Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3258 E. 2024/5746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3258
Karar No
2024/5746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/928 Esas, 2023/422 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/420 E., 2020/184 K. Taraflar arasındaki asıl davada marka hükümsüzlüğü, karşı davada ise marka hakkına tecavüzün, ... haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, her iki taraf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA ve KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili faaliyet konusu kapsamında “One More”, “One More International” ve “One More Europe” ibaresi ile tanınan bir marka ve şirket olduğunu, müvekkilinin markası her ne kadar TÜRKPATENT nezdinde tescilli olmasa da çok uzun süreden beri söz konusu ibarenin müvekkili tarafından kullanıldığını, bu alanda müvekkiline ayırt edicilik kazandırıldığını, davalı tarafın müvekkilinin tanınmış marka olma özelliğinden yararlanmak ve müvekkili ile aynı faaliyet alanlarını kapsayacak ve ticaret unvanı ile iltibas oluşturacak şekilde “M One More” markasını 2016/51882 no ile tescil ettirdiğini, davalı şirket internet, bilgisayar, yazılım, web sitesi alanında faaliyet gösterse de ve bu şirket unvanı altında internet kafe işletilse de, müvekkilinin kurucu ortağı ... ile davalı şirketin kurucu ortağı ve aynı zamanda ...’in ağabeyi olan ... ...’in İkon Bilişim Yazılım ve Bilgisayar Hizmetleri Ltd. Şti. unvanı altında 2014 yılından ... ...’in vefatına kadar verilen bilişim hizmetlerinin yanı sıra, "Painless Night Glu" ve "One More Night Glu" ısı bantlarının satımı ve pazarlamasını da yaptıklarını, davalı şirketin geriye dönük SGK kayıtları incelendiğinde, ..., ... ve ...’un o dönemde şirketin çalışanları olduğunun, ayrıca ...'in davalı şirketin eski ortağı ve yetkilisi ... ...'in birinci derece kan bağından akrabası olduğunun tespit edileceğini, ayrıca, “M One More” markasının müvekkil şirketin kurucu ortağı olan ... tarafından hayata geçirildiğini; yurt dışından ürünlerin ithal edilmesi ve Türkiye'de pazarlama, reklam ve satış gibi faaliyetlerin yapılmasının ... tarafından sağlandığını, müşterilerle birebir ... tarafından irtibata geçilmiş olup, sadece yeni bir şirket kurma yoluna gidilerek masraf yapılmasının önüne geçilmesi amacıyla ağabeyine ait olan şirket üzerinden faturalandırma işlemlerinin gerçekleştirildiğini; markadaki M harfinin dahi ...'in isminden kaynaklandığını, davalı şirketin, ... şirketten ayrılıp kendi şirketini kurduktan sonra iştigal etmediği bir alanda ve kendisine ait olmayan “M One More” ibaresini müvekkilinin faaliyet alanı ile iltibas oluşturacak şekilde aynı sınıflarda tescil ettirdiğini ve söz konusu markayı tescil ettirdiği hiçbir sınıfta kullanmadığını, senelerce “One More” isimli ürünlerin müvekkili şirketin ortağı olan ...’in şahsı tarafından piyasaya sürüldüğünü, gerek tüketiciler arasında gerekse müvekkilinin iş yapmış olduğu şirketler arasında ...’in “One More” isimli ürünlerin pazarlayıcısı olarak tanındığını, müvekkilinin hizmet alanlarına giren sınıflarda müvekkilinin tanınmış ticaret unvanının birebir aynısının tescil edilmiş olmasının davalı/karşı davacı şirketin kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu; ayrıca, müvekkilinin ticaret unvanının asli unsuru olan One More ibaresinin davalının tescilinden önce markasal olarak kullanıldığının ve bu şekilde müvekkilince ibareye tanınmışlık vasfının kazandırıldığını, ibare-marka üzerinde gerçek-eskiye dayalı hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu, One More ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olması sebebiyle de davalının markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin unvanının Paris Sözleşmesine göre de korunması gerektiğini ve davalının karşı davadaki yazılıma dayalı iddiasının da huzurdaki dava ile ilgisi olmayıp, davanın konusunu herhangi bir yazılımın ve/veya davalının iddialarının oluşturmadığı; nitekim söz konusu iddia nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında başlatılan soruşturmanın müvekkili şirketle alakalı olmadığını, soruşturmanın halen devam etmekte olup, sonuçlanmamış bir dosya üzerinden sanki davalı şirketin lehine neticelenmiş ve davalının iddiaları doğrulanmış gibi beyan edildiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51882 sayı ile tescilli "M One More" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin hissedarı ve yöneticisinin ... olduğunu, Güney Kore menşeili ağrı bantlarının ithalatını ve kurdukları bayi-satış ağları üzerinden satışını yaptıklarını, ürünün adının “One More” olduğunu, ayrıca “M One More” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, ürün tanıtımının www.onemore-tr.com adresli internet sayfası üzerinden yapıldığını, üye