Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/319 E. 2024/4220 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/319
- Karar No
- 2024/4220
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3156 Esas, 2022/1733Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Manisa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/984 E., 2019/431 K.
Taraflar arasındaki tazminat, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanı kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankada hem ticari hem de bireysel hesaplarının bulunduğunu, hesabından onay ve talimatı olmadan bir takım usulsüz işlemlerin yapıldığını, banka hesap cüzdanı ile sabit 110.000,00 TL'nin hesaba intikal ettirilmediğini, 28.11.2013 vade tarihli kredisini kapatmak için 26.11.2013 tarihinde banka personeli dava dışı A.Ç.D. görev yerinde verilen 46.360,00 TL'nin kredi hesabına alınmayarak kredi hesabının kapatılmadığını ve müvekkilinin temerrüde düşürüldüğünü, davalı bankanın müdür ve yardımcıları ile bazı personelleri hakkında banka müşterilerinin bilgisi dışında müşteri banka hesapları oluşturarak kullandıkları, banka ve banka müşterilerini zarara uğrattıkları konusunda banka tarafından teftiş ve tespitler yapıldığını, bazı personellerin görevden alındığını, konunun savcılığa intikal ettirildiğini, sorumlu banka yetkililerinin bir kısmının tutuklandığını, davalı banka şubesinin 07.12.2013 tarihli yazısı ile müvekkilinin hesap durum ve hareketlerinin 1011-6299122 hesap numaralı Vadesiz Mevduat Hesabının 0,00 TL bakiyeli, 1011-7822635 hesap numaralı Bireysel kredi hesabının -14.756,82 TL bakiyeli, 1011-7823705 hesap numaralı bireysel kredi hesabının -8.143,73 TL bakiyeli, 1011/7820071 hesap numaralı ticari kredi ana para hesabının -40.000,00 TL bakiyeli, 1011/7820072 hesap numaralı ticari kredi faiz hesabının ise -1.244,96 TL bakiyeli olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin bankaya itiraz ettiğini, ancak itirazının değerlendirilmediğini, müvekkilinin 1011/7820071 numaralı ticari krediyi 28.11.2012 tarihinde çektiğini ve vadesi olan 28.11.2013 tarihinden önce 26.11.2013 tarihinde davalı banka personeli Ali Çağlar Deniz'in 2. kattaki görev yerinde 46.360,00 TL olarak ödediğini, davalı bankaya ve personeline duyduğu güvenden dolayı herhangi bir dekont vs. belge almadığını, müvekkilinin 27.09.2013 tarihinde 1011/6795508 nolu mevduat hesabına 110.000,00 TL nakit para yatırdığını, bunun banka hesap cüzdanı ile sabit olduğunu, ancak müvekkilinin hesabındaki parayı çekmek için davalı banka şubesine gittiğinde, hesabında para olmadığı gerekçesiyle kendisine ödeme yapılmadığını, müvekkilinin mevduat hesabında var olması gereken 110.000,00 TL'nin kredi hesabına mahsup edilmediği gibi, müvekkilinin talimatı olmadan bazı usulsüz işlemler yapılmış olduğunu, davalı banka tarafından gönderilen 11.04.2014 tarihli ihtarnamede, başka müşterilerin hesabından bilgileri dışında müvekkilinin 1011-6299122 ve 1011-6278945 numaralı hesaplarına 88.100,00 TL tutarında alacak geçildiği, müvekkili tarafından tasarruf edildiği iddia edilen 88.100,00 TL'nin bankaya iadesi gerektiği, ilgili tutarın hesapta bulunması gereken 110.000,00 TL'den mahsup edilmesi ile 21.900,00 TL bakiye tutarın 1011-6298878 numaralı hesaba 20.03.2014 tarihinde temerrüt faizi ile birlikte toplam 22.815,00 TL alacak kaydedildiği hususlarının bildirildiğini, bu durumun asılsız, maddi gerçeklikten yoksun ve ispattan uzak olduğunu iddia ederek, davalı banka tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemler nedeniyle müvekkili aleyhine oluşan zararın, faizinin ve ferilerinin tespiti ve belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep konusu miktarının belirlenebilir nitelikte olduğunu, kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili Banka Teftiş Kurulu tarafından davacının tüm itirazlarının incelendiğini, yapılan tespitler sonucunda bankanın Manisa Sanayi Şubesinde zimmet eylemini gerçekleştiren dava dışı çalışan tarafından davacının 1011-6795508 numaralı hesabında 110.000,00 TL bulunduğunu gösterir hesap cüzdanı yazdırıldığı, fakat hesapta bu