Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3310 E. 2024/5722 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3310
- Karar No
- 2024/5722
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/749 Esas, 2023/393 Karar HÜKÜM :Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/89 E., 2020/226 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalı ...'in 5.000.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/889 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu, alacağı teminen 1.055.000,00 TL'lik ipotek alındığını, gayrimenkul ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/884 E. sayılı, menkul rehininin paraya çevrilmesi yoluyla Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/885 E. sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibi başlatıldığını, banka alacağının ipotek bedelleri toplamının çok üzerinde olduğunu, ipotekli takiplerde tüm banka alacağının tahsili talep edilirken davaya konu icra takibinde sadece Kredi Garanti Fonu kefaleti ile kullandırılan taksitli ticari kredilerin tahsilinin istenildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; kredi borcunun rehin ile temin edildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında sadece ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceğinden kendisi hakkında başlatılan ilamsız icra takibinin yersiz olduğunu, banka tarafından hesaplanan ana para, temerrüt faizi ve faiz oranlarının hatalı olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; sözleşmedeki kefalet limitinin 55.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, banka tarafından uygulanan ana para, temerrüt faizi ve faiz oranlarının hatalı olduğunu, alacak rehinle temin edildiğinden ilamsız icra takibi yapılamayacağını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla takip tarihindeki banka alacağının 59065 nolu taksitli kredi için (488.915,60 TL + 8.351,30 TL işlemiş faiz + 417,57 TL BSMV)= 497.684,45 TL olarak, 70556 nolu taksitli kredi için (504.344,23 TL + 5.569,09 TL işlemiş faiz + 278,46 TL BSMV)= 510.191,78TL olarak, 68923 nolu taksitli kredi için (142.181,76 TL + 1.363,59 TL işlemiş faiz + 68,18 TL BSMV)= 143.613,52 TL, 61907 nolu taksitli kredi için (243.039,90TL + 4.841,37 TL işlemiş faiz + 242,07 TL BSMV)= 248.123,34 TL olarak tespit edildiğini, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve bankacılık genel ilkelerine uygun olduğunu, asıl borçlu hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/884 E. sayılı dosyası ile gayrimenkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla 1.055.000,00 TL üzerinden ve Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/885 E. sayılı dosyasıyla menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla 296.187,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığı nazara alındığında 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi hükmü uyarınca ipotek tutarının asıl borçlunun sorumluluğundan düşülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne Ankara 3. İcra Müdürlüğü 2019/889 E. sayılı takip dosyasında davalıların itirazının, 1.378.481,49 TL asıl alacak + 20.125,35 TL işlemiş faiz + 1.006,28 TL BSMV olmak üzere 1.399.613,09 TL için iptaline (borçlu ...'in sorumluluğunun menkul ve gayrimenkul rehin tutarlarının düşümü ile 48.426,09 TL ile sınırlandırılmasına), takip tarihinden itibaren asıl alacağın 488.915,60 TL'sine %27,84, 504.344,23 TL'sine %40,56, 142.181,76 TL'sine %33,84, 243.039,90 TL'sine %32,64 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen 1.399.613,09 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı ...'in sorumluluğunun 48.426,09 TL'nin %20'si ile sınırlandırılmasına) fazlaya ilişkin istemin ve davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı taraf arabuluculuk görüşmelerine geçerli bir mazereti olmadan iştirak etmediğinden davanın kısmen veya tamamen reddine karar verilecek olsa dahi karşı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/884 E. sayılı dosyasından 2.326.222,94 TL olan davalının müvekkili bankaya olan borçlarının dökümünün yapıldığını ve ipotek tutarı olan 1.055.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere talepte bulunulduğunu, talebinde açıkça takibe konu diğer tüm borçların sona ermesi halinde artan bir tutar kalırsa KGF teminatlı işbu davaya konu krediye mahsup edileceği açıklamasına yer verildiğini, KGF’nin banka haklarından sonra gelmek üzere teminatlar üzerinde halefiyet hakkı bulunduğundan takipte KGF’li krediye zorunlu olarak yer verildiğini, daha sonra anılan takibe konu taşınmazların ipotek bedellerinin üçüncü kişiler tarafından ödenerek ipoteklerin fek edildiğini, yapılan tahsilatların sair kredilere mahsup edilerek söz konusu ipotek dosyasının kapandığını, 2019/885 E. sayılı dosyasından 2.299.525,19 TL olan davalının müvekkili bankaya olan borçlarının dökümünün yapıldığını ve rehinli araçların güncel kasko değerleri olan 296.187,00 TL ile sınırlı olmak üzere talepte bulunulduğunu, KGF’nin banka haklarından sonra gelmek üzere teminatlar üzerinde halefiyet hakkı bulunduğundan takipte KGF’li krediye zorunlu olarak yer verildiğini, 2019/889 E. sayılı dosyasıyla ise işbu davaya konu