Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/80 E. 2022/8799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/80
- Karar No
- 2022/8799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22.03.2018 tarih ve 2016/356 E- 2018/135 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/2015 E- 2020/206 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "CAFFİTO" ibareli 5, 29 ve 30. sınıftaki ürünleri içeren 2010/9718, 2011/626, 2010/39414, 2011/111724, 2013/4959, 2013/4955, 2013/70201, 2015/55476, 2015/30667, 2015/30663 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 2015/36915 kod numaralı "CAFFITALY" ibareli 11, 21 ve 30. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna kötüniyet, haksız rekabet, tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak yaptıkları itirazın Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2016/M-8346 sayılı kararla reddedildiğini, "CAFFITALY" ibareli başvurunun tescilinin müvekkilinin "CAFFİTO" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının esas ve ayırt edici unsurunun "CAFFİTO" ibareli olduğu, davalının markasının ise "CAFFITALY" ibareli olduğu, başvuru kapsamındaki ürün ve hizmetlerin kısmen davacının markalarında yer aldığı, başvuru konusu işaretin asıl ve ayırt edici unsurunun "CAFFİTO" değil, "CAFFITALY" ibaresinden oluştuğu, ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak yapılan gözlemde başvuru konusu "CAFFITALY" ibareli işaretin özellikle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intibaı itibariyle davacının "CAFFİTO" ibareli markası ile benzer olmadığı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı hizmetlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki 11, 21 ve 30. Sınıfta yer alan ürün ve hizmet tercihinde aynı markayla sunulan ürün ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların markalar arasında bir ilişkilendirme kurmayacağı, davacının "CAFFİTO" ibareli özel biçimli markasının tanınmış marka sayılmasını kabul ettirmeye elverişli kanıt bulunmadığı, bir an için tanınmış marka olduğu kabul edilse dahi yargılama konusu işaret davacı markalarından farklı olduğundan bunun sonuca etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğunu gösterir kanıt olmadığı, esasen davalı şirketin, davacı markalarının tescilinden evvel Türk Patent nezdinde 2005/48698 numaralı "Caffita" ve 2007/437036 numaralı "Caffitaly" ibareli markalarını adına tescil ettirdiği, bu sebeple başvuruyu gören ve duyan kişilerin işareti öncelikle davacının markalarıyla değil, davalıya ait markalarla ilişkilendireceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.