Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4260 E. 2024/6298 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4260
Karar No
2024/6298
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1352 Esas, 2023/500 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/948 E., 2018/1233 K. Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kira bedelinin uyarlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 30.05.2013 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin, sözleşme tarihinden sonra döviz kurunda yaşanan değişimler nedeniyle öncelikle sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasını ve aylık taksitler halinde fazladan ödediği miktarın tespiti ile mevcut krediden mahsup edilmesi ile kalan miktar üzerinden 1 dolar karşılığı 1.8661 TL olarak sabitlenmesine karar verilmesini, yargılama, harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak, sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kapsamında sözleşmenin yapıldığı andaki gibi aynen uygulanması gerektiğini, eş söyleyiş ile sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış edimler dengesi sonradan çıkan olaylar ile değişmiş olsa bile borçlunun, sözleşmedeki edimini aynen ifade etmesi gerektiğini, kiracının kiralama sözleşmesine istinaden kira borçlarını ödediğini, ancak borcun tamamının ödenmediğini, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması şartlarının tam mevcut olmadığını savunarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmede kur farkından dolayı sözleşmede belirlenen ücretin uyarlanma imkanı olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, davacının davaya konu etmiş olduğu tüm bedelleri ödediğinin tespit edilmiş olmasıyla da artık ödemiş olduğu bedellerin uyarlama davasına tabi olmasının mümkün olmadığı, (Yargıtay 1.Hukuk Dairesi Esas No: 2011/288, Karar No: 2011/1635 sayılı ilamında da "Ancak, hükmedilecek bedel ödenen bedel olup, bu miktarın uyarlamaya tabi tutulamayacağı da kuşkusuzdur. " görüşüne yer verilmiştir.) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen "herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır" düzenlemesi gereği dürüstlük kuralı bakımından döviz kurunda yaşanan artışın davalı tarafın sebep olduğu bir durum olmadığı, kaldı ki basiretli bir tacir gibi davranması gerekli olan davacının sözleşme serbestisi ilkesine göre imzalamış olduğu sözleşme gereği yine ödemeleri dolar üzerinden yaparak (Yargıtay 19.Hukuk Daires Esas No: 2016/16115, Karar No: 2018/1030 sayılı ilamı) sözleşmedeki ifa yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra bu şekilde iddiada bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu dava açıldığı sırada, müvekkili tarafından ihtirazi kayıt konularak, uyarlama talebinde bulunma hakkı saklı tutularak ödemeler yapıldığını, her ne kadar yargılama sırasında, borcun müvekkili tarafından ihtirazi kayıt konularak ödenmiş ise de, uyarlama yapılmak suretiyle, müvekkilinin kur farkından dolayı fazladan ödediği paranın tespiti ve iadesine karar verilmesi gerekirken, dürüstlük kuralına atıfta bulunarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 30 Mayıs 2013 tarihinde imzalanan sunulu finansal kiralama sözleşmesi ile birlikte, Doosan marka DX520 LC Model paletli Ekskavatör aracının 300.000,00 dolar toplam fiyatı ile kiralandığını, finansal kiralama sözleşmesinin 11 nci maddesi gereğince, sözleşme ek1-A’da yer alan ödeme planında belirtilen kiralama bedellerinin kesin olarak kararlaştırılan tarihlerde ve taahhüt edilen para cinsinden ödemenin yapılması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin 27 Haziran 2013 ila 27 Haziran 2016 tarihleri arasında aylık yaptıkları dolar cinsi üzerinden ödemeler neticesinde, kiralanan, Doosan marka DX520 LC Model paletli Ekskavatör aracın mülkiyetini devralacağını, sözleşme tarihi olan 30 Mayıs 2013 tarihinde, dolar kurunun Türk lirası açısından değeri alış 1.8695 ve satış 1.8723 olduğunu, iş bu dava tarihi itibariyle, dolar kurunun Türk lirası üzerinden değeri alış 3,0174 ve satış 3,0228 olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/11–460 E. ve 1997/651 K. sayılı kararında belirttiği üzere, “karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin, olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması, borcun ifasını güçleştirmesi ve belki de imkansız hale gelmesi durumunda “işlem temelinin çökmesi”nin gündeme geleceğinin belirtildiğini, bu gibi hallerde emprevizyon veya clausula rebus sic stantibus kuramı çerçevesinde