Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/357 E. 2024/3930 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/357
Karar No
2024/3930
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/503 Esas, 2022/1386 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/349 E., 2020/318 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 08.11.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesinin adına kayıtlı daireyi davalı ...'a 330.000,00 TL bedelle başka bir yeri alma niyetiyle sattığını, sonrasında istedikleri yeri alamayınca tekrardan sattıkları evi davalı ...'dan geri almak istediklerini, davalı ...'un daireyi 450.000,00 TL bedel karşılığı devredeceğini beyan ettiğini, evin yeniden alınması için müvekkilinin vermiş olduğu 10.000,00 TL kapora dışında 410.000,00 TL bedelli senedin teminat olarak davalı ...'a verildiğini, İbrahim Ulusay'unda senedi anlaşma içinde olduğu diğer davalı ...'e ciro edip verdiğini, davalı ...'in teminat olarak verilmiş senedi kullanarak kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ileri sürerek takibe konu senedin senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; senedin teminat senedi olduğunun yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olması nedeniyle teminat senedi defi'isini müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin davalı ... Ulusoyla olan ticari ilişkisinden dolayı nakdi alacağının olduğunu, dava konusu bononun da borcunun 81.300,00 TL'sine karşılık ödeme olarak müvekkiline verildiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, teminat senedi olduğu yönündeki iddianın soyut ve dayanaksız olduğunu, davacının müvekkiline nakdi borcunun bulunduğunu, müvekkilinin ödeme olarak davacıdan aldığı senedi, diğer davalı ...'e olan borcuna karşılık ciro ettiğini, diğer davalıya olan borcunun bir kısmını ödediğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının annesi adına kayıtlı evi 320.000,00 TL.bedelle davalı ...'e sattığı, daha sonra ailesinin haberi olunca evin geri alınmak istendiği, davacı ... ve davalı ...'in evin geri satılması konusunda 04.11.2019 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları, bu sözleşme içeriğine göre; taşınmazın 410.000,00 TL bedelle davacı ...'a satılmasının, ödemenin ise 11.11.2019 tarihli 410.000,00 TL bedelli senet ile yapılacağının ve senet ödendiğinde tapunun devredileceğinin kararlaştırıldığı, bu sözleşme kapsamında da icra takibinin dayanağı olan keşidecisi davacı ..., lehdarı ..., vade tarihi 11.11.2019 olan 410.000,00 TL bedelli senedin düzenlendiği, yine davacının babası ... ile davalı ... arasında 19.11.2019 tarihli adi yazılı sözleşmenin düzenlendiği, içeriğinde aynı evin 410.000,00 TL bedelle satımının kararlaştırıldığı, Hasan Hüseyin'in 10.000,00 TL kaparo verdiği, 200.000,00 TL'nin 20.11.2019 tarihinde havale ile ödeneceği, kalan 200.000,00 TL nin ise tapu işlemleri bitince verileceğniin kararlaştırıldığı, davacı ...'ın 04.11.2019 tarihli adi yazılı sözleşmeye göre senet borcunu ödemediği, davacının babası Hasan Hüseyin'in de 19.11.2019 tarihli adi yazılı sözleşmeye göre 400.000,00 TL yi ödemediği, sadece 10.000,00 TL kaparo niteiğinde para ödediği, tapunun da davalı ... tarafından davacıya ve babası olan Hasan Hüseyin'e devredilmediği, davalı ...'in bu senedi diğer davalı ...'e ciro ettiği, kural olarak kambiyo senetlerinin sebepten soyut borç içerdiği, temel ilişkiden doğan defilerin ancak keşideci ve lehdar arasında ileri sürülebileceği, ancak temel ilişkiden doğan defilerin keşideciyi zarara uğratmak isteyen kötüniyetli hamile karşıda ileri sürülebileceği, davacının davalı ...'e ev satışı için dava konusu senedi verdiği ancak tapunun devredilmediği, bu haliyle takip dayanağı senede ilişkin temel ilişkide davacı ...'ın davalı ...'e bir borcunun bulunmadığı, senedi ciro yoluyla devralan alacaklı davalı ... ile lehdar İbrahim'in beraber çalıştıkları, ayrıca akraba oldukları, tanık beyanlarına göre kendilerini bacanak olarak tanıttıkları ve böyle bilindikleri, bu haliyle davalı Hüseyinin senedi bilerek devraldığı ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Malatya İcra Müdürlüğüne ait 2019/36734 esasa sayılı takip dosyasında davalılara borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında icra tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında yapılan suç duyusu sonucunda savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini ve müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, söz konusu senedin teminat senedi olmadığını, olsa dahi müvekkilinin bilebilecek durumda olmadığını, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, bonoya dayalı şahsi def'ilerin taraflarına karşı ileri sürülmesinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin bonoya ciro yolu ile hamil olduğundan üçüncü kişi sıfatına haiz olduğunu, senede karşı tanık beyanı ile ispatın mümkün olmadığını, davalıların bacanak olup aralarında ticari ilişki bulunsa dahi her birinin diğerinin tüm ticari faaliyetlerinden haberdar olmasına olanak olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; savcılığın davalılar hakkında takipsizlik kararı verdiğini, davacının, müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini, zira bonoyu diğer davalının icra takibine konu ettiğini, müvekkiline dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının teminat senedi iddiasının aksine bononun mevcut borcun tasfiyesi amacıyla verildiğini, bu durumun hem senet üzerindeki kayıtlardan hem de taraflar arasında imza altına alınan protokolden açıkça anlaşılabileceğini, davacının tanık dinletmesine muvafakat gösterilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine