Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4753 E. 2024/6449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4753
- Karar No
- 2024/6449
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1267 Esas, 2023/1137 Karar HÜKÜM : Esastan ret; asıl davanın kabulüne birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/171 E., 2022/168 K. BİRLEŞEN DAVA :Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/61 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının inşaat sektöründe alçı ve alçı ürünleri üretimi ile iştigal ettiğini, tanınmış bir firma olduğunu, davacı şirketin 15.03.1979 tarihinde tescil edilen "A.B.S" esas unsurlu unvanını 2016'da "ABS" olarak değiştirdiğini, 2002'den bu yana ABS esas unsurlu markaları da adına tescil ettirdiğini, davalının davacı şirketin 15.03.1979 tarihinde tescil edilen "ABS" ibareli ticaret unvanını aynen alarak haksız bir şekilde bu ibareyi 14.03.2018 tarihinde ticaret unvanı olarak tescil ettirmesi suretiyle davacının ticaret unvanı üzerindeki kullanma hakkına tecavüz etmekte olduğunu ve haksız rekabette bulunduğunu, davalının esas sözleşmesine göre iştigal alanının davacı ile benzer olduğunu, davalının internet sitesinde alçı ürünleri ticareti de yaptığının anlaşıldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) uyarınca tespitine, davacının ticaret unvanı üzerindeki kullanma hakkına tecavüz sayılan ve davalı tarafından yaratılan haksız rekabet teşkil eden her türlü fiilin durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, davalının ticaret unvanında "ABS" ibaresinin kullanımının men edilmesine ve bu ibarenin unvandan ve sicilden terkinine, davalının "ABS" ibaresini her türlü kullanımının durdurulmasına, mahkemece verilecek kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki beyanlarıyla davalının davacı şirketin ticaret unvanı ile iltibas yaratacak şekilde ''ABS'' ibaresini ticaret unvanı olarak 09.07.2014 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, davacının ticaret unvanı üzerindeki kullanım hakkına davalı tarafından hukuka aykırı bir şekilde müdahale edildiğini, davalının davacı şirketin varlığından haberdar olmaması ihtimalinin bulunmadığını, davacı şirketin tüm piyasada ''ABS Alçı'' olarak tanınmakta olduğunu, bu ibarenin kullanılmasının koruma altında bulunulan ticaret unvanı üzerindeki münferiden kullanma hakkına açıkça tecavüz olduğunu, haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının davacı şirketin ticari itibarından, ününden ve tanınırlığından yararlanma maksadı ile hareket ettiğini ileri sürerek davalının davacının ticaret unvanı üzerindeki kullanma hakkına tecavüz etmekte olduğunun ve haksız rekabette bulunduğunun 6102 sayılı Kanun uyarınca tespitine, davacının ticaret unvanı üzerindeki kullanma hakkına tecavüz sayılan ve davalı tarafından yaratılan haksız rekabet teşkil eden her türlü fiilin durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, davalının ticaret unvanında ''ABS'' ibaresinin kullanımının menine ve bu ibarenin unvandan ve sicilden terkinine, davalının ''ABS'' ibaresini her türlü kullanımının durdurulmasına, davanın kabulü halinde mahkemenin huzurdaki dava sonucunda verilerek ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf unvanlarının ABS ibaresi dışında ortak bir noktasının olmadığını, iştigal konularının farklı olması nedeniyle ayırt edici bir ek almadan da unvanın tescil edilebileceğini, bu durumun Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğ'ine uygun olduğunu, ABS ibaresinin büyük oğlunun isminin baş harflerinden oluştuğunu, ABS Madenciliğin, ABS ön ekini taşıyan diğer yüzlerce şirket gibi ticaret kanununa uygun olarak kurulduğunu, şirketin ana iştigal konusunun dış ticaret olduğunu ve ağırlıklı olarak inşaat malzemesi alım ve ihracatı ile ilgilendiğini, davacı tarafın ABS ifadesini ticari unvanda sadece kendilerinin kullanabileceğini iddia etmesinin yasalara aykırı olduğunu, sadece İstanbul ve Ankara'da tescil edilmiş ABS ön ekini taşıyan inşaat ve dış ticaret firmalarının mevcut olduğunu, ticari unvanlarının sadece banka hesap bilgilerinde ve faturalarda gözüktüğünü, "ABS" ibaresinin marka olarak firmalarınca hiçbir ürün ve hizmette kullanılmadığını, ürünlerinde farklı markalar kullandıklarını, davacı ile herhangi