Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5097 E. 2024/8365 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5097
- Karar No
- 2024/8365
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2630 Esas, 2023/438 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/397 E., 2021/623 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.11.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... , davalı ... A.Ş. İflas idare memuru ... ve davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket hakkında Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2014/1 iflas esas no.lu dosyası ile başlatılan takibin kesinleştiğini, iflas masası oluşturulduğunu, müvekkili idarenin iflas masası alacaklılar listesinin 25. sırasında kayıtlı 2.896.804,76 TL alacağının bulunduğunu, şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi olan davalı ... tarafından kendi adına ve lehine olmak üzere şirketin kuruluşundan hemen sonra şirketin tek malvarlığı olan gayrimenkul üzerine 2.500.000,00 TL'lik 1. sırada ipotek tesis ettirdiğinin görüldüğünü, iflasa dayalı takip sırasında söz konusu ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik olarak davalı şahıs tarafından Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2011/5571 E. sayılı takibin başlatıldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi halinde müvekkili idarenin alacağının tahsili imkanının kalmayacağını, ipotek tesisinin 22.10.2004 tarihinde yapıldığını, resmi senette şirketin ...'ya olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipoteğin verildiğinin belirtildiğini, 22.10.2004 tarihinden önce veya aynı tarih itibarıyla şirketin ...'ya 2.500.000,00 TL borçlu bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, şirketin ...'ya borcunun bulunmadığını, bu sebepsiz ipoteğe dayanak oluşturmak için davalıların şirket defter ve kayıtlarını 2005 tarihinden itibaren doldurmaya başladıklarını, ipotek karşılıksız ve sebepsiz olup alacaklıların alacaklarına kavuşmasının engellenmek istendiğini, ipotek tesisinin başlangıçtan itibaren yolsuz olduğu, şirketin kurucu ortağı ve tam yetkili müdürü olan ...'nın şirketi bu şekilde borçlandırmasının Türk Ticaret Kanunu'na aykırı olduğunu, tüm şirket ortaklarının muvafakati ve şirketin menfaatine aykırı olmamak koşulu ile bu borçlanmanın geçerli olabileceği, Alanya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2011/1705 E. sayılı dosyasında alınan raporda ...'nın şirketten alacağının olmadığı, hatta borcunun olduğu tespitinin yapıldığını, söz konusu borç ve alacak yapılandırmasının ipoteğin tesis edildiği 22.10.2004 tarihinde cari olmadığının, 2005 ve sonraki tarihlerde oluştuğunun görüldüğünü, ipotek tesisi kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan yoklukla batıl olduğunu, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/238 E. sayılı dosyasında iflasın ertelenmesi talepli dava açıldığını, şirkete kayyım tayin edildiğini, kayyımın beyanına göre de dava konusu ipoteğin bedelsiz olarak konulduğunu, Alanya 2. İcra ve İflas Müdürlüğü 2014/1 iflas idaresinden bulunulan talep üzerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 245 inci maddesi gereğince dava açma yetkisinin kendilerine verildiğini ileri sürerek davaya konu ipoteğin davalılarca muvazaalı, sebepsiz, bedelsiz olarak oluşturulduğunun, sebepten mücerret, yolsuz olduğunun ve bedelsizliğinin tespiti ile ipoteğin tapu kaydından terkinine, lehine ipotek tesis edilmiş davalı açısından %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Palace Resort Hotel A.