Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1886 E. 2023/5205 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1886
- Karar No
- 2023/5205
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1247 Esas, 2022/158 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2021/552 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesinden kaynaklı ücret alacaklarının tahsili amacıyla açtığı dava sonucunda ihyası talep edilen dava dışı Tasfiye Halinde Almi Baharat İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'den 140.843,97 TL tutarında alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, Mahkemece hüküm altına alınmayan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine dava dışı şirketin itiraz ettiğini, itirazın iptali davası açmak için zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, bu aşamada dava dışı şirketin terkin edildiğinin öğrenildiğini, dava dışı şirketin tasfiye işlemleri hukuka ve kanuna uygun olarak tamamlanmadan yapılan terkin işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek Tasfiye Halinde Almi Baharat İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili ... cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, tasfiyenin usul ve yasaya uygun şekilde yürütülerek sonuçlandırıldığını, davacının tasfiye sırasında ihyası istenilen şirkete başvurmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Tasfiye Halinde Almi Baharat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1299 E. ve 2021/552 K. sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlenen alacağın tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2019/36576 E. sayılı takip dosyasına devam edebilmek, bu dosyaya yapılan itirazın iptalini sağlayabilmek için dava dışı şirketin ihyasını talep ettiği, davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, kısa kararda sehven "İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1299 esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması" şeklinde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tasfiye Halinde Almi Baharat İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.'nin İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2019/36576 E. sayılı takip dosyasının sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru ...'in görevine devam etmesine, kararın tescil ve ilanı için davacıya yetki verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli gerekçeli kararının, 28.04.2021 tarihinde tefhim edilen kısa karardan farklı olduğunu, taraflara tebliğ edilen yazılı hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesine aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında acele ile dosya mündereceratını yeterli şekilde incelemeden, tahkikat aşamasına geçmeden, davanın esastan kabulüne karar verildiğini, münfesih şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun şekilde tamamlandığı, şirketin davacı dahil herhangi bir 3 üncü kişiye ödenmemiş borcu kalmadığını, davacı kapanış işlemleri devam ederken münfesih şirketin tasfiye işlemlerini yürüten müvekkiline herhangi bir yazılı borç bildiriminde bulunmadığını, davacının, münfesih şirket nezdinde böyle bir alacağı olmadığını bildiği gibi, herhangi bir ihtilafın sonuçlandırılması halinde dahi münfesih şirketin malvarlığından kendisine herhangi bir ödeme yapılamayacağını, zira şirketin bir aktif bir malvarlığı bulunmadığını da bildiğini, münfesih şirketin birbiriyle bağlantılı tüm derdest dosyalarının sonuçlandırılması için şirketin ihyasına karar verilmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyasına karar verilen şirket hakkında başlatılmış icra takibi varken şirketin sicil kaydının tasfiye ile terkin edildiği, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, kısa kararın tefhimi sırasında icra takip dosyası yerine mahkeme dosyasının belirtilmesi maddi hata kapsamında olup, 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece mahkemesince gerekçeli kararın yazımı sırasında söz konusu hatanın düzeltilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, taraf vekillerinin talebi üzerine İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında tahkikata geçildiği, taraf vekillerine son sözlerini sorarak karar verildiği, yapılan işlemlerde usule aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı olarak karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.