Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6403 E. 2025/7640 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6403
Karar No
2025/7640
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenleme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/419 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16.04.2024 tarihli ve 2022/... Soruşturma, 2024/29073 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2024/... iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci .... Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/... Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.06.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/20989 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113204 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113204 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " .... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2024 tarihli kararı ile şüphelinin yazı ve imza örneklerinin alınarak suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı ve imza incelemesi yaptırılması, dosyası vergi incelemesi sırasında tefrik edilen ... ve .. .. isimli kişilerin yazı ve imza örneklerinin alınarak suça konu faturalar üzerinde inceleme yaptırılması, .. .. ve . .. isimli kişiler hakkında devam eden soruşturmanın akıbetinin araştırılması, fiili temsilin tespiti amacıyla tarh dosyasının celp edilmesi, fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmesi, fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmesi, faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınması, ticarî defterler incelenerek faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılması, fiili temsilin tespiti maksatlı şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmesi, 7394 sayılı Kanun ile getirilen etkin pişmanlık müessesesinin şüpheliye usulünce ihtar edilerek soruşturma aşamasına matuf 1/2 oranındaki indirim hakkının şüpheliye tanınması, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında vergi ceza ve zıyaları ile faizlerin tespit edilmesi, 7440 sayılı Kanun ile getirilen matrah arttırımı ve yapılandırma noktasında araştırma yapılması ve işbu araştırmanın soruşturma aşamasında şüpheliye ihtar edilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre; şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Kocaeli Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 20/09/2021 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun, 05/10/2021 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2024/334 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b maddesi uyarınca iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında; ".. Vergi Dairesinin .. vergi kimlik numaralı mükellefi olan .....'in mükellefiyet bilgilerini kullanarak, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 takvim yıllarında mükellef adına sahte (taklit) fatura düzenleme" eylemi yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, incelenen dosya içeriğine göre şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/419 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/6403, K. 2025/7640, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-6403-e-2025-7640-k-51a66bf8480e