Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3881 E. 2024/6746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3881
Karar No
2024/6746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1500 E., 2023/196 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/221 E., 2019/159 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı Oyak Yatırım vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin birikimlerini değerlendirmek amacıyla tanıdıklarının tavsiyesi ile davalı Şirketin Kordon Şubesi'ne gittiğini, müdür yardımcısı olarak görev yapan ...'in kendisi ile ilgilendiğini, bu tarihten itibaren de davalı Şirketin çalışma prensibi gereği sürekli olarak müvekkili ile davalı ...'in müşteri temsilcisi sıfatı ile ilgilenip yön verdiğini, ... ile davalı şirketin adresinde 27.09.2013 tarihinden itibaren müvekkili ile davalı şirket arasında sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık ve repo-ters repo işlemleri çerçeve sözleşmeleri, elektronik işlem hizmetleri sözleşmesi, B 013718 seri no.lu sözleşme imzalandığını ve örneğinin de müvekkiline verildiğini, müvekkili adına 145192 numaralı hesap numarasının tanımlandığını, 27.09.2013 tarihinden 25.05.2015 tarihine kadar makbuz karşılığı para yatırıp işlemler yaptığını, müvekkiline antetli kaşeli imzalı belge verildiğini, müvekkilinin hesap bakiyesinin 21.04.2015 tarihinde 996.005,00 TL olduğunu, müvekkilinin, davalı şirkette usulsüz işlemler yapıldığını duyması üzerine parasını talep ettiğinde 25.05.2015 tarihli yazı ile şube nezdinde hesabının bulunmadığının bildirildiğini, söz konusu eylemler nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin zararından dolayı davalıların müvekkiline karşı sorumlu olduklarını ileri sürerek 996.005,00 TL olan zararının müvekkiline verilen son müşteri portföyünde belirlenen şekilde yıllık %13,75 faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren en yüksek yıllık banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili aracı kurumda işlemlerin çift imza ile yapılabileceğini, davacı nitelikli yatırımcı olup, bunu bilecek durumda olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 20.05.2015 tarihli başvurusu üzerine şirket kayıtlarında yapılan araştırmalarda davacıya ait bir hesap bulunmadığının anlaşıldığını, davacı tarafından diğer davalı ...'e verildiği iddia edilen paraların hiçbirinin şirket hesaplarına yatırılmadığını, diğer davalı tarafından kendisine verildiği iddia edilen belgelerdeki 145192 numaralı hesabın ise müvekkilinin Antalya Şubesindeki bir başka müşteriye ait olduğu tespit edilerek davacının talebinin haklı olarak geri çevrildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap vermemiş, aşamalarda vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 11.06.2015 dava tarihi itibarıyla net alacak miktarının 670.700,00 TL, işlemiş faiz oranının 86.833,27 TL hesaplandığı, davacının davalı şirkette parasını değerlendirdiği sırada ortalama faiz geliri elde etmesi halinde piyasada kolayca yapabileceği her hangi bir araştırma ile faiz oranları hakkında bilgi sahibi olabileceği ve işlemden şüphelenebileceği gibi davalı şirkete yatırdığını düşündüğü birikimin şirketin bir başka personelinden kolaylıkla öğrenme imkanı bulunduğu, buna göre davacı ve davalı şirketin %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 378.766,63 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketin, çalışanı olan davalı ...'in eylemleri nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olduğu, davalı şirketin iç denetim eksikliğinin bulunduğu, davalı Şirketin, davacının zararından ilke olarak sorumlu olduğu, somut olayın özellikleri, meydana geliş şekli, davacının sosyal statüsü, davacının davalı şirket çalışanının yaptığı bilgilendirmeler dışında, başkaca hiçbir araştırma yapmadığı gibi davalı şirketin başka bir çalışanı ile de iletişime geçmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sunduğu müşteri portföy belgelerinde yer alan ve davacının mevduatına uygulanacağı öngörülen faiz oranının Merkez Bankası kayıtlarına, paranın yatırıldığı tarihlerde uygulanan faiz oranlarına ve piyasa koşullarına göre fahiş derecede yüksek olduğu tespit edilmiş olmakla, devam eden süreç ile yapılan işlemler nazara alınarak davacının zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı şirket vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı aracı kurum nezdindeki hesabında usulsüzlük yapıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6098 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı Şirket vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı, birikimlerini davalı şirkette değerlendirmek amacıyla davalı şirketin müdürü davalı ... ile işlemlerini yürütmüştür. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı ..., davacıya 145192 no.lu hesap açma formu, aynı numarayı taşıyan sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık ve repo-ters repo işlemleri çerçeve sözleşmesi, elektronik işlem hizmetleri sözleşmesi, teslim edilen paralar karşılığında nakit alındı belgeleri ve müşteri portföy belgeleri vermiş olmasına rağmen söz konusu 145192 no.lu hesap numarası ile davacı adına davalı şirket nezdinde bir hesap açılmadığı,145192 no.lu hesabın davalı şirketin başka bir müşterisine ait olduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre davalı ..., davacıdan almış olduğu paralar için düzenlediği belgeler oranında sebepsiz zenginleşmiş bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tümünü geri vermekle yükümlü olup Mahkemece bu husus nazara alınmaksızın davalı şirketin kusuru oranında hüküm altına alınan rakamın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin davalı ...'e yönelik temyizlerinin kabulü ile kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ...'e yönelik temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ne yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3881, K. 2024/6746, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3881-e-2024-6746-k-70942e56f001