Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/5782 E. 2025/2537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5782
Karar No
2025/2537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2004 E., 2023/2061 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/61 Esas, 2023/219 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2 ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58. maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31/10/2023 tarihli, 2023/2004 Esas, 2023/2061 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın uyuşturucu satışına dair bir görüntüsünün olmadığına, GPS kayıtlarının celbedilmesi halinde sanığın suç tarihinde olay yerinde olmadığının ispatlanacağına, dosyada sanık hakkında teknik ve fiziki takip kararının olmadığına, gizli soruşturmacıların usule aykırı şekilde dinlendiğine, sanıktan elde edildiği belirtilen maddeye ilişkin kriminal raporun bulunmadığına, polis fezlekesinin sahte olduğuna, sanığın suç tarihinde olay yerinde olmadığına, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesinde düzenlenen gizli soruşturmacı görevlendirilmesine yönelik şartların oluşmadığına ve hükmün gerekçesiz olduğuna gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde gizli soruşturmacılara suça konu uyuşturucuyu sattığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, gizli soruşturmacının 5271 sayılı Kanun'un 139/3. maddesi uyarınca mahkemece dinlenmesinin yasaya uygun olduğu, sanıktan elde edilen maddenin kokain olduğunun alınan kriminal rapor uyarınca belirlendiği, mahkeme gerekçesi uyarınca sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya uygun olduğu, güven alımına ilişkin görüntüleri içerir CD'de sanığın suça konu uyuşturucuyu gizli soruşturmacılara verdiğinin görüldüğü ve aynı raporda sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu bulmaları konusunda yardımcı olabileceğini söyleyerek suça konu uyuşturucuyu gizli soruşturmacılara sattığı anlaşılmakla; GS 221 kodlu gizli soruşturmacının tanık sıfatıyla alınan beyanları, fiziki takip tutanağı, 06.07.2020 tarihli rapor, kimlik tespit tutanağı uyarınca sanığın gizli soruşturmacılarda ele geçen uyuşturucuyu atılı suç kapsamında sattığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31/10/2023 tarihli, 2023/2004 Esas, 2023/2061 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/5782, K. 2025/2537, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-5782-e-2025-2537-k-465d0977a643