Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3446 E. 2025/5508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3446
- Karar No
- 2025/5508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1179 E., 2016/453 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında 06.11.2014 tarihli eylemden beraat, sanık ... hakkında 02.11.2014 ve 11.11.2014 tarihli eylemlerden zincirleme suçtan mahkûmiyet, eşya müsaderesi, sanık ... ...........hakkında 02.12.2014 tarihli eylemden mahkûmiyet, eşya müsaderesi sanık ... hakkında 06.11.2014 tarihli eylemden mahkûmiyet, eşya müsaderesi ... ve müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 02.11.2014 tarihli olayda sanık ...'ın tezgahta kaçak sigara satarken suçüstü yakalanması, 11.11.2014 tarihli olayda sanık ...'a ait ticari iş yerinde ticari miktar ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmesi, 02.12.2014 tarihli olayda sanık ...'ın elindeki poşetlerde ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, 06.11.2014 tarihli olay tutanağı içeriği, bu olaya ilişkin tutanak tanıklarının beyanları, diğer sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre 06.11.2014 tarihli olayda ele geçen ticari miktardaki kaçak sigaraların sanık ...'e ait olduğunun sabit olması karşısında sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık ...'nın sübuta erdiği kabul edilen aynı neviden suça ilişkin 02.11.2014, 02.12.2014 ve 11.11.2014 tarihli eylemleri arasında iddianame ile kesinti bulunmadığı ve bu eylemlerin bütün halinde tek bir zincirleme kaçakçılık suçuna vücut verdiği gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı verilen 06.11.2014 tarihli eylemin iddianamesinin hukuki kesinti oluşturduğundan bahisle 02.11.2014 ve 11.11.2014 tarihli eylemler için zincirleme kaçakçılık suçundan, 02.12.2014 tarihli eylem için kaçakçılık suçundan yazılı şekilde ayrı ayrı hükümler kurulması, 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 4.Sanık ... Topaloğullarının tekerrüre esas alınan mahkûmiyeti, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olup, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin değiştirilmiş olması ve yine aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Sanık ...'in tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği de dikkate alınarak) sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., sanık ... ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.