Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1982 E. 2023/2095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1982
Karar No
2023/2095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatılya) SAYISI : 2021/550 Esas, 2022/193 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Kanun Yararına Temyiz Bürosu Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalıya ticari ilişki kapsamında iki adet çek verdiğini, davalının malı teslim etmemesi nedeniyle çek bedellerini ödemediğini, davalının haksız olarak zamanaşımına da uğrayan çekleri takibe koyduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın ticari ilişkiyi ikrar ettiğini, çek zaman aşımına da uğrasa yazılı delil başlangıcı olduğunu, temel ilişkiye dayandıklarını, bu sebeple tanık dinleterek alacaklı olduğunu ispat edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari alım satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta malları teslim ettiğini ispat yükü davalı-satıcıda olup, bu hususun tespiti amacıyla davalıya ticari defterleri hakkında beyanda bulunmak üzere süre verilmiş ise ticari defterlerin sunulmadığı, davalı taraf her ne kadar tanık deliline dayanmış ise de dava konusu bedelin senetle ispat sınırı üzerinde kaldığı anlaşılmakla tanık dinlenemeyeceği, davalı tarafından kesin süreye rağmen yemin metninin de ibraz edilmediği, toplanan deliller ve sunulan belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, takibe konu senedin taraflar arasında mal alım satımına ilişkin verildiği, ihtilafın malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı, ancak malların davacıya teslim edildiği hususunun davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 2. Mahkeme kararı kesin olarak verilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Temyiz Bürosu temyiz dilekçesinde özetle; ispat yükünün temel ilişkiye ikrar eden davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın malların kendisine teslim edilmediği iddiasını ispatlaması gerektiğini, kabule göre de davalı tarafın yazılı delil başlangıcına dayanması nedeniyle tanık dinletmesinin mümkün olduğunu, davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış çekler nedeniyle temel ilişkiye dayalı olarak takip yoluna gidilip gidilemeyeceği, tanık dinlenmesinin mümkün olup olmadığı ve ispat yükünün hangi tarafta olduğuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. 2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. 3. 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile 202 nci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 nci maddesinin ikinci fıkrası (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 182 nci maddesinin ikinci fıkrası). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava, icra takibine konu edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya mal sipariş ettiğini, buna karşılık 2 adet çek verdiğini, ancak mallar teslim edilmeyince çek bedelini ödemediğini ileri sürmüş ve takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafın teslim olgusunu senetle ispat kuralı gereğince yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, ancak ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; 6100 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde ifade edildiği üzere, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Bu durumda, ispat yükü davalı tarafta olmakla birlikte, çeklerin delil başlangıcı mahiyetinde oldukları ve davalının malları teslim ettiğini tanık dahil her türlü delil ile ispat edebileceği, davalının tanıklarının dinlenmemesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olacağı gözetildiğinde mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, talebinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1982, K. 2023/2095, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-1982-e-2023-2095-k-3dd92985d0ed