Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4045 E. 2024/5966 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4045
- Karar No
- 2024/5966
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/811 Esas, 2023/765 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/218 E., 2022/61 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... Fırıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçluya kulladırılan kredilerin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek davalının itirazının 586.614,32 TL alacak yönünden iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davanın görevli mahkemede ikame edilmediğini, borcun sebebi olan kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin müteselsil kefil olarak sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın süresinde açıldığı ve mahkemenin görevli olduğu, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan 03.07.2017 tarihli ve 17.07.2017 tarihli sözleşmelerde davalının müteselsil kefaletinin ve imzasının bulunmadığı, bu sözleşmelerden doğan alacak kalemlerinden davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan 29.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefaletinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581, 583, 586 ncı maddelerine uygun olarak tesis edildiği, davalının sadece bu sözleşmeden doğan borçtan sorumlu olacağı, alacağın tespiti için bilirkişi raporu alındığı, alacak likit ve davalı borçlu itirazında kısmen de olsa haksız çıkmış olduğundan davacı lehine inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 72.939,70 TL asıl alacak olmak üzere toplam 77.883,72 TL olarak devamına, asıl alacak kısmına takip tarihinden ödeninceye kadar işleyecek %21,60 oranında temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin yok sayıldığını, borçlunun kefalet limiti dahilinde kullandırılan kredilerden sorumluluğunun bulunduğunu, bilirkişi tarafından hesap edilen faiz oranın sözleşme hükümlerine uygun düşmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borcun dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredilerden kaynaklandığını, davalının sözleşme hükümlerine göre müteselsil kefil olarak tüm borçtan sorumluluğunun bulunduğunu, davalının imzası bulunun kredi szölşemsine istinaden kullandırılna krediler kapatılmadığından davalının sorumluluğunun devam ettiğini, davalının gayri nakdi alacaktan da sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemece temerrüt faizi oranının hatalı ve eksik uygulandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.