Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/11673 E. 2010/6314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/11673
Karar No
2010/6314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2006/373-2008/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.06.2010 gününde davacılar avukatı Betül, ... vd. avukatı Semra Bingöl ile davalı avukatı ... geldiler, davetile tebliğine rağmen davacılardan Ar İnş.A.Ş. avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin paydaşları arasında bulunduğunu, müvekkiline 30.05.2006 tarihli genel kurul toplantısına davet yapılmadığını, paydaş olmayan kişilerin genel kurula katılıp, hazirun cetvelinde yer alıp oy kullandıklarını, ayrıca devredilen paylara ilişkin paydaşlara ön alım hakkı tanınmadığını, 2004 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlarında paydaş olmayan kişilerin yönetici olarak seçilmiş olmaları nedeniyle iptalinin gerektiğini ileri sürerek 30.02.2006 tarihi itibarıyla şirket paydaşlarının ve pay dağılımının tespiti ile 2004 yılı olağan ve 30.05.2006 tarihli Olağan Genel Kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili, davalı şirketin 1.000.000,00 YTL’lık ödenmiş sermayesine tekabul eden toplam (2.000.000.000)adet hissesi bulunan bir aile şirketi olduğu, 2004-2005 yıllarına ait genel kurul hazirun cetvelleri karşılaştırıldığında baba ... ile anne ...’ın tüm hisselerinin devredilmiş olduğunun görüldüğü, müvekkillerinden ... ve ...’in hiçbir şekilde hisse devir sözleşmesi imzalamadıkları, böyle bir devirden haberlerinin bile olmadığını, zaten 2005 yılı genel kurul toplantısına usulüne uygun olarak davet edilmediklerini hisse devirlerinin hukuka aykırı bir şekilde yapıldığı gibi, 28.12.2005 tarihli 92 sayılı kararın altında imzası bulunan yönetim kurulu üyesi Hayati Şeylan’ın TTK’nun 374. maddesi gereğince şirkette pay sahibi olması gerekirken tek bir hissesinin dahi bulunmadığı ve bu kişinin imzasıyla alınan tüm kararların batıl olduğunu, kaldı ki 30.05.2006 tarihli genel kurulda alınan gündemin 3, 4, 5, 6 ve 8. maddelerinde alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, öncelikle usulsüz hisse devirleri, genel kurula davettir. TTK hükümlerine aykırı olarak yapılmasından dolayı batıl olduğundan 30.05.2006 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptaline, gündemin 3, 4, 5, 6 ve 8. maddelerinin iptaline, şirket yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen davalara cevaplarında, toplantıya çağrının usulüne uygun olarak yapıldığını, toplantı nisabının mevcut olması üzerine gündeminde yer alan hususları karara bağladığını, alınan kararlarda yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığını, 2004 yılı genel kurulunun 01.05.2005 tarihinde yapılmış olup, davanın 3 aylık hak düşürücü içerisinde açılmadığını belirterek asıl ve birleşen davalının reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, iptali istenilen 04.04.2005 tarihli genel kurulun öncelikle TTK’nun 312/2. maddesi hükmü uyarınca pay sahibi olmayan kişilerinde zorunluluk hallerinde TTK7nun 315. maddesine göre yapılacak geçici seçimle atamsı mümkün görüldüğü, bu genel kurula ilişkin davanın TTK’nun 381/1. maddesi uyarınca (3) aylık hak düşürücü süresinde açılmadığı, 30.05.2006 tarihli genel kurulda ise, anılan genel kurulun geçerli olabilmesi için öncelikle genel kurul kararı alan yönetim kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulması gerektiği, 04.04.2005 tarihinde genel kurul üyeliğine atanan Hayati Şaylan’ın yönetim kurulunda görev yapabilmesi için TTK’nun 312/2. maddesi uyarınca seçildikten sonra pay sahibi olması ile işe başlayabileceği, ...’in istifası ile 2 kişiye inen yönetim kurulunda TTK’nun 315. maddesi uyarınca yerine Atilla Ardem’in atanmasına ilişkin yönetim kurulu kararlarında 2 kişiyle değil bir yönetim kurulu üyesi tarafından alınmış olduğu, bu durumda 30.05.2006 tarihli genel kurula davetin yetkisiz kişilerce yapıldığının kabulü ile bu genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul hale geldiği gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davadaki 30.05.2006 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davanın kabulü ile 30.05.2006 tarihli genel kurulun iptaline, asıl davada talep edilen 2004 yılı genel kurul ve kararlarının iptaline yönelik davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 20,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11673, K. 2010/6314, T. 03.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-11673-e-2010-6314-k-1c34fc2f5000