Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/220 E. 2023/3030 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/220
Karar No
2023/3030
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1098 Esas, 2021/1319 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/38 E., 2021/154 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in müvekkili şirketin ortağı iken şirket ortaklığından çıkma davası açtığını, şirketin taşınmazlarına ihtiyati tedbir koydurduğunu, davacı şirketi çalışamaz duruma soktuğunu, ...'in şirketi tek imzayla temsil ve imza yetkisinin 16.03.2016 tarihinden itibaren kaldırıldığını, ancak davalının şirket adına eski bir tarihte düzenlenmiş gibi 200.000,00 USD tutarlı senet düzenleyip imzalayıp kaşeleyerek ...'e verdiğini, ...'in bu senedi icra takibine konu ettiğini, müvekkili şirketin davalı ...'e borçlu olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle alacaklı görünen ...'in %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi dilekçende; müvekkilinin senedi 31.12.2013 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi hükümlerine göre alındığını, davacı şirket ile müvekkili ... ve eşi ... arasında 04.07.2013 tarihinde düzenlenen protokol ile; iki dairenin anahtar teslimi hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkil ... ve eşi ...'in iş bu protokol gereğince ödemelerde bulunduğunu, müvekkilin yaptığı diğer ödemeler karşılığında davacı şirketin müdürü ve ortağı ... tarafından tutanak tanzim edilip imzalandığını, bu ödemeler haricinde ...'in ayrıca iki daire daha satın aldığını, daireleri teslim etmeyip şirketin mal kaçırdığını, senet nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirket ortağı ve yetkilisi olarak senet tanzim etmeye yetkisi olduğunu, ... ve eşi tarafından yapılan ödemeleri şirkete teslim ettiğini, böylelikle bina inşaatı için arsa alımına kaynak oluşturulduğunu, daireleri teslim etmeyen şirketin borçlu olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in senedi düzenleyen davacı şirket temsilcisi olduğu, düzenleme tarihi itibari ile şirket ortağı ve imzaya yetkili kişi olduğu, iş bu menfi tespit davasında ...'e husumet yönetilemeyeceği ve dava açılmasında hukuki yararın da olmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın usulden reddine, ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve senedin şirket ortağı olan davalı ...'in imza yetkisi sona erdikten sonra düzenlediğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortağı ...'in müvekkili şirketi zarara uğratmak istediğini, takip konusu senedin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını, belgelerin sahte olduğunu, şirket hesabına yapılan ödemeler olmadığını, senedin şirket kayıtlarında yer almadığını, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; icranın durdurulması tedbirine ilişkin olarak devamına veya kaldırılmasına dair bir karar verilmediğini, alacaklarının temini için davacı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine tedbir konulması gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senedin şirket yetkilisi davalı ... tarafından temsil yetkisi sona erdikten sonra diğer davalı ile birlikte danışıklı hareket ederek davacı şirketi borçlandırmak iradesi ile düzenlendiği hususunun ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, yerel mahkemece takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararının nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, senedin geçerli olup olmadığına lişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/220, K. 2023/3030, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-220-e-2023-3030-k-8bd1ff89ef13