Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5020 E. 2024/7024 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5020
Karar No
2024/7024
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/707 Esas-2023/805Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/133 E. - 2021/27 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; şirketin tanınmış "kinetix" markalarının sahibi olduğunu, bu markanın tanınmış bir marka olarak tüm sınıflarda korunması gerektiğini, müvekkilinin "..." ibaresi ve "... ..." şeklinde markalarının da bulunduğunu, davalı tarafın 2019/22726 sayısı ile "..." markasını 25 inci sınıfta tescil ettirmek istediğini, "..." harfinin adeta müvekkili ile özdeş hale geldiğini, davalının "..." harfi yanına "..." kelimesi ekleyerek oluşturmak istediği markanın, müvekkilinin markalarından yararlanma kastı taşıdığını, "..." şeklindeki bir markası ile ilgili olarak Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/37E sayılı dosyası kapsamında düzenlenen raporda anılan marka ile müvekkilinin markalarının benzer görüldüğünü, yine Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/258E sayılı dosyasında da "...-Jİ" markasının müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü, dava konusu markanın müvekkiline ait "... KİNETİX", "...", "... KNX" markasının kullanıldığı şekliyle kullanıldığı, "..." markalarının tanınmış olduğunu, başvuru kapsamındaki emtianın 25 inci sınıf olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, dava konusu markanın bu şekilde kullanıldığı takdirde müvekkiline ait olan markaların ürünlerini üreten alt markası olarak algılanacağını, ... harfinin Türkçede herhangi bir şey ifade etmeyen, tek başına kullanıldığı zaman anlamı olmayan bir harf olduğunu, davalının markasının aynı zamanda kötüniyetle başvuru konusu edildiğini ileri sürerek YİDK’nın 2020-M-2126 sayılı kararının iptali ve 2019/22726 nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı vekili, yasal cevap süresi sona erdikten sonra ibraz ettiği beyan dilekçesinde; müvekkilinin "..." markalarına yaptığı yatırımlar ile ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili şirket markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacı markaları ile bir benzerliğinin bulunmadığını, markalardaki şekil unsuru ve kullanılan renkler itibariyle, markaların birbirlerinden farklı algılanacaklarını, tüketiciler nezdinde taraf markalarının benzer olarak görülüp değerlendirilmelerinin mümkün olmadığını, "..." ibaresinin tek başına zayıf olduğunu, davacı yanın "..." ibaresi üzerinde bir tanınmışlığının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu 2019/22726 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan "25 inci Sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler." emtiası ile davacıya ait 2016 54134, 2016 54132, 2015 84289, 2015 14818, 2015 13140, 2015 13135, 2010 04817, 2010 04816, 2010 04815, 2010 04814, 2008 55229, 2008 55228, 2008 55226, 2008 55225, 2008 55223, 2008 55222, 2008 55221, 2008 55219, 2008 55218, 2008 55217, 2008 41646, 2008 37571, 2007 00804, 2007 00803, 2007 00802 sayılı markalarda yer alan 25 inci sınıftaki emtianın aynı, aynı tür ve benzer oldukları, ancak taraf marka işaretleri bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, karşılaştırılan markalarda müşterek olarak yer alan "..." harfinin alfabemizde yer alan 29 harften biri olmamakla beraber, İngilizce'de kullanımı bulunan ve ülkemiz ortalama tüketicisinin de aşina olduğu harflerden biri olduğu, tek başına harf markalarının ayırt ediciliği düşük zayıf ibareler oldukları, bu durumda tek harf benzerliğine ilişkin değerlendirme bakımından görsel benzerlik veya farklılıkların önem kazandığı, somut olayda görsel olarak dava konusu markada yer alan "..." harfi ile davacıya ait markalarda yer alan "..." harfinin farklı şekilde stilize edildiği ve görsel benzerliklerinin bulunmadığı, ayrıca dava konusu markanın bir bütün olarak "..." şeklinde genel görünümünün oluştuğu, "..." kelimesinin davacıya ait itiraz markalarında yer almadığı, markalarda müşterek olarak yer alan "..." ibaresinin giyim sektöründe beden ölçüsü olarak olarak yaygın kullanılan bir ibare olması nedeniyle özellikle "..." ibaresini "..." ibaresinden ayırarak bu ibareye özel bir önem atfetmeyeceği, bir bütün halinde oluşan genel görünümün oluşturduğu farklılığın söz konusu tüketici kesiminin davacı markaları nezdinde yanılgıya düşmesinin engelleyeceği, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı,6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2019/22726 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan emtia ile davacıya ait itiraza mesnet markalarda yer alan 25 inci sınıftaki emtianın aynı, aynı tür ve benzer oldukları, ancak taraf marka işaretleri bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, zira dava konusu markalarda ortak olarak bulunan "..." harfinin İngilizce'de kullanımı bulunan ve ülkemiz ortalama tüketicisinin bildiği harflerden biri olduğu, harf markalarının tek başına ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, bu nedenle de harfler arasındaki görsel benzerlik veya farklılıkların önem kazandığı, dava konusu markada yer alan "..." harfi ile davacıya ait markalarda yer alan "..." harfinin farklı şekilde bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki koşullarının somut olayda oluşmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5020, K. 2024/7024, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5020-e-2024-7024-k-a9d442640d32