Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/1997 E. 2026/1765 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1997
- Karar No
- 2026/1765
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/141 E., 2024/1389 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER: Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Ayrıca sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin de 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, Gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Temyizin kapsamına göre; Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2012/409 Esas, 2023/316 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f ve son, 158/3, 43/1, 52/2-4 ve 53 maddeleri uyarınca 7'şer yıl 6'şar ay hapis ve 29.700,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/141 Esas, 2024/1389 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... vasisinin temyizi; suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. Sanık ... müdafilerinin temyizleri; usul hükümlerinin uygulanmasında aykırılık bulunduğuna ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Temyiz dışı sanık ...'nın süresinde olağan kanun yoluna başvurmadığı, hakkındaki hükmün kesinleştiği ancak Tolga müdafiinin dosyaya sunduğu dilekçe içeriklerine göre olağanüstü kanun yollarına başvurunun mümkün olduğu belirlenmiştir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların yargılama aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafilerinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesi gereğince de Yerel Mahkemece resen bir müdafii tayin edilmediği anlaşılmakla, adı geçen sanıklara isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanıklara müdafi atanıp savunmaları alındıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 158 üncü maddesinin üçüncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasının göz ardı edilmesi 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bölümde açıklanan nedenle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.02.2026 tarihinde karar verildi.