Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4040 E. 2024/5984 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4040
- Karar No
- 2024/5984
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin SAYISI : 2023/392 Esas, 2023/711Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/218 E., 2019/893 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu şirket ile imzalanan 04.09.2018 ve 20.06.2017 tarihli kredi çerçeve sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesinde kefalet sözleşmesi kapsamında kefil oldukları, davalıların borçlarını ödememeleri üzerine ihtar gönderildiğini, daha sonra asıl borçlu şirket ve davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını ve işbu kararın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2018/36441 E. sayılı dosyası ile uygulandığını, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1098 E. sayılı konkordato davasında şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiğinden şirket hakkındaki icra işlemlerinin durdurulduğunu ve şahıslar için takip işlemlerine devam edildiğini, davalıların 13.12.2018 tarihinde icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve borca itiraz ettiğinden yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalılardan %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesinde kefalet veren müvekkilerinin kefaletinin banka tarafından kullandırılan kredileri kapsamadığını, usulüne uygun eş muvafakitinin alınmadığını, müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.09.2018 tarih ve 2018/1098 E. sayılı dosyasından 3 aylık geçici mühlet almış olmasına rağmen davacı banka tarafından korkordato mühleti verilmediğini, İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2018/36441 E. sayılı icra takibine müvekkilleri Hy Yıldırım Nakliyat İnş. San ve Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ... ve ... adına itiraz edilmiş ise de itirazın iptali davasının davalı banka tarafından yine art niyetli olarak ..., ..., ... ve ... adına açıldığını, sadece kefillere itirazın iptali davası açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamaya göre davacı alacaklı vekilinin esas icra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emirlerinin tebliğ tarihine göre borca itiraz süresini beklemeden, borçlular vekilinin 13.12.2018 tarihinde vermiş olduğu konkordota sebebiyle takibin durdurulması dilekçesini itiraz dilekçesi kabul ederek işbu davayı açmış olduğu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'un (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi kapsamında özel dava şartının dava tarihine göre henüz gerçekleşmemiş olduğu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesine göre de dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı, dava şartı noksanlığını tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği, işbu itirazın iptali davasında özel dava şartının dava tarihine göre gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların vekili aracılığıyla icra takibine 13.12.2018 tarihinde itiraz etmeleri üzerine banka tarafından 20.12.2018 tarihinde itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece hatalı tespit ve değerlendirmeler neticesinde borca itiraz süresi beklenilmeden borçlular vekilinin 13.12.2018 tarihinde vermiş olduğu konkordato sebebiyle takibin durdurulması dilekçesine itiraz dilekçesi kabul ederek iş bu davayı açmış olduğu gerekçesiyle özel dava şartı yokluğundan ret kararı verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından itirazdan önce açıldığı değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, UYAP üzerinden incelenmesi ile görüleceği üzere davalı borçluların vekili tarafından dava dışı şirket ile birlikte tüm davalılar adına 13.12.2018 tarihinde borca itiraz adı altında aynı gün iki ayrı dilekçe sunulduğunu, dava dışı şirket ile borçlular adına sunulan konkordato kararının dosyaya sunulması konulu itiraz dilekçesiyle mahkemenin belirttiği gibi İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1098 E. sayılı dosyasında verilen geçici mühlet kararı sunularak müvekkilleri yönünden takibin durdurulmasının talep edildiğini, tüm taraflar adına borca itiraz adı altında sunulan dilekçeyle tüm davalıların vekilleri tarafından icra takibine itiraz edildiği açık iken bu durumun mahkemece göz ardı edildiğini, ikinci dilekçe ile de açıkça tüm davalılar yönünden icra takibine, ödeme emrine, borca ve ferilerine aynı gün 13.12.2018 tarihinde itiraz edildiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/1169 E., 2020/2965 K. ve 19.03.2020 tarihli ilamında borçlulara tebliğden önce yapılan borca itirazlarla ilgili olarak borçlunun tebliğden önce yaptığı itirazın geçerli olduğu, itiraz sebebiyle takibin durdurulduğu hususunun belirtildiğini, borca itiraz dilekçesinin tebliğden önce dahi olsa sonradan ödeme emrinin tebliği ile yapılan borca itirazların geçerli olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dava dışı kredi borçlusu şirket ve davalılar tarafından davacının ihtiyati haciz kararı öncesinde konkordato talep ettikleri ve bu kapsamda ihtiyati tedbir kararı alındığı, tedbir kararının varlığı nedeniyle borçlu vekilleri tarafından ihtiyati haciz kararı üzerine yapılan icra müdürlüğü işlemlerine karşılık itirazda bulunulduğu, icra müdürlüğü tarafından, icra takip işlemlerinin durdurulmasına dair konkordato yargılamasının devam ettiği mahkeme ara kararı gerekçe olarak belirtilerek takibin durdurulmasına dair karar verildiği, davalı borçluların ödeme emrine tebliğ tarihinden önceki itirazları ihtiyati haciz kararı sonrasında yapılan hacizlere ilişkin olduğu ve 2004 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında düzenlenen ödeme emrinin tebliği ile neticesinde gerçekleştirilen aynı yasanın 62 nci maddesindeki bir itirazın söz konusu olmadığı, icra müdürlüğü tarafından verilen durdurma kararı ise konkordatoya bakan mahkemenin ara kararına ilişkindir olduğu, keza alacaklı banka tarafından gerçek kişi borçlular yönünden konkordato talebinin reddi ile tedbirlerin kaldırılması kararı üzerine icra müdürlüğüne başvurarak borçlulara ödeme emrinin tebliğ edilmesi talebi ve ödeme emrinin icra müdürlüğü tarafından borçlulara tebliğ edilmesine rağmen davacı alacaklı vekilinin ödeme emrinin tebliğini ve sonucu beklemeksizin iş bu davayı açmış olması 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi ve ilgili yasal düzenlemelere uygun düşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar vekilinin icra takibine ibraz edilen 13.12.2018 tarihli dilekçesinin itiraz dilekçesi olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 61, 62 ve 67 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.