bayilerin backoffice.onemore.international adresi üzerinden kullanıcı adı ve şifre ile yönetim paneline eriştiklerini, site üzerinde çalışan yazılımın kaynak kodlarının müvekkiline ait olduğunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında eser olarak koruma altında olduğunu, program kodlarının İTÜ Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezi’nin 466511 kimlik nolu Onemore klasörde ve 466530 kimlik kodlu OnemoreV2 isimli klasörde kayıt altına alındığını, davacı şirketin hissedar ve yöneticilerinin müvekkili şirketin eski çalışanları olduğunu ve aralarında çeşitli akrabalık bağları bulunduğunu, bu kişilerin müvekkilinin sitesine paralel olarak onemoreinternational.com adresli internet sitesini yayına soktuklarını ve bayi giriş paneline paralel olarak da onemorebackoffice.com adresinde paralel bir bayi giriş modulü oluşturduklarını, bu korsan siteye İTÜ Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezi’ndeki kodları kopyalayarak ve iş akışını birebir taklit ederek bayi sitesi kurduklarını, müvekkilinin binlerce müşterisinin bu korsan siteye yönlendirilerek buradan elde edilecek gelirlere el konulduğunu, böylece müvekkilinin stoğundan bayilere habersiz satışlar yapıldığını, satış bedelinin ...’a ait İş Bankası hesabına ödendiğini, mail order ile yapılan satışların gerçek bayi paneline giriş yapılırken iletişim bilgilerinin xx@xxx türü geçersiz girişler yapılarak kaydedildiğini, bu şekilde müvekkilinin fark etmemesi için sistem ve veritabanına çöp verilerin yerleştirildiğini, müvekkili şirketi bayilere karşı borçlandırdıklarını ancak satış bedellerini mal edindiklerini, zaman zaman ellerine geçirdikleri irsaliye koçanından irsaliye tanzim ederek zaman zaman da faturasız ve irsaliyesiz mal gönderdiklerini, müvekkilinin tescilli markasını kullanarak izinsiz ticari satışların yapıldığını, müvekkilinin stoğundan alınan malları kendi adreslerinden Aras Kargo yolu ile gönderdikleri ve yaptıkları kayıt dışı gönderilerin Aras Kargo faturalarını müvekkili şirkete fatura ettiklerini, bu ihlaller karşısında 29.06.2016 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde soruşturma yürütüldüğünü, marka tescillerinin kötü niyetli olmadığını, davacı şirket yöneticisi ...’in faaliyetlerini müvekkili şirketin tüzel kişiliği çatısı altında yaptığını, bu konuda ...’in üstün tutulacak bir hakkının bulunmadığını, markalı ürünlerin de ilk olarak müvekkili şirket tarafından pazarlandığını, bu nedenle markanın hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığını, davacı/karşı davalının müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz ettiğini ve 5846 sayılı Kanun kapsamında korunan yazılımlarını intihal yoluyla kullandıklarını, bu durumun haksız rekabet de yarattığını iddia ederek asıl davanın reddine, müvekkilinin tescilli markasına tecavüz edildiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesap edilecek tazminatın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline müvekkilinin internet sitesindeki yazılımın 5846 sayılı Kanun kapsamındaki haklarına tecavüzün tespitine, men’ine ve önlenmesine, sayılan eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, davacı One More A.Ş.'nin 28.06.2016 tarihinde ticaret siciline tescilinin yapıldığı, davalı şirket adına olan marka başvurusunun ise bu tarihten önce 11.06.2016 tarihinde yapıldığı, dava konusu markanın davalı tarafça tescil başvurusundan önce davacı tarafından ticari anlamda kullanıldığının veya ihdas edildiğinin yani gerçek hak sahipliğinin davacı tarafça ispatlanamadığı; karşı dava yönünden ise, davalı-karşı davacı şirketin dava konusu 2016/51882 tescil nolu "M One More" markasının tescilli hak sahibi olup davacı-davalı şirketçe internet sitesinde ticari yetki doğuracak şekilde kullanıldığı anlaşılmakla davacı-karşı davalının bu eyleminin marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davalı-karşı davacı adına tescilli 2016/51882 tescil nolu M ONE MORE markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, karar vermek gerektiği, alınan bilirkişi raporuna ve karşı davacının tazminat seçeneğine göre maddi tazminat talebinin 5.558,52 TL yönünden kabulünün gerektiği, davacı-karşı davalının eyleminin aynı zamanda markadan doğan manevi hakları ihlal niteliğinde olduğundan tarafların ekonomik durumu, manevi tazminatın ve hakkaniyet gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun görüldüğü, karşı dava dilekçesinde bahsedilen dava dışı ...'un eylemlerinin davacı-karşı davalı şirketin kuruluşundan önce olup şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğinden bu kişinin eylemleri nedeniyle olan tazminat talepleri ve fazlaya dair tazminat taleplerinin reddinin gerektiği, yine bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı-karşı davacının 5846 