Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13994 E. 2024/425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13994
- Karar No
- 2024/425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1136 E., 2023/1197 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/158 E., 2023/145 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile gelir bağlanması ve aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilimin geçirdiği iş kazası sonucu kazanma gücünün ve sürekli iş göremezlik oranının bilimsel verilere uygun olarak tespiti ile iş kazasının olduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren iş kazası gelirine müstahak olduğunun tespitine aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi arz ve talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını açmakta hukuki yararı yoktur. Zira davacının dosyası halen Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmekte olup davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep ederek, müvekkil Kurum bir kamu kurumu olup yasalarda ve yönetmeliklerde belirlenen kurallara göre işlem yaptığı, bu anlamda müvekkil Kurumun yapmış olduğu işlemler usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca müvekkil Kurum bu davalarda yasal hasım olup her halükarda yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; Kurumun 29.06.2020 tarihli kararı ile kendisinde disk hernisi hastalığının mevcut olduğu, iddia edildiği gibi dava konusu olay nedeni ile mevcut disk hernisinin meydana gelebileceği ancak disk hernisinin dava konusu olay dışında herhangi bir eylem sonucu da meydana gelebilecek bir patoloji olduğu davalının 09.01.2015 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı olarak olay tarihinden yürürlükte olan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 25.03.2019 tarih, 2019/5576 karar sayılı raporunda; “09.01.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ortaya çıkan arızaları Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde maluliyetinin gerekmediği” bildirildiği, tarafların itirazı üzerine dosyanın ATK Başkanlığı ATK ikinci üst kurulu'na tevdi edildiği, burada da davalının olay tarihinde geçirdiği kazaya bağlı Sosyal Güvenlik Kurumunun raporunda çalışır tarihi olarak bildirilen 13.02.2015 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 (yüzdesıfır) olarak belirlendiği, davalı ...'ın meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olarak belirlendiği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacının yaşamış olduğu iş kazası anından itibaren belinde kilitlenme yaşandığı, ayakları elleri ve bütün vücudunda kilitlenme olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından davacının bu rahatsızlığının olduğu kabul edildiği fakat maluliyet oranın hesaplanması gerektiğini, davanın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranı yönünden istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine uygun şekilde araştırma yapılmış olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş; bu tür davalarda elde edilecek hüküm, sigortalıyı çalıştıran işverenin hak alanını da ilgilendirdiği ve bu işveren yönünden bir takım sorumluluk ve yükümlülükler doğurabileceği belirgin bulunmakla, işverenin davalı Kurumla birlikte zorunlu dava arkadaşı konumunda yer aldığı ve kendisine de husumet yöneltilmesi gerektiği açık olup (Yargıtay 10. H.D. 2021/7243 E - 2022/3590 K), dava dışı işverenin davaya dahil edilerek bildireceği deliller de toplanarak değerlendirmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş ise de İlk Derece Mahkemesi tarafından tesis edilen kararda işveren aleyhine bir tespit bulunmadığından bu husus eleştirmekle yetinilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile gelir bağlanması ve aksine Kurum işleminin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 16, 19 ve 58 inci maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.