Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2881 E. 2023/5134 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2881
Karar No
2023/5134
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/291 Esas, 2022/359 Karar MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/801 E. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/316 E., 2021/632 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı asiller ... ve ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşinin ürettiği katmer ocağı, elektrikli davul fırın gibi ürünleri bu ürünleri yurt dışına ihraç ettiğini, yurt dışından almış olduğu yüklü sipariş nedeniyle ürünlerin hammaddesi olan sacın temini hususunda davalıya sipariş verdiğini, 19 adet boş çekin bu mala yönelik avans olarak davalıya teslim edildiğini, davalının yalnız 284.000,00 TL değerindeki sacı teslim ettiğini, bunların karşılığında 5 adet çekin davalıya ödendiğini, davalının başka mal teslimi yapmamasına rağmen haksız olarak 14 adet çeki doldurarak icra takibi başlattığını ileri sürerek Ziraat Bankası Sanayi Şubesine ait ...76 seri no.lu 520.000,00 TL bedelli çek ve ...77 seri no.lu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada ifade ettiği hukuki ilişkiyi belirterek Fibabanka Sanayi Şubesi'ne ait ...44 çek numaralı, 10.06.2019 tarihli, 400.000,00 TL bedelli, Fibabanka Sanayi Şubesine ait ...45 çek numaralı, 13.06.2019 tarihli 400.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP 1.Asıl ve birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının borcunun olmadığını ve borcun itfa edildiğini yalnızca resmi ve imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş olan belge ile ispat edebileceğini, kendisinin üçüncü kişi olarak devir aldığı kambiyo senetlerinin hamili olduğunu, davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çeklerin avans olarak verdiğini gösteren yazılı delil sunmadığını, davacıya nakit ve saç malzemesi verdiğini, karşılığında çek aldığını, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senetleri sebepten mücerret olduklarından kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalı taraftan alacağının kalmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince davalıya karşı yemin teklifinde bulunulmayacağının beyan edildiği, bu durumda dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında mal alımı için verildiği ve mal teslim edilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığı yazılı delille ispatlanamadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat yükünün yanlış değerlendirildiğini, davalının beyanları ile ispat yükünü üzerine aldığını, davalı tarafından hiçbir belge ibraz edilmediğini, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmamıza rağmen davalı tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmadığını, rapora itirazlarının da karşılanmadığını, müvekkili tarafından dava konusu çeklerle birlikte toplamda 19 adet çekin davalıya boş olarak teslim edildiği, davalı tarafından gönderilen mallara ilişkin 5 adet çek yaprağının ödendiği, daha sonra mal gönderilmediğinden çeklerin ödenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaya konu çeklerin avans olarak verildiğinin davacı tarafından yazılı ve kesin delillerle ispat edilemediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, ispat yükünün kimin üzerinde olduğu ve delil olarak dayanılan ticari defterlere ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası.

3.2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83 üncü maddesi.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Menfi tespit istemli davada, davacı avans olarak verilen çekler nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı ... ise davacıya emanet para ve mal verdiğini, karşılığında çekleri aldığını ifade etmiştir. İspat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafın delil olarak ticari defterlere dayandığı, ancak davalı ...'nun ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davalıya ticari defterlerinin ibrazı için 22.09.2020 tarihli oturumda kesin süre verilmiş, ancak davalı defterlerinin sunulmaması nedeniyle inceleme davalı defterleri olmaksızın yapılmış ve mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.

7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3 üncü maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının çekin bedelsiz kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların teslim edilmediğine dair yazılı delil ortaya koyulmadığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2881, K. 2023/5134, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-2881-e-2023-5134-k-0722aaf2dab9