Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1005 E. 2023/4071 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1005
- Karar No
- 2023/4071
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2129 Esas, 2021/1890 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/696 E., 2021/459 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların Kuzey Antik Hediyelik Eşya Ltd. Şti.'nin ortağı olduklarını, müvekkilinin antika eşyalardan anlamadığını, şirkete antika eşya alınması ve satılması için davalıya 20.02.2020 tarihinde 57.500,00 TL, 17.02.2020 tarihinde 100.000,00 TL'yi banka havalesi ile gönderdiğini, davalının eşya alımı gerçekleştirmediği gibi buna ilişkin olarak bilgi ve belge de sunmadığını, müvekkilinin şirket hisselerini davalıya devir ettiğini, bu sebeple davalıya keşide ettiği ihtarname ile şirketin hisselerine ilişkin haklarının da ayrıca saklı kaldığı ihtar edildiğini, davalının böyle bir borcu olmadığını şirket paylarının da ayrıca eşit olarak paylaşıldığını bildirildiğini, alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin hesabına havale edilen tutarların havalesinin davacının iddia ettiği gibi müvekkili tarafından antika eşya alınması için değil, davacının müvekkiline olan nakit borcunun ödenmesi amacı ile yapıldığını, davacının başka bir hukuki nedenle yapıldığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlaması gerektiğini,fiili durumun ve yasal karinenin aksini iddia eden davacının bu iddiasını ispat yükü altında olduğu gibi; bahse konu havalelerin miktarı itibariyle senetle ispat mecburiyetinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; banka dekontlarının açıklama kısmında davacı tarafın savını ispat edecek herhangi bir ibare bulunmadığı, davacı tarafın iddialarını ancak yazılı belgeyle ispat edebileceği ve iddialarını ispat edecek yazılı bir belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, koşulları olmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddeyi dayanak gösterdiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediğini, aralarında ticari iş karinesi olduğunu, kendisine borcunun ödendiğini iddia eden tarafın bu iddiasını bir borç belgesi veya yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiğini, ticari iş karinesinin davalının iddiası ile şahsi borç ilişkisine dönüştürüldüğünü, bu anlamda görevsizlik kararı verilmesi ve alt ilişkinin irdelenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arafların eşit hisselerle bir şirket kurdukları davacının 30.06.2020 tarihinde hisselerini Alişan Yeşilyurt'a devredildiği hisse devir sözleşmesinde hisse devir bedelini nakden ve tamamen ödediği yazılı olduğu, buna göre davanın taraflarının şirket ortakları olup uyuşmazlığın bir ortak tarafından diğer ortağa gönderilen havale nedeniyle çıktığı anlaşılmakla; ortaklar arasındaki uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesince bakılıp görülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, somut olayda davacının yaptığı havalenin şirkete mal alımı yapılması için gönderildiğini, davalı tarafından iadesi yapılması gerektiğine yönelik iddialarını yazılı delillerle ispatı gerektiği, havalelerde herhangi bir açıklama bulunmadığı, yasal karinenin mevcut borcun ödenmesine ilişkin olduğu, tanıkla ispatı mümkün olmayan bir konuda tanık dinlenmesine davalının muvafakati olmadığı anlaşılmakla tanık deliline başvurulamayacağı, davacının karinenin aksini havale tutarının şirkete mal alımı için gönderildiğini, iadesi gerektiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı, yemin deliline dayanılıp mahkemece hatırlatılmamış ise de bu hususun istinafda ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya gönderilen havalenin niteliği hususunda toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.