kurulmuş olan bir sözleşmede değişikliklerin yapılması için hakimin sözleşmeye müdahalesinin istenebileceğini, borçlu müvekkilinin kusuru olmaksızın döviz kurunda ortaya çıkan değişikliklerin aşırı ifa güçlüğüne neden olması nedeniyle sözleşmenin değişen koşullara bağlı kalınarak uyarlanması gerektiğini, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 138 nci maddesi ve 30 uncu maddesi gereğince, sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen tarafın, sözleşme ile bağlı olmayacağını, döviz kurundaki aşırı değişiklik sebebiyle, sözleşme kapsamında belirtilen borcun ödenmesinin talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, döviz kurundaki değişim göz önünde bulundurulduğunda, müvekkilinin Türk lirası olarak yapacağı ödemenin sözleşme tarihi olan 30 Mayıs 2013 tarihi ile işbu dava tarihi itibariyle aradaki farkın fahiş olduğu görüleceğinden uyarlanması gerektiğini, aşırı ifa güçlüğüne bağlı olarak sözleşmenin uyarlanmasının talep edilebilmesi için, borçlu tarafından öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkmış olması, bu olağanüstü durumun borçludan kaynaklanmamış olması, buna göre müvekkilinin ülke genelinde ortaya çıkan döviz kurundaki değişiklikler ile ikamet ettiği bölgede ortaya çıkan savaş halinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu olağanüstü durumun, sözleşmenin yapıldığı sıradaki mevcut olguları, borçludan ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olması gerektiğini, borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerektiğini, müvekkili açısından işbu dava tarihi itibariyle ödenmemiş kredi borcu ile ödenmiş ancak aşırı ifa güçlüğünden doğan hakları saklı tutulmak kaydı ile yapılan ödemeler için uyarlama talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin 30 Mayıs 2013 tarihli sözleşme kapsamında, ekonomik parametler ile bölgedeki çatışma hali göz önünde bulundurulduğunda, döviz kurunun Türk lirası karşısında aşırı değer kazandığı ve bölgede ticari hayatın giderek kötüleştiğinin açık olması nedeniyle kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını, davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istisnai bir kurum olan sözleşmeye müdahale müessesesinin uygulanmasının 6098 sayılı Kanun'un 138 nci maddesinde dört koşula bağlandığı, bunların; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması hali olduğunu, bu dört koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde ise borçlunun hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkı bulunduğu, ayrıca 2008/32-34 sayılı Tebliğ'de Değişiklik Yapan ''Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara'' ilişkin 2018/32-51 sayılı Tebliğ ile 2008/32-34 sayılı Tebliğ'in mülga 8. maddesi yeniden düzenlenmiş, yapılan bu düzenlemeye göre Tebliğ'in 8/10. maddesinde "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri kapsamında yapılacak finansal kiralama (leasing) sözleşmelerine ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür." hükmüne yer verildiği, ilk tebliğde değişiklik yapılarak, 32 sayılı kararın geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan, menkul ve gayrimenkullere ilişkin finansal kiralama sözlemelerinin Türk Lirasına dönüştürülmesi zorunluluğunun bulunmadığı hususunun hükme bağlandığı, somut sözleşmenin 32 sayılı kararın geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedildiği, dolayısıyla Türk Lirasına dönüştürülmesi zorunluluğunun istisnasını oluşturduğu bu nedenle bu hükümlerin de dava konusu olaya uygulanamayacağı, diğer yandan ülkemizde zaman zaman ekonomik krizlerin vuku bulduğu ve bu bağlamda dövizle borçlanmanın risk taşıdığı da toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilinen bir olgu olduğu, davacının bu riski önceden öngörebilecek durumda olmasına rağmen dövizle finansal kiralama ve ödeme yolunu tercih etmiş bulunduğu, buna göre işlem temelinin çökmesinden bahsetmenin olanaklı olmadığı, dava konusu olayda uyarlama koşullarının bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ekonomik parametler ile bölgedeki çatışma hali göz önünde bulundurulduğunda, döviz kurunun Türk lirası karşısında aşırı değer kazandığı ve bölgede ticari hayatın giderek kötüleştiğini belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının talebine konu ödemelerin uyarlama konusu olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 138 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4260, K. 2024/6298, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4260-e-2024-6298-k-f4dbe2bbf5c3