Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2729 E. 2024/4861 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2729
- Karar No
- 2024/4861
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2059 Esas, 2023/496 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/308 E., 2022/543 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından, müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından bu durumun ikrar edildiğini, ispat külfetinin davalıya geçtiğini, senetteki imzanın alacaklı hamile ait olmadığını, senet metnindeki davalıya ait imza ile vekâletnamedeki imzaların birbiriyle uyuşmadığını, benzerlik göstermediğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının icra dosyasındaki borcunun varlığını resmi merciler nezdinde de kabul ettiğini, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davacı tarafın iddialarını ancak senede karşı senetle ispat edebileceğini, takibe konulan senet üzerindeki müvekkilinin adına atılı imzanın müvekkiline ait olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin 100.000,00 TL’si ile dava dışı kardeşi ...'ın 300.000,00 TL’si birleştirilerek toplam 400.000,00 TL karşılığında davacıdan iki adet daire satın almak amacıyla bu parayı elden nakit olarak davacı tarafa teslim ettiğini, davacı taraf daireleri teslim etmeyince müvekkilinin 400.000,00 TL’yi geri istediğini, ancak davacı tarafın bunu geri iade etmediğini, söz konusu senedi verdiğini, davacının müvekkiline karşı 400.000,00 TL borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalının dava dışı olan kardeşi ... arasında, davacıya ait iki adet dairenin toplam 400.000,00 TL bedelle davalının kardeşi ...'a satılması hususunda harici anlaşma yapıldığı, söz konusu dairelerin bedellerinin davalının kardeşi ... tarafından davacıya elden ve nakit olarak ödendiği, sonrasında ise henüz resmi şekilde taşınmazların devri yapılmadan bu dairelerin satışına dair harici anlaşmanın bozulduğu, davalının kardeşi ...'ın nakden ödediği 400.000,00 TL'nin iadesini istemesi üzerine ise dava konusu edilen 400.000,00 TL bedelli bononun tanzim edildiği, davalının kardeşi ...'ın alacaklılarının haciz tehdidi altında olması sebebi ile dava konusu bononun, 400.000,00 TL bedeli ödeyen davalının kardeşi ... adına değil de, davalı ağabeyi ... adına düzenlendiği, dava konusu bononun davacının iddia ettiği gibi tehditle alınmadığı, zira bu hususta davacı tarafça iddialarını ispat edebilecek bir delil sunulmadığı gibi Mahkemelerince bekletici mesele yapılan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2022 tarihli soruşturma dosyasında, "şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" kararı verildiği, bu karara müştekilerin itirazı üzerine kararın 22.04.2022 tarihinde "itirazın reddi" yolu ile kesinleştiği, görülmekte olan dava menfi tespit davası olmakla alacağın varlığının ispatı, alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olduğu, dosya davalısının, davacıdan alacaklı olduğunu, borçlu sıfatıyla atılı imzanın davacıya ait olduğu Samsun Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 09.10.2020 tanzim tarihli raporu ile sabit olan dava konusu bono ile ispat ettiği, bu durum karşısında ispat yükünün karşı tarafa yani borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa geçtiği, ne var ki davacı tarafça dava dilekçesinde dava konusu bononun tehditle alındığı iddia edilmiş ise de, bu hususta herhangi bir delil sunulamadığı gibi, Mahkemelerince bekletici mesele yapılan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2022 tarihli soruşturma dosyasında, "şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" kararı verildiği, bu karara müştekilerin itirazı üzerine kararın 22.04.2022 tarihinde "itirazın reddi" yolu ile kesinleştiği, ayrıca duruşmalarda dinlenen tanık anlatımlarında da dava konusu bononun zorla değil, taraflar arasında daha evvel harici satışa konu edilen daireler için elden ödenen 400.000,00 TL'nin iadesi amacıyla düzenlediğinin bildirildiği, bu durum karşısında davacının davalıya dava konusu bono bedeli kadar borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, davalı alacaklının imzanın kendisine ait olmadığını ve borç ilişkisinin mevcut olmadığını ikrar ettiğini, davalının savcılık ifadesinde davacıyı hiç görmediğini, senet almadığını, kardeşine para verdiğini, parayı kardeşinin davacıya verdiğini ikrar ettiğini, imzanın kendisine ait olmadığını ikrar ettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının sabit olduğunu, kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, soruşturma dosyasına hukuk davasını bağlayıcı nitelikte olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; ispat yükü kendisinde olan davacı, senedin aldatma ve korkutma sonucu imzalandığını ispatlayamadığı gibi icra dosyasına sunduğu 27.11.2018 tarihli dilekçesinde de borcu ve ferilerini kabul ettiğini ve hiç bir itirazının bulunmadığını beyan ettiğinin anlaşıldığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.