Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8985 E. 2023/2696 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8985
Karar No
2023/2696
Karar Tarihi
Konu
Alacak

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1951 Esas, 2021/1361 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/923 E., 2019/550 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.09.2010 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Anlaşması imzalandığını, davalı şirketin anlaşma yürürlüğe girdikten sonra Kasım 2010 tarihinde müvekkilinden mal alımını keserek başka firma ile anlaşma imzaladığını netice itibari ile de bayilik sözleşmesini fiilen ortadan kaldırdığını, müvekkili ile imzaladığı sözleşmede süresinden önce anlaşmanın feshedilmesi halinde cezai şart hükmünün işleme alınarak 100.000,00 USD karşılığı TL' yi müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının anlaşmayı süresinden önce sonlandırması nedeniyle bu cezai şartı ödemesi gerektiğini belirterek 100.000,00 USD cezai şart ile şimdilik 10.000,00 USD kâr kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Rekabet Kurulunca 18.09.2005 tarihinden önce yapılan tüm sözleşmelerin 18.09.2010 tarihinde son bulacağına ilişkin karar alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında yapılan 18.09.2010 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesinin, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde ve sözleşmenin süresinin sona ereceği 18.09.2015 tarihinden evvelki bir dönemde taraflarca bir araya gelinerek feshedilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu bayilik anlaşmasının 18.09.2010 tarihinde imzalandığını, mahkemenin sözleşme tarihinin gerçekte 18.09.2010 değil Kasım 2010 olduğuna ilişkin kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının sözleşmeyi fiilen feshettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu R1 kodlu sözleşmenin tarihinin 18.09.2010 olduğu, fesih protokolünün imzalanmasından önceki zamanda yapılan tüm sözleşmeleri kapsadığı, davacı lehine tesis edilen intifa hakkının davacı tarafça kendiliğinden kaldırılmasının hayatın olağan akışına uymadığı, olayların seyrine göre görüşmelerin ön protokol aşamasında kaldığı, söz konusu sözleşmelerin asıl sözleşmenin yapılacağı inancıyla düzenlendiği, ancak sözleşmenin yenilenmesi hususunda taraf iradelerinin oluşmadığı, taraflar arasında yenilendiği belirtilen bayilik sözleşmesinin, dikey sözleşmeye konu olan intifa hakkı süresinin içerisinde yani henüz Rekabet Kurumunun belirttiği rekabet etmeme yasağının geçerli olduğu bir zamanda imzalandığı, sözleşmenin imzalanmasını takiben ilgili tapu sicil müdürlüğüne gidilerek intifa süresinin kısaltılma ve uyarlama işleminin tarafların yetkilileri huzurunda beraberce yapılmadığı, taraflar arasında dikey ilişkinin bitirilmesi ve sözleşme yenilenmesi sürecinin tam olarak tamamlanmadığı, bu kapsamda Rekabet Kurumu kararı gereğince intifa terkininin 18.09.2010 tarihinde yapılmamasının sonucu olarak yeni dönem için sözleşme yapılamayacağı ve usulüne uygun geçerli bir sözleşme kurulmadığından bu sözleşmeye binaen talepte bulunulmasının da mümkün olmadığı, Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi yerinde olmamakla birlikte verilen kararın sonucu itibarı ile doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin yenilenmesi sürecinin tam olarak tamamlanmadığı, intifanın terkin edilmeden yeni dönem için yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu ve bu anlaşmaya dayanılarak talepte bulunulamayacağına ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, cezai şart ve kâr kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8985, K. 2023/2696, T. 04.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-8985-e-2023-2696-k-0b2d1b9a93bd