Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1538 E. 2026/5264 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1538
- Karar No
- 2026/5264
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/285 E., 2015/476 K. SUÇ :Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ...'nın, UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre hükümden sonra 07.10.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla ve bu itibarla sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ...'in ortağı ve müdürü sanık ...'nin ise yetkilisi olduğu .. Endüstri Tic. Ltd. Şti adına .. .. Bankası .. Sanayi Çarşısı Şubesinde 06.06.2005 tarihli genel kredi sözleşmesi imzaladıkları, 12.09.2005 tarihinde suça konu sahte çeki kullanmak suretiyle bedeli kadar kredi kullandıkları, bu şekilde atılı suçu işledikleri iddia olunan somut olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; dosyada mevcut 06.06.2005 tarihli kredi sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi şeklinde olduğu ve bankanın 24.01.2012 tarihli cevabi yazısında suça konu sahte çekin önceden doğan borç için verilip verilmediğinin tam olarak anlaşılamaması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, katılan bankaya yeniden müzekkere yazılarak, kredi sözleşmesinden sonra verilen suça konu sahte çek nedeniyle sanıklara yeni kredi açılıp açılmadığının, açılmış ise miktarının ve ödenip ödenmediği hususlarının sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ... ..nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
07.05.2026 tarihinde karar verildi.