ve KGF kefaleti ile kullandırılan kredinin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, ipotek takibine konu alacak tutarı 2.325.125,19 TL olup, işbu davaya konu kredi dışında başkaca borçlar daha bulunduğunu, ancak karara esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında ipotekler ve rehinler sadece işbu davaya konu borcun teminatı gibi değerlendirme yapıldığını, dosya borcundan ipotek/rehin toplamı düşülerek kalan tutar üzerinden takibe geçilebileceği şeklinde eksik ve yanlış bir değerlendirmede bulunulduğunu, ipotek ve rehin kapsamındaki diğer borçların hiçbirinin Mahkemece dikkate alınmadığını, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi uyarınca takibe konu kredinin hazine destekli KGF kredisi olması nedeniyle işbu davaya konu Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2019/889 E. sayılı dosyasıyla borçlular hakkında genel haciz yoluyla icra takibi yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, söz konusu ipotek/rehin takibinde borçlu ...’in bütün borçlarının/risklerinin tahsili/deposu talep edilmekte iken işbu davaya konu Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/889 E. sayılı icra dosyasından, davalı borçlular ... ve ... hakkında, yine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, sadece hazine destekli KGF kefaleti kapsamında kullandırılan taksitli ticari krediden kaynaklı alacakların tahsilinin talep edildiğini, tahsilde tekerrür olmamak üzere işbu davaya konu ilamsız takip başlatılmadan KGF’den talepte bulunulmasının mümkün olmadığı da dikkate alındığında 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesine aykırılıktan bahsedilmesinin mümkün bulunmadığını, davaya konu kredide %64 faiz oranı uygulanması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının belirlenen faiz oranı ve tutarları yönünden de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibinde temerrüt faizinin %64 olarak talep edildiği, genel kredi sözleşmesinin 10.5 inci maddesinde temerrüt faiz oranının borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı olarak uygulanacağının kararlaştırıldığı, bankanın temerrüt tarihinde borçlu cari hesap kredileri için açıklanan akdi faiz oranının %32 olması nedeniyle 2 katının %64 olduğu ancak hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 70556 nolu kredi için %40,56, 68923 nolu kredi için %33,84, 61907 nolu kredi için %32,64, 59065 nolu kredi için %27,84 faiz oranının belirlendiği, davacı banka tarafından emsal kredi sözleşmelerine uygulanan temerrüt ve akdi faiz oranlarının dosyaya sunulmadığı, asıl borçlu hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/884 E. sayılı dosyası ile gayrimenkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla 1.055.000,00 TL üzerinden, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/885 E. sayılı dosyasıyla menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla 296.187,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşıldığından 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi hükmü uyarınca ipotek tutarının asıl borçlunun sorumluluğundan düşülmesi gerektiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, arabuluculuk dava şartına tabi olan eldeki davada 20.02.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde, davacı vekilinin arabuluculuk görüşmelerine katıldığı, davalıların ise cep telefonuyla aranmaları, kargo ile arabuluculuk daveti tebliğ edilmesine rağmen ilk toplantıya katılmamaları üzerine anlaşmama tutanağının düzenlendiği, bu durumda, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesi gereğince, davalıların geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyeti sona erdiğinden davalının davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulması gerektiğinden Mahkemece kısmen kabulüne karar verilen davada davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi ve reddedilen kısım yönünden davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı ... yönünden hüküm altına alınan asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV miktarları ayrı ayrı yazılmayarak infazda tereddüt yaratıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, Ankara 3. İcra Müdürlüğü 2019/889 E. sayılı takip dosyasında davalıların itirazının, 1.378.481,49 TL asıl alacak + 20.125,35 TL işlemiş faiz + 1.006,28 TL BSMV olmak üzere toplam 1.399.613,09 TL (davalı ... yönünden 48.426,09 TL asıl alacak ile sınırlı olmak üzere) için iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 488.915,60 TL'sine %27,84, 504.344,23 TL'sine %40,56, 142.181,76 TL'sine %33,84, 243.039,90 TL'sine %32,64 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV uygulanmak sureti ile takibin devamına (davalı ... yönünden 48.426,09 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %40,56 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV uygulanmasına), itirazın iptaline karar verilen 1.399.613,09 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 279.922,61 TL inkar tazminatının tümünden davalı ..., 9.685,21 TL'sinden davalı ...'in sınırlı olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci ve 67 nci maddesi, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.