Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/4007 E. 2025/1625 K. – Kamu Görevlisini
Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4007
- Karar No
- 2025/1625
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E. 2024/151 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli 2016/146 Esas, 2017/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2, 43,62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 28.03.2018 tarihli ve 2018/1155 Esas, 2018/1595 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/12561 Esas, 2022/3596 Karar sayılı kararı ile hükmün eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2022/157 Esas, 2024/151 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve usta öğretici olarak görev yapan sanığın sertifika düzenleme ve imzalama yetkisinin bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE Özel Merkez Motorlu Taşıt Sürücü Kursu’nun kurucusu ve usta öğreticisi olan sanığın, kursa devam etmeyen ve sınava girmeyen sürücü adaylarına sahte özel motorlu taşıt sürücüleri kursuna müracaat formu ve sürücü sertifikası düzenlemek suretiyle sürücü belgesi almalarını sağladığı ve bu şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediğini iddia ve kabul olunan olayda; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin yargılama sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Özel motorlu taşıt sürücüleri kurslarında mevzuat gereği "özel motorlu taşıt sürücüleri kursuna müracaat formu" ile "sürücü sertifikası"nı düzenleme yetkisinin kursun müdürüne ait olduğu, direksiyon eğitimi usta öğreticisi olan sanığın bu belgeleri düzenleme yetkisinin bulunmadığı, nitekim 13.07.2016 tarihli kriminal raporunda suça konu belgelerdeki imzaların ilgili kursun müdürü olan Hasan Kalfa'nın el ürünü olmadığının belirtildiği ve İpsala Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2019 tarihli ve 2019/1003 soruşturma numaralı dosyasında Hasan Kalfa hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın suça konu müracaat formu ve sertifikaları görevi gereği düzenlemeye yetkisinin bulunmadığı ve eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43/1 maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2022/157 Esas, 2024/151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2025 tarihinde karar verildi.