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilecek herhangi bir hakkının ihlal edildiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüyle davacı-karşı davalının davalı-karşı davacı adına tescilli 2016/51882 tescil nolu (M ONE MORE) markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, (davacı-karşı davalının unvan ve tescilli markalarından doğan hakları saklı), marka haklarına tecavüz nedeniyle 5.583,52 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davalı-karşı davacının 5846 sayılı Kanun uyarınca eserden kaynaklanan haklara dair talepleri ve dava dilekçesinde belirtilen diğer haksız rekabete ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında henüz gerekçeli karar tebliğ edilmemiş olmakla birlikte dosya muhteviyatı açısından süre tutum ve tehir-i icra talepli olarak istinaf yoluna başvurduklarını beyan etmiş ancak ayrıntılı istinaf dilekçesi sunmamıştır 2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin karşı dava kapsamındaki maddi tazminatı miktar yönünden istinaf yoluna başvurduklarını, belirlenen tazminat miktarının dosyadaki veriler ile uyumlu olmadığını, nitekim karşı davalı şirket vekilinin beyan dilekçesinde "bu çerçevede müvekkil şirketin 2018 yılı Kurumlar Vergi Beyannamesine göre net satış tutarı 2.506.605,55 TL'dir" devamla dilekçenin ikinci sayfasında "2019 yılı kapsamında sadece 3 aylık Ocak, Şubat ve Mart dönemlerini içerir Geçici Vergi Beyannamesine göre net satışlar 3.040.046,14 TL şeklinde vuku bulmuştur" şeklinde beyanda bulunulduğunu, bu beyanların Mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu, bu duruma göre maddi tazminat tutarı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinde yer alan düzenlemeye atıfta bulunulmakta iken Mahkemece bu rapor dayanak kabul edilerek 5.583,52 TL olarak belirlenen tazminat tutarının dosyadaki veriler ile uyumlu olmadığını, haksız rekabet yönünden ise, karşı davalı şirketin icra kurulu başkanı olarak kendini tanıtan ... isimli şahsın daha önceden 17.02.2015 - 10.06.2016 tarihleri arasında karşı müvekkili şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, dava dosyası kapsamında celp edilen banka hesap hareketlerinde "ağrı bandı" adı altında veya dava konusu "M One More" ibaresi ile ilişkilendirilen ve kendisinin banka hesabına yatırılan ödemeler toplamının 225.541,77 TL olduğunu, bu şekilde kendisine mal edindiği paralara ilave olarak müvekkili şirket bünyesinde sigortalı olarak çalışırken elde ettiği müşteri bilgilerini karşı davalı şirkete taşıdığını, karşı davalı şirketin hukuka aykırı menfaat elde etmiş olduğunu ve bu menfaatin hukuka aykırı olmasının haksız rekabet düzenlemelerine tabî olduğunu, haksız rekabete ilişkin reddedilen kısmın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı-karşı davalının 11.02.2021 tarihli, süre tutum dilekçesi sunduğu, gerekçeli kararın davacı-karşı davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen ayrıntılı istinaf dilekçesinin sunulmadığı istinaf sebebi bildirilmemiş olması ve kamu düzenine aykırı bir hususun da olmamasına göre davacı-karşı davalının istinaf isteminin reddinin gerektiği; davalı-karşı davacının dava konusu "M One More" markasının tescilli hak sahibi olup davacı-karşı davalının internet sitesindeki kullanımlarının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinden Mahkemece marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetinin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine ve davalı-karşı davacının tazminat seçeneğine göre maddi tazminat talebinin 5.558,52 TL üzerinden kabul edilerek, aşan tazminat ve sair istemlerin reddedilmesinde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; "M ONE MORE" markasının müvekkili şirketin yetkilisi ve ortağı ...'e aidiyetinin Mahkemece tespit edildiğini, karar da müvekkilinin unvan ve marka hakkından doğan haklarının saklı kaldığının da belirtildiğini, buradan hareketle karşı davanın reddinin ve asıl davanın kabulünün gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada davalı-karşı davacı adına tescilli markanın gerçek hak sahipliğine dayalı olarak hükümsüzlüğünün, karşı davada ise davalı-karşı davacı adına tescilli marka hakkına ve 5846 sayılı Kanundan doğan haklarına tecavüz olup olmadığının, ayrıca iddia edilen olayların haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitinin gerekip gerekmediği, tecavüz ve haksız rekabet söz konusu ise men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerindeliğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve devamı hükümleri, 3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı hükümleri, 4. 5846 sayılı Kanun'un 66 ve devamı hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3258, K. 2024/5746, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3258-e-2024-5746-k-4d57eac311ea