Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/13771 E. 2011/5665 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/13771
- Karar No
- 2011/5665
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.07.2009 tarih ve 2008/347-2009/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında iki adet kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu şirkete kredi kullandırıldığını, ... ile ... isimli kişilerin de bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin ödenmemesi üzerine borçlu şirket ve kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip sırasında kefil ...'in davalı şirkette hissesi bulunduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin 3.500.000 TL olan toplam sermayesinin 1.155.000 TL'lik kısmının adı geçen kefile ait olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının fesih ve tasfiyeye dayanak yaptığı TTK'nun 522. maddesinin limited şirketlere ilişkin olduğu, anonim şirketlerin hangi hallerde feshedilebileceğinin TTK'nun 434. maddesinde sayıldığı, ayrıca TTK'nun 450. maddesinde aynı kanunun 522. maddesinin zikredilmediği, yine aynı Kanunun 145. maddesi uyarınca davacının hakkını, şirketin bilançosunda borçlu kefile düşen kar payından alabileceği, İİK'nun 94. maddesi uyarınca dava dışı borçlunun davalı şirketteki kar payının ve tasfiye halinde tasfiye bakiyesinin haczedildiği, bundan sonra davacının, dava dışı borçlunun davalı şirketteki hissesinin menkul satış hükümlerine göre satışını isteyebileceği, anonim şirketin feshini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 4743 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin B/4 bendi gereğince, davacı Ziraat Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına,10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.