Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14113 E. 2022/17305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14113
- Karar No
- 2022/17305
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki BK'nun 19.maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vergi idaresi vekili, borçlu Mehmet hakkında 6183 sayılı Yasa uyarınca takip başlatıldığını, adı geçen borçlunun dava konusu taşınmazı alacağın tahsiline imkan bırakmamak ve mal kaçırma amacı ile 30.05.2000 tarihinde davalı ...'a; onun da 21.05.2005 tarihinde borçlunun eski eşi diğer davalı ...'e devrettiğini belirterek bu satışların muvazaa nedeni ile iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin, dava konusu tasarrufun 30.05.2000 tarihinde yapıldığı, davanın ise 07.08.2008 tarihinde açıldığı, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden tasarrufun iptali davasının reddine dair ilk kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11.04.2013 tarih 2012/8252 Esas 2013/5223 Karar sayılı ilamı ile davanın BK'nun 19. maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı gerekçesi ile bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, borçluya ödeme emrinin 01.10.2002 tarihinde tebliğ edildiği, bundan önce takip olmadığı taşınmazın ise bu tarihten önce 30.05.2000 tarihinde davalı ...'a satıldığı, ilk satışının muvazaalı olmasının mümkün olmadığı zira takipten 2 yıl önce yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; bu karar da aynı daire tarafından 2015/18422 Esas 2018/4719 Karar sayılı ilamı ile davacı alacaklı idarenin borçlu hakkında 1997-1999 dönemine ait vergi alacağı nedeniyle 2002 yılında takip başlattığı ve ödeme emrinin 30.09.2002 tarihinde tebliğ edildiği,buna göre borcun doğumu 1997-1999 yılına ait vergi borcunun yasa uyarınca ödeme zamanı olup ilk tasarruf ise bundan sonra 30.05.2000 tarihinde yapıldığından, mahkemece, işin esasına girilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece muvazaa olgusunun ispatlanmadığı gerekçesi ile dava esastan red edilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK’nın 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının diğer gerekçe ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bozmaya uygun olarak karar verilmiş bulunmasına ve üçüncü kişi Gürcan yönünden muvazaa olgusunun ispatlanmamış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalı ... vekili Avukat ... 27.04.2021 tarihinde vekillikten çekildiği, yerine Avukat ...’ın anılan davalı vekili olarak vekaletnamesini sunduğu halde, karar başlığında vekillikten çekilen Avukat ... isminin de yazılması hatalı olmuştur. 3-1136 sayılı Avukatlık Kanun'un 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35. maddesi “6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasından doğan her türlü davalarda vekalet ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince taraflar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekmekle birlikte bu ücret karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre belirlenmesi gerekirken, eski tarihli AAÜT'ne göre vekalet ücreti takdir edilmeside hatalı olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Vergi idaresi vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile 2 ve 3 nolu nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile karar başlığında davalı ... vekili olarak yer alan “Avukat ...” isminin karar başlığından silinmesine, hüküm fıkrasının 3. bendindeki "1.500,00 TL" ibaresinin silinerek yerine “5.100,00 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.