Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7606 E. 2025/1631 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7606
Karar No
2025/1631
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/574 D. İş MAHKEMESİ : Tercan Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/75 E., 2017/10 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalafet İNCELEME KONUSU KARARLAR :1.Erzincan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 02.12.2021 tarihli ve 2021/574 değişik iş sayılı kararı 2.Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2016/75 Esas, 2017/10 Karar ek kararı ile 18.01.2017 tarihli hükmün aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarihli ve 2016/75 Esas, 2017/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 04.10.2017 tarihli ve 2017/1287 Esas, 2017/1294 Karar sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince uyarlama yargılaması talebinde bulunulması üzerine Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2016/75 Esas, 2017/10 Karar sayılı ek kararı ile 90 günlük sürede Devlet Hazinesine ödeme yapılmadığından ve eşyanın gümrüklenmiş değerinin "hafif" ya da "pek hafif" olmadığından bahisle uyarlama yapılamayacağına, sanık hakkında verilen hükmün aynen infazına karar verildiği, ek karara üst Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın merci Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli 2021/574 Değişik İş sayılı kararı ile süresinde yapılmadığından bahisle kesin mahiyette reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 18.08.2023 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/95728 sayılı yine 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111395 sayılı Tebliğnameleri ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 Tarihli ve KYB-2023/95728 Sayılı Kanun Yararına Bozma İsteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/01/2022 tarihli ve 2021/29361 esas, 2022/385 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.012,11 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ... kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA ..." şeklindeki, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve 2019/10269 esas, 2020/15850 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu ... " şeklindeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, suça konu eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin 5.106,03 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif nitelikte olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 Tarihli ve 2023/18056 Esas, 2024/ 6475 Karar Sayılı Tevdi Kararı Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 Tarihli ve KYB-2024/111395 Sayılı Kanun Yararına Bozma İsteminin; "1-Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2021 tarihli ve 2021/574 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/01/2022 tarihli ve 2021/29361 esas, 2022/385 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.012,11 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ... kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA ..." şeklindeki, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve 2019/10269 esas, 2020/15850 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu ... " şeklindeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, suça konu eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin 5.106,03 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif nitelikte olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. 2- Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2021 tarihli ve 2016/75 esas, 2017/10 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2021 tarihli ek kararı ile, dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarihli kararının aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 Tarihli ve KYB-2023/95728 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2016/75 Esas, 2017/10 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarihli kararının aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına hükmedildiği, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/574 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın usulden reddedildiği, uyarlama yargılamasına konu esasla ilgili bir karar verilmediği; itirazın reddine ilişkin kararda herhangi bir Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 Tarihli ve KYB-2024/111395 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; 1.Sanığın, yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmi üçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği belirlenmiştir. 2.Dosya kapsamına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 5.106,03 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 19.04.2016 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı anlaşılmıştır. 3.Buna göre, sanık hakkındaki kesinleşen Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarihli mahkûmiyet kararının yeniden ele alınarak uyarlama yargılaması yapılması suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği indirim uygulanması gerekirken, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2016/75 Esas, 2017/10 Karar sayılı ek kararı ile "dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Mahkemenin 18.01.2017 tarihli ve 2016/75 Esas, 2017/10 Karar sayılı kararının aynen infazına" karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 Tarihli ve KYB-2023/95728 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 Tarihli ve KYB-2024/111395 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111395 sayılı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2016/75 Esas, 2017/10 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli müteakip işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7606, K. 2025/1631, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-7606-e-2025-1631-k-035fa71c6845