Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/3525 E. 2025/12794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3525
- Karar No
- 2025/12794
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1540 E., 2025/977 K. SUÇLAR : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2025 tarihli kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanığın 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 762.780,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.05.2025 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyizi; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 2. Sanık müdafinin temyizi; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde karar verildi.