Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/4055 E. 2013/21123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/4055
- Karar No
- 2013/21123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2011 tarih ve 2008/976-2011/583 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı şirketin hali hazırda % 24 oranında hissedarı olup, davalı şirketin uzun yıllardır iştigal konusu içinde sayılabilecek nitelikte ticari bir faaliyetinin bulunmadığını, davalı şirket yönetiminin iştigal konusu ticari faaliyeti yürütmek yerine şirket adına kayıtlı taşınmazda bulunan bağımsız bölümlerin kira gelirlerini topladıklarını, bu tutum sonucu davalı şirketin TTK'nın 434/2 maddesi anlamında maksadını gerçekleştirmesinin imkansız hale geldiğini ileri sürerek, asıl davada maliki olduğu taşınmazdaki bağımsız bölümlerin kiralanması dışında hiçbir gelir getirici faaliyeti bulunmayan davalı şirketin belirli bir amaç doğrultusunda ticari faaliyet göstererek ortaklarına gelir sağlaması imkansızlaştığından infisah ettiğinin tespiti, aynı olgulara dayalı olarak açılan birleşen davada ise davalı şirketin infisah ettiğinin tespiti ile tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı şirketin hali hazır durumunun şirketin amacını gerçekleştirmeye müsait olduğunu, davacının iddialarının ve isteminin yerinde olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ana sözleşmesinde şirket maksadının "Hastane ve sanayide kullanılan plastikten mamul eşya, emprime, perdelik imali ile yer ve sofra muşambaları, suni derileri dört renk üzerinden senkronize olarak emprime etmek” olduğu, ancak şirketin bu yönde bir ticari faaliyet sürdürmediği ve gelirlerini bu yoldan elde etmediği, ancak davalı şirketin ana sözleşmede yazılı maksadına uygun üretim, imalat ve ticari faaliyet yapmamasının davalı şirketin bu maksadını gerçekleştirmesinin objektif olarak imkansızlaştığı, şirketin mevcut haliyle bu maksadı gerçekleştiremeyeceği anlamına gelmeyeceği, şirket maksadını oluşturan işin kendi bünyesinden kaynaklanan bir imkansızlık halinin söz konusu olmadığı, şirketin halen bir gelir kaynağının ve mal varlığının bulunmasının şirketin maksadını gerçekleştirme imkan ve ihtimalinin de bulunduğunu gösterdiği, bu itibarla, şirket maksadının objektif olarak imkansızlaşmadığı ve şirketin infisah etmediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı dava konusu şirketin münfesih olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, temyiz üzerine mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Ancak aşağıda arz edilen nedenlerle onama kararına katılmıyorum. Dava konusu olan Dora A.Ş.'nin ana sözleşmesine göre iştigal mevzuu “hastane ve sanayide kullanılan plastikten mamul eşya, emprime, perdelik imali ile yer ve sofra muşambaları, suni derileri dört renk üzerinden senkroize olarak emprime etmek” olarak açıklanmıştır. Dosya kapsamına göre Doar A.Ş.'nin 08.07.2009 tarihli keşifte şirketin hiçbir makinasının olmadığı, mevcut makinaların ise 1991 yılında satıldığı tespit edilmiştir. Dora A.Ş. on yıldır iştigal konusu ile ilgili bir faaliyette bulunmamaktadır. Tesislerin yenileriyle ikame edilmesi yoluna da gidilmemiştir. Kaldı ki, üretim yapabilecek personeli olmadığı gibi hammade alışı ve mamul satışı da yoktur. On yıldan beri bu konuda hiçbir girişimde bulunulmaması pay sahiplerinin bu işe devam etmek istemediklerinin kanıtıdır. Şirket faaliyetinin durduğu ve iştigal konusunun elde edilmesinin, makinesizlikten, araçsızlıktan, personelsizlikten, pay sahiplerinin on yıldır devam eden hareketsizliğinden açıkca anlaşılmaktadır. İmkansızlık hem kesin hem de objektiftir. Bir plastik anonim şirketin plastik üretimini terk edip, on yıldan beri sadece arazisindeki bazı yerleri kiralamakla yetinmesi şirketin kâr elde etmek ve paylaştırmak amacını gerçekleştirmekten vazgeçmesi demektir.Kiralama faaliyeti “maksadın husulü” faaliyeti olarak kabul edilemez. Şirketin münfesih olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.