Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4867 E. 2024/6748 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4867
Karar No
2024/6748
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1061 Esas, 2023/894 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/58 E., 2021/106 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Ay-Metropol Tercüme Hizmetleri'nin 2013 yılından ve müvekkili şirketin de 2015 yılından beri tercüme hizmetleri sunduğunu, “metropoltercume.com.tr” alan adının da sahibi olduğunu, müvekkillerinin ticaret unvanlarının çekirdek unsuru olan "metropol tercüme" ibaresini markasal olarak da kullandıklarını, kullanımlarının uzun yıllara dayandığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca metropol tercüme ibarenin gerçek hak sahibi olduklarını, davalının 2016/106377 sayılı “METROPOL TERCÜME” ibareli 41. sınıfta tercüme hizmetlerinde tescilli markasının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası ve 25 inci maddesi gereği hükümsüz kılınması gerektiğini, ibare üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabet ve ticaret unvanının korunmasına ilişkin hükümlerin de nazara alınması gerektiğini, davalı tarafın marka tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/106377 sayılı “METROPOL TERCÜME” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 27.04.2015 tarihinde ticaret sicil kaydı ile ticari faaliyetine başladığını, davaya konu markanın başvurusunun 27.12.2016 tarihinde yapılmasına rağmen davacıların Türk Marka ve Patent Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde itiraz sürecini işletmediğini, müvekkilinin markasının 03.01.2018 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin “www.metropoltercumanlik.com” alan adını da tescil ettirdiğini, davacı şirketin ticaret unvanının müvekkilinden sonra 08.07.2015 tarihinde tescil edildiğini, davacı şahıs şirketinin 2013-2018 yıllarında tercüme hizmetleri konusunda kazancının iddia edildiği oranda yüksek olmadığını, davacı şirketin pek çok alanda faaliyet göstermesine rağmen kazancının sadece tercüme hizmetlerinden elde edilmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını, davacının markasal kullanım iddialarından bu dava ile haberdar olduklarını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu 2016/106377 sayılı “şekil+METROPOL TERCÜME” ibareli marka ile davacılara ait “... AY METROPOL” kök sözcüklü ve “MG METROPOL” kök sözcüklü ticaret unvanlarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdığı, davalının markası ile davacıların ticaret unvanlarının "Tercüme Hizmetlerinde" kullanılması halinde tarafların marka ve ticaret unvanları arasında iltibas tehlikesinin ortaya çıkacağı, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 27.12.2016 tarihi öncesinde, davacı “... Ay-Metropol Tercüme Hizmetleri”nin en erken 01.11.2013’den itibaren 2013-2015 döneminde ve davacı "MG METROPOL A.Ş.'nin 30.07.2015’den itibaren 2015-2020 döneminde, ticaret unvanlarını fiilen tercüme hizmetleri bakımından kullandıklarına ve METROPOL ibaresini tescil ettirmeksizin markasal etki yaratacak şekilde kullandıklarına dair hizmet satış faturası ve el broşürü gibi belgeleri sundukları, davacıların METROPOL ibaresini tercüme hizmeti bakımından fiilen kullanıma başladıkları 01.11.2013 veya 30.07.2015 veyahut dava tarihi 27.02.2020 öncesinde, davalı şirketin herhangi bir kişi ya da kuruma fiilen UFUK METROPOL ticaret unvanı veya METROPOL markası altında tercüme hizmeti sunduğuna ilişkin tarih ihtiva eden katolog, broşür, işyeri tabelası, internet sitesi ekran görüntüsü, hizmet satış faturası, yazarkasa satış fişi, gazete ilanı, gazete haberi veya benzeri delile dosya münderecatında rastlanmadığı, dava konusu marka başvuru tarihinden önce davacıların ticari unvanlarını ve "METROPOL" ibaresini markasal olarak dava konusu markanın tescili kapsamındaki "Tercüme Hizmetleri" bakımından fiili olarak kullandıkları, kullandıkları işaretlere markasal olarak asgari düzeyde ayırt edicilik kazandırdıkları, davacı “... Ay-Metropol Tercüme Hizmetleri”nin serbest meslek makbuzlarında "METROPOL" ibaresinin ön planda olacak şekilde ve markasal olarak kullanıldığının saptandığı, davacı şirketin de dava konusu marka başvuru tarihinden önceki 2015 ve 2016 yılına ait faturalarda ticari unvanının yanı sıra "www.metropoltercume.com" ibaresine yer verildiği, her ne kadar bu ibare bir alan adı olsa da aynı zamanda tescilsiz ve marka fonksiyonu icra etme kabiliyetini haiz bir işaret olduğu, alan adı içerisinde yer alan "metropol" ibaresinin ayırt edici unsuru oluşturduğu, dolayısıyla davacı şirketin de gerek ticari unvan olarak gerekse tescilsiz işaret olarak "METROPOL" ibaresini dava konusu marka başvuru tarihinden önce davaya konu hizmetler üzerinde kullandığı, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğu iddiası yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacıların davalarının kabulü ile davalıya ait 2016/106377 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının 2016/106377 sayılı “şekil+METROPOL TERCÜME” ibareli markası ile davacıların "... AY METROPOL" ve “MG METROPOL” ibareli markasal kullanımları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik olduğu, tarafların işaretleri arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, dosya kapsamındaki belirlemelere göre dava konusu marka başvuru tarihinden önce davacıların ticari unvanlarını ve "METROPOL" ibaresini markasal olarak dava konusu markanın tescili kapsamındaki "Tercüme Hizmetleri" bakımından fiili olarak asgari düzeyde ayırt edicilik kazandıracak şekilde kullandıkları, her iki davacının da ayrı ayrı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6, 24 üncü ve devamı maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 52, 54 üncü ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. .

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4867, K. 2024/6748, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4867-e-2024-6748-k-682da3f58824