Ş.'yi temsilen iflas idare memuru cevap dilekçesinde; davalı ...'nın, şirketin yetkilisi ve ortağı olduğunu, 28.10.2004 tarihinde şirketin diğer yetkilisi ile birlikte kendi lehine 2.500.000,00 TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, ipotek tarihi ve öncesinde ...'nın ipoteğe konu alacağının olup olmadığının netleşmesi amacıyla müflis şirketin 2004 yılı ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine tabi tutulması gerektiğini, ...'nın alacağının olup olmamasına göre ipoteğin fekki yönünde karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin şirketten olan alacağına karşılık ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin alacağını tahsili için başlattığı takip devam ederken şirket hakkında iflas kararı verildiğini, Alanya 2. İcra İflas Müdürlüğünün 2014/1 iflas dosyasında, toplantıya katılmadıklarından toplantı nisabının bulunmadığına dair Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/184E. sayılı dosyası ile açtıkları davanın reddedildiğini, bu kararı temyiz edeceklerini, toplantı nisabı dışındaki itirazlarına rağmen toplantının yapıldığını, toplantı tutanağında bu davanın açılmasına dair Alanya Vergi Dairesi Müdürlüğüne alacaklılar tarafından bir yetki verildiğinin görülmediğini, bu sebeple davacının bu davayı açma yetkisinin bulunmadığını, 17.04.2015 tarihli yetki değiştirme kararının iflas müdürü tarafından alınmış bir karar olduğunu, ortada 2004 sayılı Kanun'un 245 inci maddesi gereği alacaklılarca toplantıda alınmış bir karar olmadığından geçersiz yetki belgesine dayalı açılan davanın reddi gerektiğini, iflas idaresinin davalı olma sıfatının bulunmadığını, davacının iflas idaresi yerine geçerek bu davayı açtığını, davacı ve davalı sıfatlarının aynı kişide birleşemeyeceğini, harç ödenmemesi için davanın danışıklı olarak vergi dairesi tarafından açıldığını, davacının dava tarihinde dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, alacağın 6552 sayılı Yasa'ya göre takside bağlandığını, davanın menfi tespit davası olarak açıldığını ve tedbir kararının 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi gereği verildiğini, davanın menfi tespit davası değil, tasarrufun iptali davası olduğunu, alacaklılardan mal kaçırma kastıyla muvazaalı işlem yapılması için muvazaalı işlem tarihinde ortada mal kaçırılacak bir alacaklının olması gerektiğini, tasarrufun iptali davasında dava koşulu olarak borcun doğumundan sonra yapılan bir tasarruf olması gerektiğini, ipotek tesis tarihinde müflis şirketin hiçbir alacaklısının olmadığını, en yakın haciz tarihinin 2006 yılı olduğunu, davacı kurumun haczinin ise 2012 yılına ait bulunduğunu, müvekkili lehine kurulan ipoteğin karz ipoteği olduğunu ve varlığının tartışılamayacağını, ipoteğin borçlu şirketin müvekkiline olan borçları sebebiyle kurulduğunu, ipotek akit tablosuna bakıldığında ipoteğin kurulmasında ... Palace Resort Hotels A.Ş.'yi temsilen yönetim kurulu adına Ronald Rudolf Crouqe'nin imza attığını, bu şahıs ile müvekkilinin şirketin %96 hissesine sahip olduklarını, bu sebeple Türk Ticaret Kanunu'ndaki toplantı ve karar nisaplarına sahip ortaklarını, muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, 19.01.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle iflas müdürünün dava açılması hususunda yetki devri yapamayacağını, yok hükmündeki yetkiye dayanılarak dava açıldığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı şirketin taşınmazına koyduğu ipoteğin gerçek bir alacağa dayandığını, Alanya 4. Noterliği'nin 24.02.2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, dava konusu taşınmaz üzerine yapılan otelin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin sözleşme uyarınca inşaatı yapıp teslim ettiğini, arsa malikinin kat irtifak tapusunu davalı şirkete devrettiğini, bu tapu devrine o dönem karşı çıkılmadığını, o dönem müvekkilinin şirketin hakim ortaklarından olduğunu, ticari hayatı ile şirketin işlerini ayrı tutmadığını, kat irtifak tapusunun devrinden yaklaşık 3 ay sonra dava konusu ipoteğin konulduğunu, müflis şirket tarafından devir tarihinde ve devirden sonra müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, ipoteğin bu nedenle konulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca muvazaa iddiasının hukuki yararı bulunan üçüncü kişiler tarafından da ileri sürülebileceği, davacı idarenin davalı müflis şirketten alacaklı olduğu ve kendisine verilen yetki ile dava açtığı görülmekle muvazaa iddiasını ileri sürmekte hukuki yararının bulunduğu, dava konusu ipoteğin 22.10.2004 tarihli senet ile tesis edildiği, senette şirketin ...'ya olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipotek verildiğinin belirtildiği, bu nedenle en geç ipotek tarihi itibarıyla şirketin ...'ya 2.500.000,00 TL borçlu bulunduğunun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, cevap dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki savunmalar nazara alındığında davalıların basiretli tacir olarak davranmakla yükümlü oldukları, 27.