tutarın bulunmadığının tespit edildiğini, ancak davacının hesabına 26.11.2013 tarihinde 46.360,00 TL tutarında para yatırma işlemi bulunmadığının ve herhangi bir kredi kapama işlemi yapılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafça bu işleme ilişkin herhangi bir dekont vs. sunulamadığını, ticaret ile uğraşan davacının kredi kapaması için verdiğini iddia ettiği 46.300,00 TL'ye ilişkin herhangi bir dekont almamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafça kredi kapamaya ilişkin bankaya verilen herhangi bir talimat bulunmadığını, banka teftiş kurulu tarafından yapılan araştırmalar neticesinde dava dışı .... tarafından bankanın dava dışı müşterilerinin hesaplarından bilgi ve iradeleri dışında para çekme işlemleri yapıldığının, iş bu tutarların bir kısmının davacının hesabına yatırıldığının tespit edildiğini, bu şekilde yapılan işlemler nedeniyle davacının hesabına toplam 79.100,00 TL para yatırma ve havale işlemlerinin yapıldığını, iş bu tutarların davacı tarafından çekildiği ya da çek ödemelerinde kullanıldığının tespit edildiğini, davacının şubede olmaksızın hesabına yapılan para yatırma işlemleri incelendiğinde söz konusu işlemlerin dava dışı personelin yönlendirmesi ile bankaya şikayeti bulunan farklı müşteri hesaplarından çekilen tutarlar ile yapıldığının tespit edidliğini, davacının hesabına yapılan iş bu para yatırma işlemlerinin ardından, davacının gişeden para çekme işlemleri yaptığı ya da davacının borçlusu olduğu çeklerin ödendiğinin tespit edildiğini, bu şekilde davacının hesabına yatırılan tutarlar nedeniyle davacının toplam 79.100,00 TL sebepsiz zenginleştiğini, müşteri hesaplarından bilgi ve iradeleri dışında yapılan işlemlerin bankanın kaynaklarından müşterilere ödenmesi sebebiyle 79.100,00 TL tutarında banka zararının söz konusu olduğunu, ayrıca dava dışı personel tarafından banka teftiş kuruluna ibraz edilen kendisine ait İş Bankası hesapları incelendiğinde, davacının sahibi olduğu dolum tessis faaliyetleri neticesinde iş ilişkileri içerisinde bulunduğu dava dışı ... Dolum Tes. ve Pet Şirketi hesabına anılan personel hesabından 11.10.2013 tarihinde 9.000,00 TL tutarında havale işlemi yapıldığının tespit edildiğini, davacının hesabından yapılması gereken havale tutarının anılan personel hesabından yapılması ve işbu tutarın zimmete konu olması nedeniyle davacı tarafın 9.000,00 TL tutarında haksız menfaat sağladığını, davacının hesabında bulunması gereken 110.000,00 TL'den haksız olarak hesabına geçen ve tasarruf ettiği 88.100,00 TL'nin takas, mahsup hakkı kullanılarak mahsup edilmesi ile 21.900,00 TL zararının bulunduğu, bunun üzerine 21.900,00 TL bakiye tutarın 1011-6298878 numaralı hesabına 20.03.2014 tarihinde temerrüt faizi ile birlikte toplam 22.815,97 TL alacak olarak kaydedildiğini, bu durumun 11.04.2014 tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle, taraflar arasındaki ihtilafın, davalı banka çalışanı dava dışı personel tarafından, davacıya ait banka hesapları üzerinde yapıldığı iddia olunan usulsüz işlemler dolayısıyla davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bunun miktarının ne miktarda olduğu hususlarında toplandığı, davalı banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının 4993159 numaralı banka müşterisi olduğu, davacıya ait 1011-6299122,1011/6298878, 1011/6298945, 1011/6674791 numaralı vadesiz hesabı ile 1011/6795508 no'lu vadeli mevduat hesaplarının mevcut olduğu, banka çalışanın davalı bankada KOBİ müşteri ilişkileri yetkilisi olarak şubedeki bankacılık iş ve işlemlerini yürüttüğü, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/76 E. 2018/694 K. sayılı ilamı ile bir kısım banka çalışanlarının mahkumiyetine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davalı banka tarafından, davacı hesaplarında yapılan usulsüz işlemlerle ilgili olarak 20.03.2014 tarihinde davacıya 22.815,97 TL ödemenin yapıldığı, bankacı bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 20.06.2019 tarihli ek bilirkişi raporu kapsamında, dava tarihi itibarı ile davacının davalıdan 2.301,07 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı