Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1546 E. 2026/3805 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1546
- Karar No
- 2026/3805
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ TARİHİ ve SAYISI : 05.03.2026 tarih ve 2020/78629 sayılı İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.01.2026 tarihli ve 2021/40847 Esas, 2026/409 Karar sayılı ilamı
Dairemizin 12.01.2026 tarihli ve 2021/40847 Esas, 2026/409 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükmünün; "Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır." şeklindeki gerekçe ile onanmasına karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2026 tarih ve 2020/78629 sayılı itiraz yazısında özetle; Öncelikle CMK'nin 2 83... /4 maddelerinin maddi hukuka mı yoksa infaz hukukuna mı ilişkin bir kural olduğunun belirlenmesi gerektiği, gerek CMK'nin 283/1 ve gerekse 307/4 maddesi "yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olmaz" hükmünü içerdiği, buna göre gerek istinaf ve gerekse temyiz kanun yolundan birinde aleyhe istinaf yada temyiz bulunmaması halinde kurulacak hüküm önceki tayin edilen cezadan daha ağır olamayacağı, bu durum infaza ilişkin bir düzenleme olmadığı, hükümde uygulanan herhangi bir cezadan indirim maddesi şeklinde bizzat hüküm kurulurken gözetilmesi gereken maddi hukuka ilişkin bir düzenleme içerdiği, somut olayda sanık hakkında ilk derece mahkemesinde 3 yıl hapis ve 1500TL adli para cezasının aleyhe istinaf olmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesince hükmün niteliği değişmeksizin suç niteliğinin değişmesi ile TCK'nin 158/1-L den tayin edilen hapis ve adli para cezası aleyhe istinaf olmadığından hükümle birlikte 3 yıl hapis ve 1500TL adli para cezasına indirilmiş olup temyiz kanun yolu kapalı olan CMK' nin 286/2-b maddesi kapsamında bulunduğundan sanığın temyiz isteminin reddine, itirazın yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesinin talep olunduğu anlaşılmakla;
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dosya içeriğine ve Dairemizin kararındaki gerekçeye göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Başkan vekili ... ve üye ...'ın önceki karşı oydaki gerekçeye istinaden itirazın kabulü gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmünün sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına hükmün temyizinin mümkün bulunmayıp temyiz isteminin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile katılmak mümkün olmamıştır, zira;
Sanık hakkında Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince TCK' nin 158/1-h, 53 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 1500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; hükmün istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi ilk derece mahkemesinde kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında aynı katılana yönelik eylemi nedeniyle TCK' nin 158/1-L-son, 62/1, 52/2-3, 53 ve CMK'nin 283/1 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
CMK'nin 286 maddesi uyarınca Bölge Adliye mahkemesinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz kanun yoluna tabi olmakla birlikte anılan maddede yer verilen istisna hallerin varlığı halinde hükümlerin temyizi mümkün bulunmamaktadır. Buna göre CMK2nin 286/2-b maddesi ilk derece mahkemesinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Burada hükmün niteliği değişmeden hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu hususunda kuşku yoktur.
Sayın çoğunlukla aramızdaki hukuki görüş farkı bölge adliye mahkemesinin tayin ettiği cezanın aleyhe istinaf bulunmayan hallerde CMK'nin 283. addesi uyarınca ceza süre ve miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilerek ilk derece mahkemesince hükmolunan cezadan fazla cezaya hükmedilememesi nedeniyle önceki hapis cezasına indirilmesi halinde temyiz kanun yolu uygulamasına tabi olup olmadığına ilişkindir.
Öncelikle CMK'nin 2 83... /4 maddelerinin maddi hukuka mı yoksa infaz hukukuna mı ilişkin bir kural olduğunun belirlenmesi gereklidir. Gerek CMK'nin 283/1 ve gerekse 307/4 maddesi "yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olmaz" hükmünü içermektedir. Buna göre gerek istinaf ve gerekse temyiz kanun yolundan birinde aleyhe istinaf yada temyiz bulunmaması halinde kurulacak hüküm önceki tayin edilen cezadan daha ağır olamayacaktır. Bu durum infaza ilişkin bir düzenleme değildir. Hükümde uygulanan herhangi bir cezadan indirim maddesi şeklinde bizzat hüküm kurulurken gözetilmesi gereken maddi hukuka ilişkin bir düzenleme içermektedir.
Nitekim somut olayda sanık hakkında ilk derece mahkemesinde 3 yıl hapis ve 1500TL adli para cezasının aleyhe istinaf olmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesince hükmün niteliği değişmeksizin suç niteliğinin değişmesi ile TCK'nin 15871-L den tayin edilen hapis ve adli para cezası aleyhe istinaf olmadığından hükümle birlikte 3 yıl hapis ve 1500TL adli para cezasına indirilmiş olup temyiz kanun yolu kapalı olan CMK' nin 286/2-b maddesi kapsamında bulunduğundan sanığın isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu değerlendirmesine katılamıyoruz.