Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4848 E. 2024/6616 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4848
Karar No
2024/6616
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/975 Esas, 2023/805 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/126 E., 2022/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işletmenin Zonguldak İli Çaycuma İlçesi sınırları içerisinde verilen adreste ticari faaliyetlerde bulunduğunu ve davalı işletmenin merkezinin Zonguldak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı olduğunun Çaycuma Ticaret Sicil Müdürlüğünce tespit edildiğini, bu tespit ile davalı işletmenin merkezinin Zonguldak Ticaret Siciline kayıtlı olan bir şubesi olarak ticari faaliyetlerde bulunduğun tespit edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 51 inci maddesine göre davacı tarafından yapılmış incelemenin ardından davalı işletmeye 28.01.2020 tarihinde şube kaydı için tescile davet konulu yazı gönderildiğini ancak davalı işletmenin bu ihtara karşılık süresi içinde herhangi bir gerekliliği yerine getirmediğini, davalı işletmenin ticaret siciline kaydı zorunluyken bu zorunluluğu kendisine yapılan ihtar neticesinde de yerine getirmediğini ileri sürerek davalı işletmenin Çaycuma Ticaret Sicil Müdürlüğüne şube kaydının tescilinin yapılmasın, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davalı şirketin tescilden kaçınması nedeniyle kanunda gösterilen para cezasına çarptırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının merkezinin İstanbul'da olduğunu, İstanbul, Bartın ve Zonguldak illerinde faaliyet gösteren bir şirket olup İstanbul Ticaret Müdürlüğüne tescil edilmiş vaziyette olduğunu, ayrıca Zonguldak ve Bartın Ticaret Sicil Müdürlüklerinde de ayrı ayrı şube olarak tescil edildiğini, müvekkilinin abonelerinin işlemlerine yardımcı olmak ve hizmete erişimini sağlamak adına faaliyet gösterdiği bölgelerde irtibat büroları kurulu olduğunu, davaya konu durumun davacı tarafından yanlış nitelendirildiğini, irtibat bürolarının bağımsızlığının söz konusu olmayıp, Zonguldak Şubesi ile aynı yerde faaliyet gösterdiklerini, Çaycuma'da irtibat bürosunun muhasebesel kayıtlarının da Zonguldak Şubesince tutulmakta olduğunu, dava konusu büronun şube niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, kanun ve yönetmelikler ile bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince dava konusu iş yerinde yapılan keşif sonrası alınan 22.11.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, iki adet bağımsız bölümden oluşan iş yerinde vezne ve acil müdahale ekiplerinin bulunduğu, fatura düzenlendiği, tahsilat makbuzları ile nakit hareketlerinin gerçekleştirildiği, merkezden bağımsız olarak belirlenen üçüncü kişilere hizmet verildiği, abonelik bağlantı sözleşmesi yapılmak sureti ile üçüncü kişilerle bağımsız bir şekilde hukuki işlemler yapabildiği, başka bir deyişle dış ilişkilerde bağımsızlık unsurunun gerçekleştiği, merkezden ayrı bir yer olmakla birlikte, şirketi dışarıya karşı bağımsız olarak temsil edebilecek işyerinde görev ve yetkilendirilmiş yönetici bulunduğundan ayrı yönetim unsurunun oluştuğu, davalının tüzel kişiliğinin kanuni merkezi dışında ticari faaliyet gösterdiği işyerinde tespit, dosya tetkiki, çalışan ifadeleri, bilgi ve belgelerden anlaşılmakla anılan adresteki işyerinin şube sayılması ve bu şubenin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerektiğinin belirlendiği, dava konusu iş yerinde yapılan bu işler ile iş yerinin merkezden bağımsız olarak sahip olduğu yetkiler dikkate alındığında dış ilişkide bağımsızlığının bulunduğu, merkezin yaptığı bir çok işlemi bağımsız bir şekilde yapabildiği anlaşılmakla dava konusu yerin şube vasfında olduğunun anlaşıldığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.11.2014 tarih, 2014/10868 E., 2014/17428 K.), bu nedenle davalının istinaf isteminin esastan reddi gerektiği, ancak kamu düzeni yönünden yapılan incelemede hüküm fıkrasının infaza elverişli olmaması nedeni kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının Zonguldak ili Çaycuma ilçesi Yeni Mah. ... ... Cad. No:8/A-B adresinde faaliyet gösteren iş yerinin şube olarak tesciline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin belirtilen adresteki işletmesinin şube olarak tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun dokuzuncu maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4848, K. 2024/6616, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4848-e-2024-6616-k-a44f0f070f02