Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1152 E. 2026/4582 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1152
- Karar No
- 2026/4582
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1878 E., 2025/184 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli ve 2025/173 Esas, 2025/323 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son, 158/3, 53. maddeleri gereğince 10... ay hapis ve 1.500.000,00 TL adli para cezası, hak mahrumiyeti, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. Maddesi uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiririn uygulanması karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 14.10.2025 tarihli ve 2025/18 78... /184 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusunun esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz isteği; hukuka ve usule aykırı ilamının bozulmasına, müvekkil hakkında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği atılı suçlardan beraatine, kemik kanseri teşhisi konması ve acil tedavi görmesi gerektiği için ve bu tedavi süresince ailesinin Gaziantep'te olması nedeni ile bi'hakkın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ...'un temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine sadece arkadaşı olan Muhammed Talha'nın yanında bulunduğu için ceza aldığına, beraati gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2025/18 78... /184 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.