Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2186 E. 2023/5916 K. – Ticaret Sicil
Konu: Ticaret Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2186
- Karar No
- 2023/5916
- Karar Tarihi
- Konu
- Ticaret Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2266 Esas, 2021/1682 Karar DAVA TARİHİ : 03.07.2020 HÜKÜM : Esastan ret, davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/407 E., 2020/447 K. Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İnş. Taah. Nal. ve Kömür Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yasal şekil şartlarına uyulmadan davalı tarafından resen sicilden terkin edildiğini, bu nedenle şirketin ihyasına ilişkin davanın açıldığını ve davanın kabul edilerek şirketin ihyasına karar verildiğini, 25.07.2019 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını ve faaliyetine devam eden şirketin sermayesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) düzenlenen asgari tutara arttırılması ve ...'ın şirket müdürü ve temsilcisi olarak atanması yönünde genel kurulda karar alındığını ve 25.07.2019 tarih, 2019/01 sayılı bu Genel Kurul Kararının tescili ve ilamı için usulüne uygun bir şekilde 26.07.2019 tarihinde davalıya müracaat edildiğini, ancak genel kurul kararının tescil ve ilanına ilişkin taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak taleplerinin reddinin doğru olmadığını ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince itirazın kabulü ile usul ve yasalara aykırı ret kararının kaldırılmasını ve 25.07.2019 tarih, 2019/01 sayılı Genel Kurul Kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama kapsamında dava dışı şirketin faal olması nedeniyle usulsüz terkin kararının kaldırıldığı ve şirketin ihya edildiği, dolayısıyla yapılan genel kurul ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ... İnşaat Taah. Nalburiye ve Kömür Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 25.07.2019 tarih ve 2019/01 sayılı Genel Kurul Kararının tescil ve ilanına ilişkin taleplerinin reddine ilişkin davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25.06.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, 25.07.2019 tarih ve 2019/01 sayılı Genel Kurul Kararının tescil ve ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. Sermaye arttırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için resen terkin edilen şirketlerin ihyası mahkemeden talep edilirken bu şirketlerin sermaye arttırımları için belirlenmiş olan süre dolduğu için ancak ek tasfiye amacıyla ihya edilebilmelerinin mümkün olduğunu, Yargıtayca ihya kararı ile bu tip şirketlerin tekrar faaliyetlerine devam edemeyeceklerinin değerlendirildiğini, söz konusu şirkete belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde şirketin ünvanının ticaret sicilinden silineceğini, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceğini ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 2. Davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebe konu limited şirket genel kurul kararının oy birliği ile alındığı, önemli kararlar arasında sayılan sermaye artırımına ilişkin ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararının 6102 sayılı Kanun'un 621 inci maddesine aykırı bir husus içermediği, yine şirketin idaresine ilişkin ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararı ile ana sözleşmenin 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesindeki düzenlemeye uygun hale getirildiği ve kamu düzeni aykırı bir husus içermediği, davalı müdürlük tarafından yapılan işlemin hatalı olmasına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 326 ve 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 6102 sayılı Kanun'un 32 ve 34 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.