Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/5253 E. 2022/9184 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5253
- Karar No
- 2022/9184
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.03.2019 tarih ve 2017/426 E- 2019/182 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.04.2021 tarih ve 2019/1351 E- 2021/514 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket adına 2016/59772 numaralı, “SEK FİT” ibareli marka tescili başvurusuna davacının ‘’FİT’’ esas ibareli markalarına ve benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyet nedenlerine dayalı itirazının davalı kurum tarafından reddedildiğini, davalı şirketin “SEK” ibareli markasının tüketiciler nezdinde süt ürünleri ihtiva eden ürünleriyle bilindiğini, davacının tanınmış ‘’FİT’’ markasının olduğunu, dava konusu markanın, müvekkiline ait “FİT” ibaresini doğrudan içerdiğini, davalı yanın “FİT” markalarını içerir başvurulardan 2006/64886 sayılı “TAT YEŞİL FİT”, 2006/64885 sayılı “TAT KIRMIZI FİT” markalarının, müvekkili adına açılan davalar sonucunda mahkeme kararı ile iptal edildiğini, markaların tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğunu ileri sürerek 02.10.2017 tarih ve 2017-M-8240 sayılı kararının iptaline, diğer davalı adına 2016/59772 sayı ile tescil başvurusu yapılan ve tescil işlemleri devam eden “SEK FİT” ibareli markanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, markaların benzer olmadığını, müvekkilinin başka bir markanın tanınmışlığından istifade edeceği yönündeki beyanların yerinde olmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığını, müvekkili markası bütün olarak ele alındığında da davacı markaları ile kolaylıkla ayırt edilebildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; karşılaştırılan işaretlerin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu ve aralarında aynı/aynı tür mal ve hizmetler itibariyle karıştırma ihtimali bulunduğu, FİT ibareli davacı markası ile 2016/59772 sayılı “SEK FİT” ibareli davalı ... başvurusu arasında, davalı ... başvurusunun kapsadığı tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 02/10/2017 tarih 2017-M-8240 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2016/59772 sayılı SEK FİT + Şekil ibareli markanın tescilli olduğu 29, 30 32 sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "FİT" ibareli markaları ile davalının “SEK FİT” ibareli dava konusu başvurusu arasında, davalının marka başvurusunun kapsadığı tüm mallar bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimali olduğu anlaşılmakla, davalılar ... ile Tat Gıda Sanayi A.Ş. vekilleri vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 19.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.