Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3060 E. 2024/5328 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3060
Karar No
2024/5328
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1012 Esas, 2023/450 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/690 E., 2021/71 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ (davanın açıldığı tarihteki euronun efektif satış kuru dikkate alındığında) 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığını, ancak takibe konu olan bononun davacıya maddi cebir ve tehdit uygulanarak alındığını, davacının davalı ve arkadaşlarının davacıyı ve oğlunu silahla tehdit ederek bonoyu imzalattıklarını, olay sonrasında şikayette bulunulduğunu, imza dışındaki tüm unsurların davalı tarafından doldurulduğunu, bonoda 10.000,00 euro yazılmışken sonuna "0" eklendiğini, tediye tarihi "26.11.2012" iken altta yazı ile "26 aralık 2012" yazıldığı, bu şekilde zorunlu unsurlarda hata ve yanlışlık olduğunu ileri sürerek davacının bono ve icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili 01.11.2016 tarihli beyan dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların tamamının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı ve oğlunun yapacakları bir iş için davalıdan borç para aldıklarını ve bu para karşılığında da davaya konu bonoyu düzenleyerek davalıya verdiklerini, davacının davalı aleyhine yaptığı şikayetin takipsizlikle sonuçlandığını, bonoda tahrifat olmadığını, davacının talebi üzerine paranın 3 üncü kişinin hesabına yatırıldığını, para gönderildikten sonra taraflar arasında sözleşme imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı aleyhine yapılan suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığı, ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davacının yemin deliline dayanmadığı, bono aslının bulunamadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünün cevabi yazısında bono aslının bulunmadığının bildirildiğini, bononun aslı olmadığından ispat yükünün davalıda olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, taraflar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi olmadığının, bononun tehditle alındığının ve bonoda tahrifat yapıldığının yapılan yargılama sonucunda ortaya çıktığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun varlığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmaması nedeniyle davacının davada hukuki yararının bulunduğu, tehdit suretiyle bononun alınmasına yönelik iddialar bakımından takipsizlik kararı verildiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve ayrıca tahrifat iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı, bonoda tahrifat iddiasına dayalı olarak da menfi tespit isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince bononun aslı bulunamadığından tahrifat iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle tahrifat iddiası yönünden de davanın reddine karar verilmişse de dava konusu bono, icra müdürlüğü nezdinde araştırılmış, olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla bono aslının Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde araştırılması gerekmektedir. Diğer taraftan bononun lehdarı olan ve bonoya dayalı olarak icra takibi başlatan davalıda bononun aslının bulunması gerektiğinden, davalıya bono aslını sunması için ihtaratlı kesin mehil verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bononun incelenemediği ve ispat yükünün davacıda olduğu belirtilerek karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 219 ve 220 nci maddesi ve 2004 sayılı Kanun'un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası da dikkate alınarak işlem yapılması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3060, K. 2024/5328, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3060-e-2024-5328-k-ecde3a84b5e0