Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4686 E. 2022/8500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4686
- Karar No
- 2022/8500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.10.2018 tarih ve 2014/1078 E. - 2018/906 K. sayılı kararın fer'i müdahil ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin usulden reddine-esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2019/1256 E. - 2021/460 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalı bankanın ... Şubesi tarafından düzenlenmiş olan 21/12/2012 tarih ve 7000153141 nolu, 140.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun vadesinin 31/07/2014 tarihi olduğunu, müvekkil idare ile yüklenici Özyıldırım Tem Nak. İnş. Taah...San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmesi nedeniyle yüklenicinin bu işe ilişkin kesinleşmiş borcu olarak bildirmiş olan 114.202,37 TL tutarındaki sosyal güvenlik prim borcu ile 15.500,00 TL tutarındaki vergi borcunun 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 13. maddesi hükmü uyarınca ödenebilmesi için teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin talepte bulunulduğunu, fakat talebin hukuka aykırı olarak yerine getirilmediğini ileri sürerek kesin teminat mektubu bedeli olan 140.000,00 TL'nin ilk talep tarihi olan 17/02/2014 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, SGK ve vergi borcunun teminat mektubuna konu işten kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun müvekkili banka tarafından anlaşılamadığını, öncelikle bu nedenle tazmin talebi yerine getirilemediğini, ayrıca firmaya hak ediş ödemesi yapılıp yapılmadığını, yapılmış ise ödeme yapmadan evvel ilişiksiz belgesi alınıp alınmadığının da bilinmediğini, talebin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava dışı yüklenici Öz ... Temiz-Zer Sosyal Hiz.Adi Ortaklığının ...Ankara adresinde kurulu sondaj ve etüt işçisi çalıştırılması işinden dolayı SGK'ya kesinleşmiş 121.412,34 TL prim, işsizlik ve damga vergisi borç türünden kaynaklanan borcu bulunduğu, yine 15.142,98 TL vergi aslı, 9.575,43 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 24.718,41 TL vergi borcunun bulunduğu, söz konusu borcun teminat mektubuna konu iş nedeniyle doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Vakıfbank ... şubesi tarafından düzenlenen 21/12/2012 tarih ve 7000153141 nolu 140.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun ilk talep tarihi olan 17/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Kararı davalı banka vekili ve fer'i müdahil vekili istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine, fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK 352/1 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.179,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir. T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde "Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı", 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı", 1/e maddesinde "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" 2.a maddesinde de "1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir. Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd) Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99) 1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır. Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir. Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır. Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.