sayılı kararının iptaline, 2018/32638 sayılı ve "delpı" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının Delphi markalarının, ısrarlı iddiaların aksine, tanınmış markalar olmadığını, müvekkilinin markasının kapsamı ile davacının markasının kapsamının aynı olmadığını, kötüniyet ispatının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince göre, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketin başvuru konusu yaptığı “DELPI” ibareli marka ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “DELPHI” ibareli markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak belirli düzeyde bir benzerlik bulunduğu, diğer yandan Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarih 2008/11-501 E - 2008/507 K (RG 512) sayılı kararında da belirtildiği üzere, herhangi bir anlam içermeyen, fantezi bir ibareden oluşan markanın, aynısının veya benzerinin haklı bir sebep olmaksızın, aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka kişi tarafından başvuru konusu yapılmasının, asıl markadan yararlanma amacını taşıması nedeniyle, başvurunun kötü niyetli olduğunun kabulünün gerekeceği, somut olayda da davacının markasının tek veya ayırt edici unsurunu oluşturan "Delphi" sözcüğünün ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğu, "Delphi" markalarının geniş bir dağıtım ağında 100 yıllık bir geçmişinin bulunduğu, Türkiye'de de 1995 yılından beri kullanıldığı, davacı ile davalı arasındaki geçmiş ihtilaflar, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi ve davacıya rakip olması dikkate alındığında, davalının başvuru konusu yaptığı ibareyi tesadüfen seçmediği, davalının marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve dokuzuncu fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5168, K. 2024/6656, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5168-e-2024-6656-k-8c0713cb60fb