Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/64 E. 2012/7314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/64
- Karar No
- 2012/7314
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/07/2010 tarih ve 2010/93-2010/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu Marka Plastik Kalıp Tic. Ltd. Şti'nin İş Bankası nezdinde kullanmış olduğu kredilere şahsi kefil olduğunu, şirketin bankaya lehdarı bulunduğu bir çok çek ve senedi teminat olarak verdiğini, bunlardan Türkiye Finans Katılım Bankası İzmit Şubesi muhataplı 21/12/2008 keşide tarihli 25.000 TL bedelli, 22/12/2008 keşide tarihli 17.500 TL bedelli , 26/01/2009 keşide tarihli 25.000 TL bedelli 3 adet çekinde bulunduğunu, müvekkilinin şirket tarafından kredilerin ödenmemesi ve müvekkilinin de şirket ortaklığından ayrılması sonucu kefil olarak bu krediyi ödediğini, bir kaç taşınmazını da sattığını, müvekkilinin söz konusu çekleri ciro yoluyla aldığını, muhataplardan karşılığını talep ettiğini ancak ödeme yapmadıklarını, Kocaeli 2.İcra Müdürlüğünün 2009/11814 E sayılı dosya üzerinden takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenmiş olan 67.500 TL'nin ilgili kredinin ödeme tarihi olan 19/09/2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu çeklerin çek vasfını kaybettiğini, davacının müvekkiline kefil olmadığını, şayet rücu edecekse şirkete karşı ve diğer ortaklarına karşı dava açması gerektiğini, davacının çeklerde yetkili hamil olmadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortağı bulunduğu şirketin kredi alırken teminat olarak gösterdiği 3 adet çek borçlusundan ödemiş olduğu bu bedelin tahsilini istediği, ancak davacının bu çeklerden dolayı hamil olmadığı ve usulüne uygun cirosunun bulunmadığı, ayrıca davalı tarafın davacının yapmış olduğu ödemeye konu olan kredi alımı sözleşmesinde de taraf olmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Davacı vekili, dava konusu çekin, müvekkilinin kefil olduğu kredinin teminatı olarak davalı keşideci tarafından bankaya verildiğini, müvekkili tarafından kredi bedeli ödenmesi nedeniyle banka tarafından kredinin teminatı olarak verilen çeklerin müvekkiline ciro ile verildiğini belirtmiştir. TTK’nun 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı yasanın 601. maddesine atıf yapılmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. Bu itibarla çeki rehin cirosu ile devralan bankadan ciro yolu ile devir alan davacı, çekin yetkili hamili olmadığından TTK’nun 644. maddesi uyarınca da hak sahibi olamaz. Mahkemece davanın reddine bu gerekçe ile karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru hükmün onanması gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.