Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1315 E. 2026/5155 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1315
- Karar No
- 2026/5155
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4330 E. 2025/6029 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30.06.2025 tarihli ve 2021/41087 Esas, 2025/8047 Karar sayılı kararı ile, sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma ilamı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 09.12.2025 tarihli ve 2025/4330 Esas, 2025/6029 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207/1, 62, 51... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın suç kastının bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan hüküm gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.