Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4486 E. 2024/6701 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4486
- Karar No
- 2024/6701
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/27 Esas, 2023/410 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/55 E., 2021/582 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin %45 pay sahipleri olduğunu, şirketin temsil yetkilisinin Gaziantep'te ikamet eden ve fiili olarak şirketi yöneten ... Leblebici'de ve son dönemde Vakkas Leblebici'de olduğunu, şirket adresinde davalı şirkete ait fabrikanın bulunması gerekirken tesadüfen bir haciz tutanağı ile davalı şirkete ait taşınmazda dava dışı Otto Halı San. Tic. Ltd. Şti.'nin bulunduğunu öğrendiklerini, davalı şirkete ait fabrikada başka bir şirketin neden bulunduğu, şirkete ait değerli halı makineleri ile satışa hazır halıların ham maddelerinin akıbetleri ile ilgili bilgi verilmesi talep edilmesine rağmen davalı şirket temsilcisi Vakkas Leblebici tarafından hiçbir bilgi verilmediğini, davalı şirket yetkilisi tarafından açıklama yapılmadan genel kurul yapılacağına dair davetiyelerin davacılara gönderildiğini, hazirun listesinin Vakkas Leblebici tarafından hazırlanıp diğer şirket ortakları tarafından imzalanarak toplantıya geçildiğini, toplantı esnasında yönetim kurulunun ibrası için taraflarına verilmesi gereken şirket mali durumuna ilişkin hiçbir belgenin taraflarına verilmediğini, genel kurula katılan davacı pay sahiplerinin şirketin fabrikasında bulunan makinelerin akıbeti, fabrikanın yerinde başka şirketin bulunması konularının araştırılması yönünde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 438 inci maddesi doğrultusunda daha önce bilgi istenilen ancak verilmeyen konularda özel denetim isteme taleplerinin genel kurul gündemine alınmasına ilişkin talebin, şirketin %55 payına sahip yönetim kurulu başkanı Vakkas Leblebici tarafından işleme alınmadığını, 18.12.2020 tarihindeki genel kurul toplantısının Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 12 nci maddesine göre ilan edilmeksizin tüm pay sahiplerinin katılımı ile yapılabileceğini, davacı pay sahiplerinin katılımının engellenmesi nedeni ile yönetim kurulu başkanı ve tek temsilci %55 pay sahibi Vakkas Leblebici'nin katılımı ile genel kurul yapılamayacağını, Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde çağrı usulü ile yapılacak genel kurul toplantısının usullerinin belirlendiğini, genel kurul tarihinin bildirildiği tebligat ile genel kurul tarih arasında 15 günlük süreye uyulmadığını ileri sürerek, 2019 yılı genel kurul kararlarının ve genel kurulunun yokluğuna, mutlak butlanına veya iptaline, şirkete genel kurul toplantısının yapılabilmesi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, şirkete ilişkin bilgilerin davacılara verildiğini, genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun olduğunu, maliki müvekkili şirkete ait Gaziantep 3.Organize Sanayi Bölgesi ... Bul. No:5 adresinde bulunan taşınmaz ile eklentilerinin halen malik olarak müvekkili şirkete ait olduğunu, genel kurul kararlarının tamamı noterlikçe onaylanmak sureti ile Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunduğunu, salt bu hususun dahi dava konusu şirkete ait 2019 yılındaki genel kurul kararlarındaki imzaların davacılar tarafından atılmadığı gibi alınan kararlardan haberdar olmadıkları abesle iştigal olduğunu, şirkette usulsüzlük yapılması ve şirketin mal varlığındaki eksilmelerin olması iddiasının ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davacıların hissedarı olduğu davalı şirketin 18.12.2020 tarihinde yapılmış olan Genel Kurulun yokluğu ve mutlak butlanının tespiti ile genel kurul kararının iptali istemi ile iptali talebinde bulunulmuş ise de, Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında ve davalı tarafından ibraz edilen davalı şirket genel kurul karar defterinden 2019 yılına ilişkin genel kurulun yapılmamış olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin butlan/iptal talebinde hukuki yarar bulunmadığı, dava dilekçesinin talep sonuç kısmında genel kurul kararının iptali ile birlikte genel kurulun yapılabilmesi için kayyım atanması talep edilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesine göre pay sahiplerinin mahkemeden genel kurulun toplantıya çağrılması için kayyım atanması talep etmesinin öncelikli şartının, bu hususta yönetim kuruluna başvuru olduğu, bu taleplerin yönetim kurulunca ret edildiği veya bu taleplerine yönetim kurulunca 7 iş günü içerisinde olumlu cevap verilmediği takdirde mahkemeden bu hususta talepte bulunabileceği, fakat eldeki davada, davacı tarafça davalı şirket yönetim kuruluna bu hususta yapılmış bir başvuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket genel kurul kararının butlanla malul olduğunun tespiti ile genel kurulda alınan kararların iptaline ve genel kurul yapılmak üzere şirkete kayyum atanması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 412 ve 438 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.