bankanın, çalışanının gerçekleştirdiği işlem ve eylemlerle ilgili olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun)" Adam Çalıştıranın Sorumluluğu" başlıklı 66 ıncı maddesi gereği sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.301,07 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 08.05.2019 tarihli bilirkişi kök raporunda müvekkilinin 20.854,86 TL alacağının kaldığının belirtildiğini, yapılan itirazlar sonucunda alınan 20.06.2019 tarihli ek raporda ise 2.301,07 TL alacağının kaldığının belirtildiğini, asıl ve ek raporlar arasındaki alacak kalemleri arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu, müvekkilinin Türkiye'nin saygın bankalarından biri olan davalı ile yoğun bir şekilde çalıştığını, ödeme ve diğer parasal işlemleri için sıklıkla, neredeyse her gün davalı bankaya gittiğini, kobi müşterilerine sunulan ayrıcalıklı hizmet gereği gişede beklememesi için para yatırma işlemlerini genellikle Kobi Müşteri Temsilcisi dava dışı personelin bulunduğu 2 inci kattaki yerinde gerçekleştirdiğini, dekont düzenlenmeden sırf müşterinin gişe önünde bulunup bulunmadığına bakılarak para yatırma veya para çekme işlemlerinin yapılıp yapılmadığı kanaatine varmanın, banka personelinin usulsüzlüklerinden doğan zararın müvekkiline yansıtılması sonucunu doğuracağını, doğru tespit yapılabilmesi ve şaibenin giderilebilmesi için kök raporda belirtilen 30.01.2013 ve 07.10.2013 tarihlerinde mesai saatleri içinde müvekkilinin davalı bankaya gelip gelmediğinin, geldiyse müşteri temsilcisi anılan çalışanın yanına çıkarak ödeme yapıp yapmadığının tespiti için banka personelinin bulunduğu yeri de gören tüm banka kamera kayıtları incelenerek yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, Kobi Müşteri İlişkileri Yetkilisinin İş Bankasındaki şahsi hesabından müvekkilinin sahip olduğu dava dışı ... Dolum Şirketinin hesabına 11.10.2013 tarihinde gönderdiği 9.000,00 TL'nin müvekkilinin 110.000,00 TL vadeli mevduat hesabına takasta esas alındığı, fakat 6098 sayılı Kanun'un 77 ve 79 uncu maddeleri gereği bankanın alacağının muhatabının dava dışı personeli olduğu, bu tutarı takasa tabi tutamayacağı şeklinde değerlendirme yapılmış olmasına rağmen, alacak hesaplamasında bu tutara değinilmediğini, müvekkilinin alacağına eklenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; bankanın eski personeli tarafından davacı ile birlikte başkaca müşterilerin hesaplarındaki tutarları, müşterilerin bilgi ve rızası dışında başka müşterilere veya şahsi hesaplarına aktarmak suretiyle usulsüz işlemler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, dava dışı personelin İş Bankasındaki şahsi hesabından davacının sahibi olduğu ... Dolum Tes. ve Pet. Şti. hesabına yapılan 11.10.2013 tarihli, 9.000,00 TL'lik havale işleminin, banka alacağının muhatabının dava dışı personel olduğu, bu tutarın takasa tabi tutulamayacağının bilirkişi raporunda belirtildiğini, mahkemece bu yönde hüküm kurulduğunu, diğer takas alacakları gibi bu tutarın da takas alacağı kapsamında sayılması gerektiğini, 9.000,00 TL'nin hesaplamaya dahil edilmesi halinde zaten davacının herhangi bir alacağının kalmayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi asıl raporunda tespit edilen tutar ile ek raporda tespit edilen tutar arasındaki farkın adat hesabı ve stopaj kesintisinden kaynaklandığı, davacıya ait dava dışı ... Dolum Şirketinin hesabına davalı banka yetkilisi tarafından 11.10.2013 tarihinde gönderilen 9.000,00 TL'nin davalı banka alacağına dahil edilmemiş olduğu, bu tutarın dava dışı banka yetkilisinin şahsi hesabından yapıldığının tespit edildiği, davalı bankanın alacağına dahil edilmemesinin de yerinde olduğu, basiretli bir tacir olan davacının davalı banka çalışanına dekont almadan elden 46.360,00 TL ödediğini kanıtlayamadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 1.Uyuşmazlık, banka çalışanın usulsüz eylemleri nedeniyle davacı hesabına yatırılmayan paraların tutarı hususunda toplanmakta olup, buradan varılacak sonuç dairesinde kararın isabetli olup olmadığına ilişkindir. 2.Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.