ve davaya dayanak teşkil eden 410.000,00 TL bedelli 11.11.20219 vade, 03.11.2019 keşide tarihli, lehtarı davalı ..., keşidecisi ... olan bonoda "nakden" kaydının bulunduğu, Protokol başlıklı 04.11.2019 tarihli belgede "Malatya İli Yeşilyurt İlçesi Tecde Mahallesi 5557 ada 9 ada B Blok 12. Kat 23 nolu daire 410.000,00 TL karşılığında ...'a satılmıştır. Ödeme #410.000,00# TL olarak tek parça 11/11/2019 tarihli sened ile yapılmıştır. Sened ödemesi yapıldıktan sonra tapu devri yapılacaktır." şeklinde düzenleme bulunduğu, bu protokole göre 410.000,00 TL tutarlı senedin taşınmaz satımı karşılığında borç tasfiyesi amacıyla davacı ... tarafından davalı ...'a düzenlenerek verildiği, ödemenin bu senet ile yapılacağı, senet bedeli tahsil edildikten sonra tapuda devir yapılacağının kararlaştırıldığı, tapu devrinin senet bedelinin tahsiline bağlandığı, protokole üstünlük tanındığında bononun teminat amaçlı değil ifa amaçlı olarak verildiği gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince ifa sırasının özel olarak kararlaştırıldığı, tapuda ferağ vermenin senet bedelinin tahsiline bağlı olduğunun ön görüldüğü, bu durumda davacının delil olarak ibraz ettiği 04.11.2019 tarihli protokol başlıklı belgenin teminat senedi anlaşması olarak kabulüne imkan bulunmadığı, davacı tarafın teminat iddiasını yazılı delillerle ispat edip, teminat iddiası ispatlandıktan sonra devamında diğer davalı ...'in iktisapta kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunu tanık dahil her türlü delille ispat etmesi gerektiği, fakat ilk derece mahkemesince teminat olgusunun hangi yasal yazılı delillerle kabulünde olduğu gerekçesinde tartışılmadığı gibi salt tanık beyanlarına atıf yapılarak dosya kapsamında teminat iddiasının ispatlandığı ve diğer davalı ...'in kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığı, davalıların tanık dinletilmesine muvafakati olmadıkları da gözetilerek teminat iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, mevcut delillere göre teminat senedi olgusunun yazılı belge ile ispat edilemediği, davacı tarafın açık bir şekilde yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 08.11.2022 tarihli ek karar ile kararın kesin olması gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince 08.11.2022 tarihli ek kararla; verilen kararın kesin olduğu, temyiz yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; dava değeri itibariyle mahkeme kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğunu, davalıların kötüniyetli hareket edip müvekkilinin davalılarla hiçbir alacak ilişkisi bulunmadığını, senedin ev satışının teminatı amacıyla düzenlenip verildiğini, tapuda taşınmazın devri müvekkiline yapılmadığından senede dayalı bir alacak doğmasının mümkün bulunmadığını, senedin hangi amaçla verildiğinin taraflar arasında yapılan protokolde açıkça belirtildiğini, mutlak defilerin hem lehtara hem de hamile karşı ileri sürülebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine kararın kaldırılması suretiyle davanın reddine yönelik verilen hükmün miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle 08.11.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde harca esas değer 81.300,00 TL olarak gösterilmişse de davacı hem icra dosyasında borçlu olmadığının hem de icra dosyasında borcun sebebi olarak gösterilen 410.000,00 TL miktarlı senet yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiş olmakla senette lehtar olan ... yönünden dava değeri itibariyle kesinlik sınırının altında kalmamaktadır. Ancak senedi ciro yoluyla devralan hamil-diğer davalı ... davaya cevap dilekçesinde dava konusu bononun 81.300,00 TL alacağına karşılık ...'dan alındığını savunduğuna göre bu davalı yönünden karar miktar ve değeri itibariyle kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Açıklanan sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ek kararının davalı ... yönünden onanmasına, ek kararın davalı ... yönünden bozularak kaldırılıp davacı vekilinin, davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. 2. Davacı vekilinin, davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 04.11.2019 tarihli protokolde açıkça "Malatya İli Yeşilyurt İlçesi Tecde Mahallesi 5557 ada 9 ada B Blok 12. Kat 23 nolu daire 410.000,00 TL karşılığında ...'a satılmıştır. Ödeme #410.000,00# TL olarak tek parça 11/11/2019 tarihli sened ile yapılmıştır. Sened ödemesi yapıldıktan sonra tapu devri yapılacaktır." denilmiştir. Bu durumda işbu protokole göre dava konusu 410.000,00 TL tutarlı senedin taşınmaz satımı karşılığında borç tasfiyesi amacıyla davacı ... tarafından davalı ...'a düzenlenerek verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu senedin taşınmaz satımı için verildiği, tapunun da davalı üzerinde olduğu taraflar arasında düzenlenen senedin bedelsiz kaldığı kaldığı gibi ayrıca bu protokolden sonra ve davalı ... ile davacının babası ... arasında 19.11.2019 tarihli başka bir satış sözleşmesi ile aynı gayrimenkulün yine aynı bedelle davalı ... tarafından dava dışı ...'a satıldığı ve 10.000,00 TL kaporanın alındığının anlaşılması karşısında davanın ... yönünden kabulü gerektiği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin davalı ... yönünden reddi ile 08.11.2022 tarihli ek kararın davalı ... yönünden ONANMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin davalı ... yönünden kabulü ile 08.11.2022 tarihli ek kararın davalı ... yönünden BOZULARAK KALDIRILMASINA, 3. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ... yönünden temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/357, K. 2024/3930, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-357-e-2024-3930-k-2f7dca43b228