bir haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamışsa da aynı gerekçelerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketlerin davacı şirket ile faaliyet alanlarının benzediği, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı firmaların davacının bilinirliğinin farkında olduğu, davalı şirketlerin organik bağ ile ilintili olmaları nedeniyle isimleri ortak belirlenmiş ise de "ABS" ibaresini ticari unvanlarında kullanmalarının ticari dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı ve davacı şirket ile davalılar arasında iltibas oluşturduğu, alınan bilirkişi raporunda tafsilatlı incelemeye tabi tutulduğu üzere davalıların mevcut ticari unvanlarının iltibas oluşturması nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereği kazanılmış hakkı bulunan davacının ticaret unvanına tecavüzde bulunulduğu ve somut durumun haksız rekabet teşkil ettiği, davacının ticaret unvanının daha önce tescil edilmesi nedeniyle tescilde öncelik hakkından istifade etmesi gerektiği, davacının tecavüzden haberdar olduğu andan itibaren makul sürede hak aramasına girdiği, bu sebeple sessiz kalınmak suretiyle ticari unvanın korunmasından vazgeçilmiş sayılacağının kabul edilemeyeceği, yargılama sırasında birleşen davalı ABS Global Dış Ticaret Denizclik Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ticari unvanının Spoint Denizcilik Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olarak değiştirilmesinin davayı konusuz bıraktığı, bu nedenle birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, ancak asıl davalı ABS Madencilik Enerji İnşaat Denizcilik İç ve Dış Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin ticari unvanının ABS Global İnşaat İmalat Sanayi A.Ş. olarak değişmesinin talep sonucunu etkilemediği gibi faaliyet alanına da etki etmediğinden tecavüzün giderilmediği değerlendirilerek asıl davanın davalısı yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı ABS Global İnşaat İmalat Sanayi A.Ş.'nin (eski adı: ABS Madencilik Enerji İnşaat Denizcilik İç ve Dış Ticaret Sanayi Ltd. Şti.) ''ABS'' ibaresini ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullandığı tespit edildiğinden davacı şirketin önceden tescilli unvanının korunması amacı ile tecavüzün önlenmesine, bu kapsamda davalının ticari unvanında yer alan ''ABS'' ibaresinin ticaret sicilinden terkin edilmesine, mahkeme kararının Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesine, birleşen dosya davalısı olan Spoint Denizcilik Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin (eski unvan: ABS Global Dış Ticaret Denizclik Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ticari unvanının yargılama sırasında değiştirildiğinden davanın konusuz kaldığı tespiti ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm asıl davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf eden davalının ticaret unvanını daha sonra tescil ettirdiği, davalının davacı firma ile ortak fiili faaliyet alanlarının olduğu, ticaret unvanının davacının unvanı ile benzeştiği, ayırt edilmesinin kolay olmadığı, bu durumda sonradan tescil edilen davalıların unvanında yer alan ABS ibaresinin kullanılmasının davacının ticaret unvanına tecavüz sayılması gerektiği, bunun 3 üncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunduğu ve bu kullanımın 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi tanımlandığı gibi ticari dürüstlüğe aykırı olduğu, davalının ticari unvanının tescili ve dava tarihi gözetildiğinde suskun kalma halinin de mevcut olmadığı, unvanın tüm Türkiye'de korunduğu gözönüne alındığında davalının savunmalarının yerinde olmadığı, birleşen dosya davalısı Spoint Denizcilik Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin (eski unvan: ABS Global Dış Ticaret Denizclik Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ticari unvanının yargılama sırasında değiştirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, açıklamalı, hükme ve denetime elverişli ve yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıların davacının ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi. 3.6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ve 54 üncü maddesi vd. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 17.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.