Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/6307 E. 2016/7299 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6307
Karar No
2016/7299
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... ..FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2015 NUMARASI : 2013/222-2015/38 Taraflar arasında görülen davada ... ..Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 tarih ve 2013/222-2015/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkiline ait bir kısım elbise tasarımlarının aynısının davalı tarafından izinsiz kullanıldığını, bu durumun tepit raporuyla sabit olduğunu, tekstil ve moda tasarımlarının FSEK kapsamında eser mahiyetinde olduğunu ileri sürerek davalının eyleminin iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi ve manevi tazminata hükmolunmasını, vekalet ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının tasarımının tescilli olmaması nedeniyle mahkemenin görevli olmadığını ve FSEK'nın uygulanamayacağını, müvekkili tarafından kullanılan tasarımların internet siteden para karşılığı alındığını ve bu sitenin dünya çapında meşhur olduğunu, davacının bu tasarımlar üzerinde hak sahibi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait tasarımların eser vasfında olmadığı, davacının tasarımlarının yeni ve ayırtedici özellikleri bulunmadığı, ancak davalının satışa sunduğu ürünler ile davacı tasarımının kopya düzeyinde benzer olduğu ve tüketicinin taraf ürünlerini karıştırma ihtimalinin yüksek olduğu, ayrıca bu tasarımların davacıdan önce birebir benzerlerinin başkaları tarafından üretildiğine dair delil de sunulmadığı, bu haliyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, ancak tazminatın tespitinin mümkün olmadığı bu nedenle Türk Borçlar Kanun'un 50. 51.maddeleri dikkate alınarak taktiren tazminat miktarı belirlemenin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının, davacının eser vasfında olmayan tescilsiz tasarımını izinsiz kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, dava konusu tasarımların davalı tarafından kullanılmasının önlenmesine, Türk Borçlar Kanunu 50.ve 51. maddeleri dikkate alınarak takdiren 100 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatta fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm özetinin günlük bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 22.05.2015 günü tebliğ edilmiş ve hüküm gerek HUMK'nın 432'inci maddesinde yazılı süre gerekse katılma yoluyla temyiz etme süresi geçirildikten sonra 04.06.2015 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça piyasa sunulan elbiselerin davacı tarafça üretilen elbiselerin piyasa sunulmasından itibaren bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde üretilmiş olması, gerek kumaş tasarımları gerekse elbise modellerinin birebir aynı olması, bu elbiselerin davacıdan daha önce başkaları tarafından da üretildiğinin ispat edilememiş olmasına göre ve hükmün (6) numaralı bendine sehven yazılan “maddi” ibaresinin maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı olmadığı için “manevi” olarak anlaşılması gerektiği ve bu hususun mahallinde herzaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 47,44 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/6307, K. 2016/7299, T. 01.06.1990, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2016-6307-e-2016-7299-k-6154f682ff57