Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2434 E. 2024/5052 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2434
Karar No
2024/5052
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/724 Esas, 2023/135 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/67 E., 2020/781 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 35.000,00 euro ve 25.000,00 euro bedelli iki adet CNC torna makinelerini davalıdan satın almak üzere anlaştıklarını, davalının bu konuda proforma fatura düzenlediğini, proforma faturaya dayalı olarak müvekkilinin davalıya 28.05.2018 tarihinde banka yoluyla iki kalem halinde toplam 60.000,00 euro ödemede bulunduğunu, ancak davalının CNC makinelerini müvekkiline teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 14.09.2018 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshini davalıya bildirerek avans olarak ödediği 60.000,00 euronun iadesini de istediğini, davalının aldığı avansı iade etmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazda bulunması nedeniyle takibin durduğundan ve zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iki adet CNC makinesine özgü olarak müvekkiline herhangi bir ödemede bulunmadığını, makine bedellerinin ödenmesi halinde makinelerin teslim edileceğinin davacıya cevabi noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, davacının dayandığı banka havale dekontlarında herhangi bir açıklama ve şerh olmadığını, takip ve dava konusu 60.000,00 euronun CNC makineleri ile ilgisinin olmadığını, proforma faturanın hukuki bir değerinin olmadığını, havale dekontlarının makine bedelleri ile uyumlu olmayıp havale dekontunun birinin 22.500,00 euro diğerinin 37.500,00 euro olduğunu, hukuken havalenin ödeme aracı olduğunu, mevcut bir borcun ödenmesi için yapılmış bir ödeme olduğunun kabulü gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka havalesinin bir borcun edasına yönelik olduğu, ancak davacının sunduğu havale dekontlarında şerhler bulunduğu, şerhlere itibar edileceği, şerh varken aksini iddia eden havale alıcısı bu iddiasını ispatlaması gerektiği, havalelerde şerh dahi olmasaydı davalının düzenlediği 60.000,00 euro bedelli proforma fatura ile banka havalelerinin miktarı aynı olduğundan havalelerin avans olduğunun yine kabulü gerekeceği, aynı miktarlı havalelerin proforma fatura ile ilgisinin olmadığını ispat yükü davalının üzerinde olduğu, davalı hiçbir konuda delil ve belge sunmadığı, davalı CNC makinelerini davacıya teslim etmediği gibi aldığı avansı da iade etmediğinden 60.000,00 euroyu davacıya iadeden sorumlu olduğu, davacı davalıya noter ihtarnamesi göndererek 60.000,00 euronun 3 gün içinde ödenmesini istediği ve ihtarnamenin davalıya 19.09.2018 tarihinde usulen tebliğ edilmekle davalı 23.09.2018 tarihinde temerrüde düşdüğü, 23.09.2018 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 05.10.2018 tarihine kadar 12 gün karşılığı yıllık %3,30 döviz faizi karşılığı 66,00 euro işlemiş faizden de davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile icra takibine 60.000,00,00 euro asıl alacak, 66,00 euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.066,00 euro ve asıl alacağa takip tarihi olan 05.10.2018 tarihinden itibaren takip talebinde belirtildiği gibi döviz faizi uygulanmak suretiyle devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çözümü gereken ihtilafların davaya sebep olarak gösterilen havale dekontlarına konu havale tutarlarının proforma faturaya ilişkin olup olmadığı, havale dekontundaki şerhin ne olduğu, usul hukuku açısından, proforma faturanın ispat aracı niteliği mevcut olup olmadığı, havale dekontlarına konu havale tutarlarının iddia edilen makinelere ilişkin ödeme yapıldığına dair kayıt/şerhin mevcut olup olmadığı hususlarında toplandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarih 2018/19-4 E., 2018/80 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi proforma faturanın, fatura gibi usul/ispat hukuku ile ilgisinin olmadığını, bu anlamda delil olarak kullanılamayacağını, havale dekontları ile proforma faturadaki bedeller karşılaştırılması yapıldığında havale dekontlarında, bu proforma faturaya ilişkin herhangi bir atıf veya herhangi bir şerh mevcut olmadığı gibi proforma faturadaki bedeller ile havale dekontlarındaki bedeller de örtüşmediğini, ispat külfetinin davalıda olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 555 vd. (Borçlar Kanunu'nun 457 vd.) maddelerinde düzenlenen havale, hukuksal niteliği itibari ile bir borç ödeme aracı olduğu, havale belgelerinde bedelin başka bir hukuki ilişki için gönderildiği belirtilmemiş ise bu belgenin bir borcun ödendiğine dair kanıt olduğunun kabul edileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.12.2021 tarih, 2020/265 E., 2021/5392 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi uygulamada sıkça rastlanan ve sözleşmenin imzalanmasından önce malın fiyatını, özelliklerini vs. göstermek amacıyla düzenlenen proforma faturanın icap niteliğinde olduğu, geçerli satış sözleşmesinin bulunmadığı hallerde, düzenlenen böyle bir belge fatura niteliği taşımayacağı, ancak icap mahiyetinde olabileceği, davacı tarafından davalıya gönderilen havale dekontlarında ithalat dosya transferi olduğunu ve CNC torna tezgahı olduğunun belirtildiği, proforma faturada makinelerin ödemeden sonra 30 gün içinde teslim edileceğinin yazılı olduğu, davalının makinelerin teslim edildiği hususunda bir iddiasının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin hüküm kısmında 60.000,00 euro asıl alacak, 66,00 euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.066,00 euroya hükmetmesi gerekirken kısa karar ve gerekçeli kararda 66.066,00 euro olarak yazıldığı, bunun maddi hata olduğu, yapılan maddi hatanın her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 555 vd. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen toplam alacakta yapılan maddi hata, İlk Derece Mahkemesince her zaman düzeltilebilecektir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2434, K. 2024/5052, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2434-e-2024-5052-k-3cfe575c00ba