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre her ne kadar kat karşılığı inşaat sözleşmesi ... adına yapılmış olsa da ...'nın kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı müteahhitlik işini sahibi bulunduğu ... Palace A.Ş. üzerinden yaptığı, şirketin inşaat maliyetlerinin inşaat ruhsatında verilen maliyet bedelleri ile birbirine yakın olduğu, dolayısıyla inşaat maliyetlerinin şirket tarafından ödendiği, inşaat taahhüt işlerinin avans ve cari borçlanmalar ile şirketçe yapıldığı, şirkete bedelsiz bir tapu teslimi yapıldığını söylemenin mümkün olamayacağı, davalının savunmasının yerinde olmadığı ayrıca şirket ortağının, genel kurul kararı olmaksızın kendisine onay veya izin verilmeksizin şirketi zararlandırıcı iş ve işlemler yapamayacağı, Alanya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2011/1705 E. sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile Mahkemece alınan kök rapor ve ek rapor dikkate alındığında, şirket ortağı ve yöneticisi ... tarafından 2005 yılından itibaren şirket kasasına herhangi bir belge tevsik edilmeksizin ve aracı kurumlar kullanılmadan bir kısım paralar teslim edildiği yönünde kayıt yapıldığı ve davalı ...'nın şirketten alacaklandırıldığı, bir kısım şirket ödemelerinin davalı ... tarafından ödenmiş gibi kayıt yapıldığı; ancak ... tarafından ödendiğine dair bir hususa rastlanılmadığı, bu kayıtlara itibar etmenin mümkün olmadığı, davalı tarafça şirketin 2004 yılına ait ticari defterlerinin ibraz edilmediği, sonraki yıllara ait kapanış tasdiki olmayan ticari defter kayıtlarına göre davalı şirket, ortak ...'ya 31.12.2004 ve 31.12.2005 tarihlerinde bir miktar borçlu gibi görünse de esasen şirket bilanço dengesinin yerinde olduğu, şirketin ortağına borçlanmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, dava konusu ipoteğin tesisini gerektirir bir borcun da söz konusu olmadığı, davalı ... tarafından ipotek tarihi itibarıyla ipotek bedeli kadar müflis şirketten alacaklı olunduğunun yazılı belgeler ile ispat edilemediği, dava konusu ipoteğin muvazaalı olarak bedelsiz bir şekilde tesis edildiği, davacı vekilince kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de somut davada kötüniyet tazminatı hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne ipoteğin bedelsiz ve muvazaalı olduğunun tespiti ile fekkine (kaldırılmasına), davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Alanya 2. İcra ve İflas Müdürlüğünün 2014/1 İflas sayılı dosyasının 26.03.2015 tarihli alacaklılar toplantısı tutanağı gereğince davaya konu ipoteğin terkini için 2004 sayılı Kanun'un 245 inci maddesi gereğince dava açma yetkisinin iflas idaresine verildiği, Alanya Vergi Dairesi Müdürlüğü adına ipoteğin terkini için dava açma yetkisinin 17.04.2015 tarihinde Alanya Vergi Dairesi Müdürlüğü adına Hazine vekiline verilmesi yönünde karar alındığı, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/238 E., 2014/559 K. sayılı dosyasında ... Palace Resort Hotel A.Ş.'nin iflasına karar verildiği, bilirkişi raporu ve ek raporlarda 2004 yılında şirketin ...'ya 19.481,84 TL borcu bulunduğu, ...'nın 2005 yılında şirkete 407.789,10 TL borç verdiği ve 97.267,47 TL'yi geri verdiği, 2005 yılı sonu cari bakiye alacağının 330.003,47 TL'ye ulaştığı, ...'nın 2004 yılı itibariyle şirketten 19.481,84 TL alacağı bulunduğu, davaya konu ipoteğin vade tarihi olan 30.06.2005 tarihi itibariyle toplam 257.428,07 TL alacaklı bulunduğu, 31.12.2011 tarihinde davalı Atıf Harmanda'nın şirkete 381.471,32 TL borçlu bulunduğunun belirlendiği, 02.08.2011 tarihi itibarıyla (takip tarihi) ...'nın şirketten talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, davaya konu ipotek tesisisin gerektirir bir hususun bulunmadığı, davalı ...'nın şirketten alacaklı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muvazaa nedeniyle ipoteğin fekki ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 27.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.